"Bu vaatler artık alaya alınmaya başlandı

"Bu vaatler artık alaya alınmaya başlandı
"Bu vaatler artık alaya alınmaya başlandı
- Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu: - "(Asgari ücret vaatleri) Bir ekonomist bu vaatleri kısaca ifade edecek olsa 'kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alacaklar, Türkiye'yi felakete sürükleyecekler' der" - "Sırtlarında yumurta küfeleri yok. Bu vaatler artık alaya alınmaya başlandı" - "Seçimler, Türkiye'nin yükselmesini isteyen AK Parti ile bu yükselişin önünü kesmeye çabalayan dördüzler arasında geçiyor"

İZMİR (AA) - TOLGA ALBAY - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, muhalefet partilerinin asgari ücretle ilgili vaatlerinin adeta açık artırmaya dönüştüğünü belirterek, "Bir ekonomist bu vaatleri kısaca ifade edecek olsa 'kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alacaklar, Türkiye'yi felakete sürükleyecekler' der" dedi.

Eroğlu, AA muhabirine, Türkiye'nin orman varlığının son yıllarda yapılan yatırımlarla 9 bin hektar arttığını, odun servetinin 1,5 milyar metreküpe çıktığını, ağaçlandırma ve erozyon kontrolünde  dünya lideri haline geldiklerini belirterek, yılda 70 milyon olan fidan üretiminin bugün 400 milyon adede ulaştığını, proje getiren tüm kurumlara ücretsiz fidan tahsisi yapıldığını söyledi.

Yangınla mücadelede Akdeniz'de ileri teknolojiyi kullanan en başarılı ülke haline geldiklerini ifade eden Eroğlu, ayrıca ilkini İzmir'de kuracakları çocuk ve terapi ormanıyla, ormanların turizmde daha iyi değerlendirilir hale geleceğini bildirdi.

Eroğlu, İzmir'de 675 bin dekar alanda 45 baraj ve göletle tüm sulama sorununu çözeceklerini ve çiftçinin bu yatırımlardan yılda 400 milyon lira gelir elde edeceğini aktararak, organik tarım, şifalı bitkiler ve aromatik bitkilerde kenti üretim ve ihracat üssü haline getireceklerini, turist sayısını 10 milyona çıkarma hedefiyle de 4 serbest turizm ve ticaret merkezi kuracaklarını anlattı.

Termal, sağlık ve spor turizmiyle ilgili de projelerinin bulunduğuna değinen Eroğlu, kentte ileri teknolojiye dayalı yatırımların 5. bölge teşviklerinden yararlandırıldığını, yeni organize sanayi bölgeleri kurarak teknolojik yatırımları artıracaklarını kaydetti.

Bakan Eroğlu, İzmir'de fidan ve süs bitkileri borsası kuracaklarını, bu alanda da kenti bir ihracat merkezi haline getirmeyi planladıklarını vurgulayarak, "İzmir, yurtdışından gelecek üniversite öğrencileri için de merkez olabilir. Bunun için en müsait yerlerden birisi. Küçük Menderes Havzası'nda yeni bir üniversite planlıyoruz. Bununla birlikte İzmir, eğitimin de merkezi olacak. Sağlık, turizm, eğitim, organik tarım ve ileri teknolojiye dayalı sanayiyi yaptığımız zaman İzmir çok ileri bir seviyeye gelecek. İzmir'in bu yükselişi, Ege'deki tüm vilayetleri harekete geçirecek" diye konuştu.

-Asgari ücret vaatlerine eleştiri

Bakan Eroğlu, muhalefet partilerinin asgari ücret vaatlerini de eleştirdi. "Sırtlarında yumurta küfeleri yok. Bu vaatler artık alaya alınmaya başlandı" diyen Eroğlu, bir vatandaşa ait 1979 yılına ait karneyi gösterdi. Eroğlu, şöyle konuştu:

"Bu karneye baktığımız zaman, çiftçiye verilen mazotun karneye bağlandığını görüyorsunuz. Ağustosta istemiş alamamış, 4 Ekim'de tahsisat yapmışlar. Bunların niyetleri Merkez Bankasındaki dövizleri boşaltalım, IMF'ye tekrar boyun eğelim, el pençe divan duralım, yalvaralım, neticede enflasyon canavarı tekrar patlasın. Her yıl 1 liranın yanına birer sıfır eklemeye başlanınca ne olacak ? Bir şey üretmeden vermek olur mu ? Ben ekonomi hocası olsam bunlara ekonomiden sıfır veririm. Bunların böyle yapmasıyla enflasyon hemen, anında yüzde 50'ye çıkacaktır. Bin 500 lira asgari ücret veriyorsa bir yıl sonra 750 liraya inecek. Biz böyle atarak değil ekonomi güçlendikçe maaşları artırdık. Ben de ekonomi okudum, maliyet optimizasyonuyla ilgili ders verdim. Bir ekonomist bu vaatleri kısaca ifade edecek olsa 'kaşıkla verdiklerini kepçeyle geri alacaklar, Türkiye'yi felakete sürükleyecekler' der. İktidar olma şansları olmadığı için balonlar uçuşuyor. Açık artırma haline geldi. 5 bin lira verene destek verelim o zaman."

-"Şimdi dördüzler var"

"Seçimler, Türkiye'nin yükselmesini isteyen AK Parti ile bu yükselişin önünü kesmeye çabalayan dördüzler arasında geçiyor" görüşünü savunan Eroğlu, CHP , HDP, MHP ve Paralel Devlet Yapılanması'nın oyun içinde oyun oynadığını söyledi.

Eroğlu, Pensilvanya'dan talimat alanların, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin arka kapısında gizli pazarlıklar yaptığının tespit edildiğini belirterek, "Daha önce ikizler, üçüzler vardı, şimdi dördüzler var. Ama onlar istediği kadar çırpınsınlar milletimizin feraseti var" dedi.

Türkiye'nin IMF memuru karşısında el pençe durduğu, hayali şirketlerle hortumlanan bankaları, 70 sente muhtaç olunan dönemleri, uzaydan görülen akaryakıt kuyruklarını, ihale lobilerini unutmadığını söyleyen Eroğlu, SSK hastanelerinin önünde kuyrukların olduğu dönemde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kurumun genel müdürlüğünü yaptığını, kendisinin de o dönemde İSKİ Genel Müdürlüğü görevinde bulunduğunu hatırlattı.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, şöyle konuştu:

"İnsanlar, sabahın köründe sıra fişi almak için kuyruklarda bekliyordu. Kılıçdaroğlu bu kadar becerikliydi de niye o zaman bunu yapmadı. Daha gençti, daha dinamikti. O zaman yapmadı da şimdi mi yapacak ? O zaman milleti kuyruklara mahkum ettiler. İlaç lobisine, faiz lobisine mahkum ettiler. Bir de ihale lobi vardı ki nasıl soymuşlar, soğana çevirmişler. Bütün paralar gitmiş. Ben soyulan bir İSKİ'yi devraldım. O zaman İSKİ Genel Müdürü bendim, SSK Genel Müdürü Sayın Kılıçdaroğlu'ydu. O SSK'yı batırdı, biz batmış, 15 milyar dolar borç bırakılmış kurumun tüm borçlarını ödedik, 600 tesis açtık. Farkımız bu, birisi çalışan müesseseyi batırıyor, biz de batan müesseseyi ayağa kaldırıyoruz."

-Suriyeli sığınmacılarla ilgili tartışmalar

Veysel Eroğlu, Suriyeli sığınmacılarla ilgili tartışmalara da değinerek, Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin çoğunun Osmanlı döneminden akraba olduğunu, iki ülke arasındaki sınırın cetvelle çizildiğini, suni bir sınır bulunduğunu dile getirdi.

Ülkelerindeki iç savaştan kaçanların sınıra dayandığında, iki seçeneğin bulunduğuna işaret eden Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçmişte CHP'nin yaptığı gibi sınırı yanlışlıkla geçeni bile Rusya'ya teslim edersiniz, kurşuna dizerler. Bu insani midir? Biz orada da doğmuş olabilirdik. Kaçan insana sınırı kapatıp 'onlar kurşunlansın' demek mi doğrudur yoksa 'bunlar da insan, yaşam hakkı var' demek mi ? Cenab-ı Allah onların duası bereketine bizlere huzur verir, bereket ihsan eder. Nitekim dikkat ederseniz geçen sene kuraklık vardı. Onlar da o kadar dua ettiler ki birdenbire sular çoğaldı. Cehab-ı Allah'ın rahmetinin nereden geleceği belli olmaz."

Bakan Eroğlu, bu insanların tarihten gelen kardeşleri olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Balkanlar'da, Bulgaristan, Yunanistan, Saraybosna'da, Kafkaslar'da zulüm olduğu zaman sığınacakları yer neresi? Türkiye. Çünkü burası anavatan. Onların düşünceleri gayri insanidir. Allah'a şükür bakın biz onlara rağmen ekonomimiz güçleniyor, dünyada kriz var, dört dörtlük büyümeye devam ediyoruz, onların da bereketi var. Kimin yardıma ihtiyacı varsa, yardım etmek milletimizin asaletinden gelir. Ama onlarda milletin asaletinden iz yoksa söyleyecek bir şeyim yok."