"Casusluk davası" mağdurundan Anayasa Mahkemesine başvuru

"Casusluk davası" mağdurundan Anayasa Mahkemesine başvuru
"Casusluk davası" mağdurundan Anayasa Mahkemesine başvuru
- Kamuoyunda, "Askeri Casusluk" olarak bilinen "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasında yargılanan ve TSK'dan 2 kez ihraç edilen Hava Astsubay Engin Aşlakçı, AYM'ye müracaat etti - Aşlakçı'nın avukatı Akkuş: - "(İhraç kararıyla ilgili) Somut delil olmadan savunma hakkımızın engellenmesi, adil yargılama hakkımıza müdahale edilmesi sebebiyle yargılamanın tekrar yapılması için dosyanın yeniden gönderilmesine dair taleplerde bulunduk. Şu anda tek umudumuz Anayasa Mahkemesi, başka çaremiz yok" - "Ortada ilginç bir durum var. Aslında Aşlakçı, mahkeme kararı gereği asker bile değil ama askerlik yapıyor, hatta şu an uçak bakımı yapıyor"

İZMİR (AA) - ÖMER SÜT - İzmir merkezli 18 ildeki "Paralel Devlet Yapılanması" operasyonuyla yeniden gündeme gelen, aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 kişi hakkında "askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" suçlamasıyla açılan davada tutuksuz yargılanan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) ihraç edilen Hava Astsubay Engin Aşlakçı, Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurdu.

Dava sürecinde TSK'dan atılan Aşlakçı, göreve geri dönmek için açtığı davayı kazanarak mesleğini yeniden icra etmeye başladı. Ancak Milli Savunma Bakanlığının açtığı dava sonucu geçen ağustos ayında bir kez daha TSK'dan ihraç edilen Aşlakçı, karar kendisine henüz tebliğ edilmediği için görevine devam ediyor.

Aşlakçı'nın avukatı Mehmet Erkan Akkuş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" davasında yargılanan bazı muvazzaf askerlerin terfi etmesine rağmen, müvekkilinin meslekten ihraç edilmesinden rahatsız olduklarını, tutuklanmayan, duruşmaya bile çağrılmayan Aşlakçı'ya yapılanları anlayamadıklarını söyledi.

İddianamede "Örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Narin Korkmaz koordinatörlüğünde örgüt adına faaliyette bulunduğu, bilgi ve belgeleri örgüte kazandırdığı" suçlamasıyla yargılanan Aşlakçı'nın diğer sanıklarla hiçbir alakasının olmadığını vurgulayan Akkuş, müvekkilinin evlenmeden önceki özel hayatının sorgulandığını ve "kumpas" kurulduğunu savundu.

Akkuş, şöyle konuştu:

"Müvekkilim 2008'de astsubay olarak göreve başladı. Ancak birtakım soyut bilgiler ve yasal olmayan veriler nedeniyle Aşlakçı gibi birçok kişi İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde 'Askeri yasak bilgiyi temin etmek', 'fuhuş' suçlamalarıyla yargılandı. Müvekkilimin dava sürecindeki tüm beyanları avukat yardımı olmaksızın alınmış ve müvekkilim baskı altında ifade vermiştir.

İzmir'de yargılama devam ederken, yargı sonucu beklenmeden müvekkilimin TSK'dan resen ilişkisi kesildi. Askeri Yüksek İdare Mahkemesine (AYİM) yaptığımız göreve geri dönüş davasını kazanarak mesleğine geri döndü. Bunun üzerine Milli Savunma Bakanlığı, AYİM tarafından usul ve yasaya uygun verilen kararın düzeltilmesini talep etti. Dosyamızı inceleyen AYİM Başsavcılığı lehimize karar verdi ancak AYİM 1. Dairesi görüş değiştirerek bakanlığın talebini kabul etti ve davamızın reddine karar verdi."

- "Anayasa Mahkemesi'ne başvurduk"

AYİM'in, Aşlakçı ile ilgili olarak verdiği ikinci ihraç kararının sorgulanması gerektiğini savunan Akkuş, kararın ağustos ayında verilmesine ve kasım ayının ortasına gelinmesine rağmen henüz müvekkiline tebliğ edilmediğine dikkati çekti.

Bu nedenle ilişik kesme işleminin de henüz gerçekleşmediğini dile getiren Akkuş, "Aşlakçı'nın hukuksuz bir şekilde ihraç edilmesiyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesine bireysel olarak başvuruda bulunduk. Bu başvuru, kararın tebliğ edilmesine mani bir durum değildir. Askeri yetkililer, AYİM'in verdiği karardan mı rahatsız oldu bilmiyorum ama ortada ilginç bir durum var, aslında Engin Aşlakçı mahkeme kararı gereği asker bile değil ama askerlik yapıyor, hatta şu an uçak bakımı yapıyor" dedi.

Akkuş, AYİM'in Aşlakçı'yı ordudan ihraç etmesinin askeri yargılamaya aykırı olduğunu, müvekkilinin "Askeri casusluk davası"ndan beraat edeceğini ileri sürerek, sözlerine şöyle devam etti: 

"Anayasa Mahkemesine başvurumuzda, özel hayattaki verilerin yasa dışı yollarla elde edilmesinin gerek yargı kararına gerekse idari işleme dayanak teşkil edemeyeceğinden bahsettik. Bu davanın dosyasındaki deliller yasal değildir, müvekkilim hakkında tamamen soyut iddialar vardır. Bir telefon görüşmesinde adı geçtiği ve bir belgede ismi olduğu gerekçesiyle ifadesi alınmış ve iddianameye dahil edilmiştir. Müvekkilim, ne ismini zikreden kişileri tanımaktadır, ne de ismini belgeye geçiren kişilerden haberdardır.

Bunun yanında AYİM'in karar düzeltme sürecindeki görüşünün değişmesinin AYİM'in kanununa ve askeri usule, askeri yargılamaya aykırı olduğunu izah ettik. Somut delil olmadan savunma hakkımızın engellendiği, adil yargılama hakkımıza müdahale edildiği sebebiyle yargılamanın tekrar yapılması için dosyanın yeniden gönderilmesine dair taleplerde bulunduk. Şu anda tek umudumuz Anayasa Mahkemesi, başka çaremiz yok. AYM'de birikmiş dosyalar arasında eğer dosyamız iyi incelenirse haklı olduğumuz zaten anlaşılacak, umutluyuz. Şu anda tek umudumuz Anayasa Mahkemesi, başka çaremiz yok."

- "Engin'in hayatı ikinci kez kararacak, ailesi paramparça olacak"

Evli ve iki çocuk sahibi olan müvekkilinin; eşinin çalışmadığını, ilk ihraç kararı verildiği zaman dünyasının yıkıldığını, ne yapacağını bilemediğini, bir dönem intihar etmeyi düşündüğünü söylediğini anlatan Akkuş, müvekkilinin orduya yeniden alındığına dair karar verildiğinde, Diyarbakır 8'inci Ana Jet Üssü Komutanlığında göreve başladığını ancak sevincinin kısa sürdüğünü dile getirdi.

Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İkinci ihraç kararından sonra Engin Aşlakçı'nın hayatı ikinci kez kararacak, yaşamı ve ailesi belki de paramparça olacak. Aşlakçı'ya ara dönemde ödenmeyen maaşları vardı, onların ödemesi yapıldı. Ancak alınan yeni bir kararla müvekkilimin aldığı maaşlar faiziyle birlikte geri alınacak. Engin Aşlakçı'nın yarın ilişiği kesilirse, cebinde taşıyacak parası olmayacak."