Çeşme'ye adını veren çeşmeler yeniden hayat buluyor

Çeşme'ye adını veren çeşmeler yeniden hayat buluyor
Çeşme'ye adını veren çeşmeler yeniden hayat buluyor
- Uzun zamandır bakımsızlıktan harap ve atıl durumda, hatta bazısı yıkılmak üzere olan tarihi çeşmeler, restorasyonla geçmişteki bakımlı ve güzel günlerine kavuşuyor - Tarihi canlandırmanın yanısıra, musluklarından su da akacak olan çeşmelerin iki yıldır yürütülen restorasyon çalışmalarında sona gelindi - ÇEŞTOB Yönetim Kurulu Üyesi Cabbaroğlu : "Osmanlı donanması İstanbul'dan Akdeniz'e çıkarken üç yerde su ve yiyecek yedeklemesi yaparmış. En son durak Çeşme. Buradan Akdeniz'e açılırlarmış. Bu anlamda Çeşme çok önemli. Adını da buradan alıyor zaten"

İZMİR (AA) - GÜLCAN KAPLAN - İzmir'in turistik merkezi Çeşme'ye adını veren, geçmişindeki izleri günümüze taşıyan çeşmeleri, zamana yenik düşmeden yeniden hayat buluyor.

Yıllar boyunca ilgisiz ve bakımsız kalan, suları içilmez hale gelen, dönem dönem yağmalanan çeşmeler, "ata yadigarı" olarak gelecek kuşaklara aktarılması için orijinallerine sadık kalınarak aynı malzeme ve tarz ile restore ediliyor.

Restorasyon projesinin "mimarı" Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Yönetim Kurulu Üyesi Berna Cabbaroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şehrin tarihi ve kültürünü yansıtan birer anıt niteliğinde olan 1850 ile 1905 arasında inşa edilmiş çeşmelerin yenilenmesi için 2 yıllıdır sürdürdükleri çalışmalarda sona geldiklerini bildirdi.

İlçedeki 30'dan fazla tarihi çeşmenin Vakıflar Müdürlüğüne ait olan beşi için bir protokol hazırlayarak restore etmek üzere devraldıklarını belirten Cabbaroğlu, bunların Hamaloğlu Hafız Rabia Hatun Çeşmesi, Kaymakam Sadık Bey Çeşmesi, Saliha Çeşmesi, Kadığıoğlu Mustafa Ağaoğlu Kabadayı Mehmet Ağa Çeşmesi, Hafız İlyaszade Seyidi Mehmet Ali Çeşmesi olduğunu söyledi.

"Çeşme'de yaşayan herkesin hayalidir bu çeşmelerin restore edilmesi. Ama yıllarca olamamış bir türlü. Uzun ve zorlu bir süreç. Anıtlar Kurulunun onayıyla yapılıyor" ifadesini kullanan Cabbaroğlu, her biri için 30 bin ile 100 bin lira arasında değişen restorasyon maliyeti çıktığını, bu yüzden dünyasından isimlerle sponsorluk anlaşmaları yaptıklarını dile getirdi.

Cabbaroğlu, "Çok harap olanları vardı. Sarnıçlar kapkaraydı, sarnıcın içi, dış duvarları, aradaki derzler harap haldeydi. Çeşmeler kopuk, aradaki taşlar eksik ve kirli bir haldeydi. Çeşmelerden su da akmıyordu. Şimdi akacak. Belediye başkanından önce bunun sözünü aldık" diye konuştu.

- Kurban Bayramına yetişecek

Cabbaroğlu, restorasyon uzmanı inşaat mühendisi Mahir Kaplan'ın restore ettiği çeşmelerin açılışının Kurban Bayramına yetişeceğini belirterek, "Mezarlığın yanındaki Rabia Hatun Çeşmesi çok harap durumdaydı. Yıkılmış, yerle bir olmuş gibiydi adeta. Anıtlar Kurulundan orijinalini çıkardık ve aslına uygun uygun şekilde yaptık. O bizi biraz zorladı ve açılışı geciktirdi" dedi.

Cabbaroğlu, çeşmelerin üzerilerindeki kim tarafından ve kaç yılında yapıldığına ilişkin bilgilerin yer aldığı Arapça yazıların da orijinal olduğunu, bu yazıların çevirisi ile çeşmenin tarihçesini Türkçe ve İngilizce anlatan bir plaketin de çeşmenin alt kısmına konulacağını ifade etti.

- Osmanlı donanması için "hayati" çeşmeler

Berna Cabbaroğlu, ilçedeki çeşmelerin 100 yıllı aşkın bir geçmişi olduğunu dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Osmanlı donanması İstanbul 'dan Akdeniz'e çıkarken üç yerde su ve yiyecek yedeklemesi yaparmış. En son durak Çeşme. Buradan Akdeniz'e açılıyorlarmış. Bu anlamda Çeşme çok önemli. Adını da buradan alıyor zaten. Bu ikmal belediyenin karşısındaki meydanda bulunan çeşmeden yapılırmış. Dört tarafı mermerle çevrili çok büyük bir çeşme varmış orada. Ama sonra ne olduysa yok edilmiş bir şekilde. Belediye, onun aynısını replika olarak yerine koyacak ve 'Osmanlı donanması buradan su ikmali yapıyordu' denilebilecek."