CHP'nin İzmir mitingi

CHP'nin İzmir mitingi
CHP'nin İzmir mitingi
- Genel Başkan Kılıçdaroğlu: (1) - "Ben halktan, sizden birisiyim. Sizin gibi yaşıyorum. Para, makam, saray, villa hırsım yok. Vatandaş nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşamak istiyorum" - "(İş dünyasına hitaben) Politikamızı beğenmezsen konuşabileceksin, ertesi gün kapına müfettiş ordusu göndermeyeceğim. Senden sadece vicdanlı olmanı ve üretmeni isteyeceğim" - "(Merkez Türkiye Projesi) AKP de 'yanlış' demiyor, 'bunu nasıl yapacaksın, kaynağı nereden bulacaksın, doğru ama biz yapamıyoruz siz nasıl yapacaksınız' diyorlar. Ankara'daki beylere söylüyorum, hiç meraklanmayın, 8 Haziran'ı, CHP iktidarını bekleyin, size nasıl yapılacağını santim santim öğreteceğim ve sözüm söz, onlara 'devlet nasıl yönetilir' kursunu açacağım"

İZMİR (AA) - CHP  Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , "Ben halktan, sizden birisiyim. Sizin gibi yaşıyorum. Para, makam, saray, villa hırsım yok. Vatandaş nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşamak istiyorum" dedi.

Partisince Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitingdeki konuşmasına "İzmir şaha kalktı, Türkiye'yi de şaha kaldıracak" sözleriyle başlayan Kılıçdaroğlu, gün içindeki programlarında olumsuz hava koşulları nedeniyle helikopter kullanamadığı için mitinge geç kaldığını belirterek, İzmirlilerin hoşgörüsüne sığındığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'yi baskıcı rejimden kurtarıp aydınlık umutlara taşıyacağını vurgulayarak, "Mademki uygar dünyanın parçası olmak, Avrupa Birliği'nin tam üyesi olmak, kadın erkek eşitliği, bağımsız ve tarafsız yargı, darbe hukukunu sıfırlamak istiyoruz o zaman size söz, bu ülkeye birinci sınıf demokrasi getireceğim" diye konuştu.

Medya, sokaktaki vatandaş ve iş dünyası üzerindeki baskıları bildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, zaman zaman kendisini şikayet ettikleri, kendisine niye karşı çıkılmadığını sordukları iş dünyasının son derece sorumlu davrandığını belirtti.

Alandan "yuh" seslerinin yükselmesi üzerine "Yuh çekmeyin, demokratik tepkilerinizi sandıkta gösterin" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Kılıçdaroğlu sözü, asgari ücret CHP iktidarında bin 500 lira olacak, nokta. İşverenlere 'Kılıçdaroğlu'na karşı çık' diyorlar. Sen çık, senin yüreğin, cesaretin yok mu? Sen çık karşıma, de ki 'işçiye bin 500 lira vermeyeceğim'. Ben de sana soracağım, hangi gerekçeyle vermiyorsun. Açlık sınırı bin 349 lira. Biz bin 500 lira veriyoruz. Hani duyan da diyecek ki ayda 15 bin lira vereceğiz. Malı götürüyorsunuz, köşeyi dönüyorsunuz, yandaşlarınıza çalışıyorsunuz, asgari ücretliye gelince, 'Verilmez bu para' diyorsunuz. Sözüm söz, vereceğim. Ankara'daki beyler ne düşünürse düşünsünler ne yaparlarsa yapsınlar."

Kılıçdaroğlu, "İşçiye bin 500 lira vermek işçiye zulümdür" diyenin, Ankara'da sıcak koltuğunda oturup aylık 14 bin lira aldığını ileri sürerek, "Ankara'da oturan beye soruyorum. 14 bin lira alıyorsun, sana zulüm değil de Kılıçdaroğlu bin 500 lira verince mi zulüm oluyor" ifadesini kullandı.

-"Tek isteğim üretin, kazanın, istihdam yaratın"

"Hiç kimse unutmasın. Davutoğlu Erdoğan için çalışır, Kılıçdaroğlu işçi, emekli, esnaf, memur, sanayici, işsiz, yoksul için, halk için çalışır" görüşünü dile getiren Kılıçdaroğlu, iş dünyasına hitaben şöyle konuştu:

"Siz ürettiğiniz, istihdam yarattığınız sürece hiç kimse önünüze engel çıkarmayacaktır. Ben buna izin vermeyeceğim. Sizden tek isteğim üretin, kazanın, istihdam yaratın. Tek isteğim kalkınmadan, büyümeden bu toplumun nasibini almasıdır. Kimse işsiz kalmasın, yoksul olmasın. Mademki ben bu ülkeye birinci sınıf demokrasi getireceğim diye söz verdim, CHP iktidarında sana bir güvence daha veriyorum, eğer yanlış yaparsak çıkıp özgürce konuşabileceksin. Politikamızı beğenmezsen konuşabileceksin, ertesi gün kapına müfettiş ordusu göndermeyeceğim. Senden sadece vicdanlı olmanı ve üretmeni isteyeceğim."

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, üreten ve zenginleşen Türkiye'de refahın tabana yayılması gerektiğine işaret ederek, kısa vadeli politikaları arasında yoksulluğun ortadan kalkması, emekliye Ramazan ve Kurban bayramlarında birer maaş ikramiye, çiftçi için mazotun 1,5 lira olması, taşeron işçiliğin kaldırılmasının yer aldığını kaydetti.

- "13 yıllık bir miras bugün sorun oluyor"

Alandaki pankartlardan birinde gördüğü yazı üzerine, emeklilikte yaşa takılanların sorununu çözeceği sözünü veren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Sorun yaratan değil, çözen hükümet kurmak istiyoruz. 13 yıllık bir miras bugün sorun oluyor. Kendisi sorun yaratıyor. Sorun yaratan değil, toplumun hangi kesiminden olursa olsun sorunlarını çözmek için iktidar olmak istiyoruz. Cebimizi doldurmak, köşeyi dönmek, yandaşı zengin etmek, Türkiye'yi dünyaya rezil etmek için değil, şanlı bayrağımızı onurla dalgalandırmak için iktidar olmak istiyoruz."

"CHP proje üretmez, sadece eleştirir, vatandaşın sorunuyla ilgilenmez" söylemini hatırlatan Kılıçdaroğlu, seçim bildirgesinde iktidara geldiklerinde ne yapacaklarını tek tek yazdıklarına değindi.

-Merkez Türkiye Projesi

Kılıçdaroğlu, "yüz yılın projesi" olarak nitelendirdiği Merkez Türkiye Projesine değinerek, şöyle konuştu:

"Bugüne kadar hiçbir çevre bu proje yanlış demiyor. AKP  de 'yanlış' demiyor, 'bunu nasıl yapacaksın, kaynağı nereden bulacaksın, doğru ama biz yapamıyoruz siz nasıl yapacaksınız' diyorlar. Ankara'daki beylere söylüyorum hiç meraklanmayın, 8 Haziran'ı, CHP iktidarını bekleyin, size nasıl yapılacağını santim santim öğreteceğim ve sözüm söz, onlara 'devlet nasıl yönetilir' kursunu açacağım. Öğrensinler."

Kemal Kılıçdaroğlu, 7 çocuklu aileden geldiğini hatırlatarak, şunları anlattı:

"Sizden birisiyim. Siz nasıl yaşıyorsanız ben de öyle yaşıyorum. Benim dışımdaki kardeşlerimin ne yaptığını kimse bilmez, kendi mütevazi hayatlarını sürdürürler. İçlerinde üniversiteyi bitiren tek kardeşim. Devletin en zorlu sınavlarına girip kazandım. Türkiye Cumhuriyeti bütçesinden sonraki en büyük bütçeleri yönettim. Vergi nasıl toplanır, bütçe ve harcamalar nasıl yapılır çok iyi bilirim. Tüm hayatım bunlarla geçti. Dolayısıyla elimden trilyonlar geçti ama hiçbir kardeşim, amcam, dayım, yeğenim köşeyi dönmedi. Hepsi kendi mütevazi hayatlarını sürdürüyorlar. 3 çocuğum var, 3'ü de köşeyi dönmedi. Herkes kendi işiyle uğraşıyor, mütevazi hayat sürdürüyorlar. Ben halktan, sizden birisiyim. Sizin gibi yaşıyorum. Para, makam, saray, villa hırsım yok. Vatandaş nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşamak istiyorum."

(Sürecek)