Diyarbakır Baro Başkanı Elçi'nin açıklamaları

Diyarbakır Baro Başkanı Elçi'nin açıklamaları
Diyarbakır Baro Başkanı Elçi'nin açıklamaları
İzmir Barosu: "Türkiye Cumhuriyeti'nin 30 yıldır dinmeyen gözyaşının kaynağının PKK olduğunun herkesin kabul ettiği bir ortamda, PKK'nın 'terör örgütü olmadığı' yolundaki ideolojiyi kabul etmemiz mümkün değildir"

İZMİR (AA) - İzmir Barosu, siyasal endişelerle ve zaman içinde değişen tanımlara bakmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti'nin 30 yıldan bu yana dinmeyen gözyaşının kaynağının PKK olduğunun herkesin kabul ettiği bir ortamda, PKK'nın "terör örgütü olmadığı" yolundaki ideolojiyi kabul etmenin mümkün olmadığını bildirdi.

Barodan yapılan açıklamada, terörün bilerek tırmandırıldığı, çok daha dikkatli olunması gerektiği belirtildi. İlgili ilgisiz herkesin aklına geldiğini söyleyecek veya yapacak konumda olmadığı, emperyal güçlerin oyunlarına veya tuzaklarına düşmeme ortak aklını kullanma konusunda her zamankinden daha dikkatli olunması gerektiğine işaret edilen açıklamada, emperyalist devletler ve çok uluslu şirketlerin kendi çıkarları dışında hiçbir şeye, hele insan hayatına hiç önem vermediği vurgulandı.

Dün terör örgütü kabul edilenlerin bugün "stratejik çözüm ortağı" olarak anılabildiğini ancak terörün akıttığı kan ve yaşattığı acının gerçekliği değiştirmediğine değinilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

"Siyasal, dinsel veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla gerek sivillere ve güvenlik kuvvetlerine gerekse yerel genel yönetimlere yönelik yıldırma ve her türlü şiddet içeren faaliyetler terör faaliyetidir. Dünyanın neresinde ve her kimden gelirse gelsin yasa dışı silahlanma ile faaliyet gösteren illegal örgütler terör örgütüdür. İzmir Barosu teröre 'terör' ve terör örgütlerine de 'terör örgütü' deme görüşünü her zamanki gibi açık yüreklilikle dile getirmektedir. İzmir Barosu olarak, siyasal endişelerle zaman içinde değişen tanımlara bakmaksızın, Türkiye Cumhuriyeti'nin 30 yıldır dinmeyen gözyaşının kaynağının PKK olduğunun herkesin kabul ettiği bir ortamda, PKK'nın 'terör örgütü olmadığı' yolundaki ideolojiyi kabul etmemiz mümkün değildir. Yapılmış olan açıklamanın gerek Türk Ceza Yasası gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları karşısında da kabul edilebilir bir yönü yoktur. 

Diyarbakır Baro Başkanının söylemiş olduğu talihsiz sözleri kabul etmek mümkün olmasa da bir baro başkanının adliye içindeki makamında ifadesine başvurulmasını beklerken, hiçbir gerekçe ile açıklanamayan "kaçma şüphesiyle" yakalama kararı alınmış olması da bahsi geçen hukuksuzluğun başka bir uygulamasıdır ve kabul edilemez."