"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası

"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası
"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası
- İzmir'de, tutuksuz 357 sanığın yargılandığı davada, sanıklar Narin Korkmaz ve Saygın Özdemir'in evlerindeki aramalara katılan polis memurları dinlenildi - Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi

İZMİR (AA) - İzmir'de aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 kişi hakkında "Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" suçlamasıyla açılan davada, sanıkla tanık ifadelerinin alınmasına devam edildi.

Tutuklu sanığın bulunmadığı duruşmaya, bazı sanıklar ile avukatları katıldı.

Tanık ifadelerine geçilmeden önce Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş, işi uzatacak bir veri olmazsa bilirkişi raporunun aralık ayında gelmesini beklediklerini, DNA örneklerini İzmir Adli Tıp Kurumu'na gönderdiklerini, bunun raporunun kısa zaman içerisinde hazır olacağını, Genelkurmay Başkanlığı raporunun ise bekletilmesini istediklerini belirtti.

Sanık Narin Korkmaz'ın evindeki aramada hazır bulunan polis memuru Murat Bayır, tanık olarak verdiği ifadesinde asayiş ekibinde çalıştığını, amirinin arayarak bir adreste arama yapılacağını söylediğini, bunun üzerine intikal ettiğini, arama sırasında evin içine girmediğini, neler olduğunu görmediğini söyledi.

Aynı aramaya katılan polis memuru Deniz Mehmet de amirleri eve geçmesini söylediğinde eve gittiğini, aramanın başında bulunmadığını, sadece çıkan materyalleri araca götürdüğünü ifade etti.

Aramada hazirun olarak bulunan tanık Mehmet Şimşek, eve gittiğinde aramanın başlamış olduğunu, polislerin birtakım belgeleri ele geçirdiklerini söylediklerini, kendisine de tutanağa imza attırdıklarını anlattı.

SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile ifadesi alınan polis memuru Faysal Koçoğlu, grup amirinin telefon ederek arama olduğunu bildirmesiyle belirtilen adrese gittiğini, kendisinin Korkmaz'ın evinin çevresinde güvenliğinde görev aldığını, evin içine girip girmediğini tam hatırlamadığını belirtti.

- Saygın Özdemir'in evindeki arama

Muvazzaf asker Saygın Özdemir'in evinde yapılan aramayla ilgili ifadesi alınan tanık polis memuru Seçkan Yılmaz, aramaya bizzat katıldığını, aramaların kamerayla görüntü altına alındığını, eldiven takıp takılmadığını olayın üzerinden çok zaman geçtiği için tam hatırlamadığını söyledi.

Mahkeme Başkanının sorularını yanıtlayan Yılmaz, arama öncesi evi kontrol edip etmediklerini sorması üzerine, Özdemir, "Gittiğimiz ev zaten askerin evi. Bomba ya da başka bir şey bulunma olasılığı yoktu" karşılığını verdi.

Yılmaz, Özdemir'in ele geçirilen materyallerin kendisine ait olmadığını söylediğini aktarınca, Kızıltaş, "Peki bu neden tutanağa geçirilmedi?" sorusuna, nedenini bilmediğini söyledi.

Seçkan Yılmaz, kendisinin sicilinin düşük olması nedeniyle bu tür konuların daha üst sicili olan memurların sorumluluğunda olduğunu belirtti.

Özdemir'in avukatı Tuba Balkan'ın başka bir polisin kendisine tutanağı nasıl tutacağı yönünde telkinde bulunup bulunmadığı sorusuna Yılmaz, "Daha sicilli memur söyler ve diğeri yazar. Böyledir" dedi.

Özdemir'in "Bu materyaller benim değil" sözlerinin tutanağa neden geçirmediğini sorması üzerine Yılmaz, sicili yüksek memurun söylediklerini yazdığı yanıtını verdi.

Saygın Özdemir, evindeki aramadan önceki 3 aylık dönemde başka polislerle birlikte kendisini neden takip ettiğini sorunca, Yılmaz böyle bir takip yapmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verdi.

- Davanın geçmişi

TMK 10. maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın "Askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti.

İddianamede adı geçen 831 mağdurdan, aralarında devlet memuru, asker ve MİT mensubunun da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından "fişlendiği" iddia edilmişti.

Çete lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri kaydetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve 9'ar yıl, sanıklar arasındaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinde 16 Nisan 2013 tarihinde görülmeye başlanan davada bugüne kadar 44'ü Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesince olmak üzere tutuklu 69 kişi tahliye edilmişti.

Daha sonra özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından davanın İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi kararlaştırılmış, 5'i asker 10 tutuklunun da bu mahkemece tahliye edilmesiyle 357 sanıklı davada tutuklu sanık kalmamıştı.

20 Ekim 2014'te görülen duruşmada ise Milli Savunma Bakanlığının müdahillik talebi, "suçtan zarar görme ihtimali bulunduğu" gerekçesiyle kabul edilmişti.