"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası

"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası
"Gizli bilgi ve belge bulundurma" davası
- İzmir'de, tutuksuz 357 sanığın yargılandığı davada, mahkeme ara kararlarını açıkladı - Mahkeme heyeti, bazı sanıklar hakkında çıkarılan yurtdışı çıkış yasağına ilişkin adli kontrol kararlarının kaldırılması taleplerini reddetti - Duruşma, dijital materyallerle ilgili düzenlenecek teknik bilirkişi raporunun beklenmesine karar verilerek, 8 Şubat 2016 tarihine ertelendi

İZMİR (AA) - İzmir'de aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 kişi hakkında, "Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" suçlamasıyla açılan davada ara karar açıklandı.

İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, bazı sanıklar ile avukatları katıldı.

Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş, iki haftadır devam eden duruşmalar sonunda, sanık ve avukatlarının taleplerini değerlendirerek, oy birliğiyle alınan ve 52 maddeden oluşan ara kararları açıkladı.

Mahkeme heyeti, sanıklar Necdet Kılıç, Ömer Fatih Tezemir, Saygın Özdemir, Coşkun Başbuğ ve Bülent Akbaş'ın üzerlerine atılı suçların niteliği, mevcut delil durumu dikkate alınarak yurtdışı çıkış yasağına ilişkin adli kontrol kararlarının kaldırılması taleplerini reddetti.

Sanık Necdet Kılıç hakkındaki çıkarılan yakalama emrinin devamına, sanık Dilek Günal'ın yeniden yargılanma talebinin dava sürdüğü için reddine, bugüne kadar psikiyatri kliniğinde gördüğü tedavilere ilişkin evrakın hastaneden istenmesine ve yeniden savunmasının alınması için duruşmaya zorla getirilmesine karar verildi.

Bazı sanıkların evlerinde yapılan aramalara katılan polis memurlarının cep telefonlarına ait baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının TİB'den istenmesi taleplerinin davaya etkisi olmayacağı gerekçesiyle reddedildi.

Sanıkların MERNİS adresleri ile otel kayıtlarının sorgulanıp sorgulanmadığı, sorgulandıysa  hangi tarihte, kim tarafından yapıldığına ilişkin taleplerin kabul edilerek, İçişleri Bakanlığı'na müzekkere yazılmasına karar verildi.

- Dijital materyaller

Mahkeme heyeti, dijital materyallerle ilgili düzenlenecek teknik bilirkişi raporunun beklenmesine, dijital delillerin CMK hükümleri ihlal edilerek elde edildiği gerekçesiyle bu delillerin reddedilmesi taleplerinin hüküm ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği göz önünde bulundurularak, şu aşamada reddedilmesine hükmetti.

Sanık avukatlarının "Pandora" veri tabanı ve diğer dijital materyallerin ve "gizli" belgelerin kendilerine verilmesi talebi de, teknik bilirkişi incelemesinin tamamlanıp raporun ibraz edilmesinden sonra değerlendirilmesine karar verildi.

Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığınca, "verilmesinde sakınca olmadığı" belirtilen belgelerin taraflara verilmesi talebi kabul edildi.

Mehkeme heyeti, ayrıca, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinde "yasa dışı dinleme yaptıkları" iddialarıyla 26 emniyet mensubunun yargılandığı dava dosyasının incelenmek üzere istenmesine karar vedi.

Duruşma, bilirkişi raporlarının ibraz edileceği tarih de dikkate alınarak, 8 Şubat 2016 tarihine ertelendi.

- Davanın geçmişi

TMK 10. maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın "Askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti.

İddianamede adı geçen 831 mağdurdan, aralarında devlet memuru, asker ve MİT mensubunun da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından "fişlendiği" iddia edilmişti.

Çete lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri kaydetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve 9'ar yıl, sanıklar arasındaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 16 Nisan 2013 tarihinde görülmeye başlanan davada bugüne kadar 44'ü Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olmak üzere tutuklu 69 kişi tahliye edilmişti.

Daha sonra özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından davanın İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmesi kararlaştırılmış, 5'i asker 10 tutuklunun da bu mahkemece tahliye edilmesiyle 357 sanıklı davada tutuklu sanık kalmamıştı.

20 Ekim 2014'te görülen duruşmada ise Milli Savunma Bakanlığının müdahillik talebi, "suçtan zarar görme ihtimali bulunduğu" gerekçesiyle kabul edilmişti.