GRAFİKLİ - "Metil alkol tuzağı" ölüme sürüklüyor

GRAFİKLİ - "Metil alkol tuzağı" ölüme sürüklüyor
GRAFİKLİ - "Metil alkol tuzağı" ölüme sürüklüyor
- Kaçak içki üreticilerinin daha fazla kazanç elde etmek amacıyla tarımsal kökenli etil alkol yerine metil alkol kullanarak yaptığı içkiler, İstanbul ve İzmir'de bu yıl içinde 44 kişinin ölümüne neden oldu - Tarım ürünleri yerine odun, kömür hatta doğalgaz damıtılarak üretilen metil alkolle yapılan içkilerin 2 kaşık tüketilmesi dahi ölüm tehlikesi yaratıyor - İstanbul, Tekirdağ ve Adana ile kaçak içki tüketiminin en yoğun olduğu illerden İzmir'de kaçak içki vakası ve yakalanan şahıs sayısında geçen yıla göre 3, ele geçirilen ürün miktarında ise 2 kat artış yaşandı

İZMİR (AA) - Kaçak içki üreticilerinin daha fazla kazanç elde etmek amacıyla insan sağlığını hiçe sayarak kullandığı metil alkol, bu yıl içinde İstanbul ve İzmir'de 44 can aldı. Yaklaşan yılbaşı nedeniyle denetim ve operasyonların arttığı kaçak içkide ele geçirilen miktar ve yakalanan kişi sayısında geçen yıla göre büyük oranda artış sağlandı.

Sağlık Bakanlığı ve emniyet verilerine göre, alkollü içki tükettikten sonra karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve görme kaybı şikayetleriyle bu yıl İstanbul ve İzmir'de hastanelere başvuran 112 kişiden 44'ü metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle yaşamını yitirdi. Önceki yıllara göre metil alkol şüphesiyle gerçekleşen ölüm sayısındaki ani artış, kaçak içkide tehlikenin büyüklüğünü ortaya koyuyor. 

İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şubesi yetkililerinden alınan bilgiye göre, kaçak içki üreticilerinin, normalde tarımsal ürünler damıtılarak elde edilen etil alkolü kullanmaları gerekirken, maliyeti düşürmek amacıyla kimya sanayisinde yararlanılan, odun, kömür hatta doğalgaz damıtılarak oluşturulan metil alkolü kullanıyor.

Etil alkolün dörtte biri fiyatına temin edilebilen metil alkol, çeşidi ve kullanım miktarına göre insan sağlığına değişik oranlarda zarar veriyor. Değişik aromalar ve boyalarla rakı, votka ve viski gibi içkilere benzetilen sahte içkiler, damacana, pet şişe veya atık içki şişelerine doldurularak pazara sunuluyor.

Bakkal ve manav gibi iş yerlerinin yanında seyyar tezgahlarda dahi bulunabilen bu ürünler, bandrollü içki fiyatının yaklaşık üçte birine satılması nedeniyle özellikle alkol bağımlısı olarak nitelenen kişilerce tercih ediliyor. Emniyet yetkilileri, İstanbul ve İzmir'de son dönemdeki ölümlerin büyük bölümünün bu sınıfta değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Piyasaya kaçak ve sahte içki sürmenin diğer yolu ise atık şişelere dolum yaparak sahte bandrolle satış noktalarına göndermekten geçiyor. Bunun ancak imalathanelerde yapılabildiğini belirten yetkililer, bu içkilerden bir bölümünün restoran ve eğlence mekanlarında da servis edilebildiğine dikkati çekiyor.

 Ele geçirilen kaçak içki miktarında Adana, İzmir ve İstanbul başı çekiyor, sahil kesimlerinde ise daha sık rastlanıyor. 2015'te en fazla vakanın kayıtlara geçtiği ikinci kent İzmir'de kaçak içki vakaları ve yakalanan şahıs sayısında geçen yıla göre yaklaşık 3 kat, ele geçirilen içkide de 2 kat artış görüldü.

Kentte geçen yıl 41 olayda 16 bin 453 şişe kaçak içki ele geçirilirken, bu yıl 121 vakada 37 bin 775 şişe bulundu. Geçen yıl yakalanan 61 kişiden tutuklanan olmazken, bu yıl 182 zanlıdan 15'i cezaevine gönderildi. Tutuklananlardan 6'sının ise "ölüme sebebiyet vermek" suçlamasıyla yargılanmasına başlandı. 

Ülke genelinde yılbaşı öncesi sıklaştırılan denetim ve operasyonlar kapsamında Tekirdağ'da da son bir ayda 10 bin litre kaçak içki ele geçirildi. 

- "Geri dönüşümsüz zararlar veriyor" 

Metil alkolün sağlığa verdiği zarar, İzmir'deki ölüm vakalarında çarpıcı biçimde ortaya kondu. 

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İzmir'de son bir yılda metil alkol zehirlenmesi şüphesiyle tedavi gören 21 kişiden 11'i öldü, 7'si ise yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyor.

İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Servisi Klinik Şefi Doç. Dr. Erol Ünlüer, metil alkolün sanayide antifriz, boya çözücü, cam suyu olarak kullanıldığını, merdiven altı içki üretiminde kullanıldığında ise etkisinin ölümcül olduğuna dikkati çekti.

Metil alkol alındığında insan vücudunda çok zararlı toksik maddelerin ortaya çıktığını belirten Ünlüer, şu bilgileri paylaştı:

"Metil alkol, karaciğerde temizlenemeyecek alt ürünlere parçalanıyor. Bizim için ölümcül olan şey, metil alkolden ziyade oluşan alt ürünler, mesela formik asit. Vücut bunları atamıyor. Körlüğe, bilinç bulanıklığına, komaya, böbrek yetmezliğine, kan tablosunda değişime, metabolik sonuçlara, son olarak da ölüme yol açıyor. Metanol, karaciğere gittiği andan itibaren vücudun bunu dışarı atma şansı kalmıyor. Metil alkol nedeniyle zehirlenen kişi, ilk aşamada bunu anlamayabilir. Karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, görmede bozukluk, böbrek sorunu, idrara çıkamama ve bilinç bulanıklığı gibi belirtileri olabilir.

Zehirlenme vakasının mümkün olduğu kadar çabuk teşhis edilmesi çok önemlidir. Zehirlenme tablosu 12 saat sonra ortaya çıkabiliyor. Metil alkol, normal alkolle alınmışsa hasta bize daha uzun süre sonra başvurabiliyor."

Metil alkol alan herkesin ölmediğini ancak çok az miktarda alıp vefat edenler de bulunduğunu dile getiren Ünlüer, "Ne kadar ölümcül olduğu konusunda istatistik veremiyoruz. Sağ kalan da var, 2 yemek kaşığı alanlarda da ölüm olabilir" şeklinde konuştu. 

- "Çeşitli işletmeler bardakta servis edebiliyor"

Geleneksel Alkollü İçki Üreticileri Derneği (GİSDER) Başkanı Egemen Demirtaş, kaçak içki yapanların alkolü dökme olarak aldığını, ucuzluğu nedeniyle metil alkolün tercih edildiğini söyledi.

Bu alkolün içine boya ve aroma katarak çok farklı içkiler yapılabileceğini, Türkiye'de tüketiminin fazlalığı nedeniyle bu konuda rakının ön plana çıktığını anlatan Demirtaş, "Gözlemlediğimiz kadarıyla bu ürünler, dökme olarak damacanalar içinde satılabiliyor ve çeşitli işletmeler bunlardan alıp içki şişelerine doldurup bardakta servis edebiliyor" dedi.

Kaçak içkinin alkollü içkiler piyasasındaki payına ilişkin soru üzerine ise Demirtaş, "Rakı pazarı büyümüyor, küçülüyor. Bu küçülmede rakının vergilerden dolayı ithal ürünlerle rekabette zayıflamasının etkisi var. Elimizde istatistiki veri yok ama ikinci bir etken olduğunu da düşünüyoruz. Rakı pazarı, acaba insanlar kaçak ürünleri tüketmeye başladılar diye mi küçülüyor, merak ediyoruz" diye konuştu.

Demirtaş, kaçak içkiyle mücadele için özel ihbar hattı kurulması ve cezai yaptırımların ağırlaştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.

- Yılbaşına dikkat

 İzmir Ticaret Odası Alkollü ve Alkolsüz İçecekler Meslek Grubu Meclis Üyesi Bedri Artut da kaçak içkilerin alkollü içkilerdeki verginin yüksekliğinden kaynaklandığını savundu. 

Litresi 15-20 liraya mal edilen içkinin raf fiyatının 100 lira olmasının kötü niyetli kişileri tetiklediğini dile getiren Artut, "Yılbaşında yeni ölümlerin olmasından endişeliyiz. Bu insanlar içki tüketiminin en yüksek olduğu yılbaşını bekliyor. Tüm depolarını bu özel gün için dolduruyorlar. Bu konuda tedbir alınmazsa Allah korusun, birçok insanımız yeni yılı göremez. Kaçak içkiyle mücadelede ısrarlı olunmalı. Denetimler ölümler olduğu zaman yoğunlaşıp bir süre sonra biterse sorun çözülmez" ifadelerini kullandı.

Evde içki yapmanın da son dönemde moda haline geldiğini, bunun tehlikeli hobi olduğunun kamuoyuna anlatılması gerektiğini belirten Artut, "Tüm vatandaşlarımıza bilmediğiniz, tanımadığımız mekanlara gittiklerinde titiz davranmalarını tavsiye ediyoruz. Bu olaylar örnek oldu. Artık daha titiz davrananlar var ama riskine rağmen 'Ben bunu tüketmeye devam edeceğim' diyenler de var" değerlendirmesinde bulundu.

- Kaçak içkiye ulaşmak çok kolay 

Metil alkol içeren rakıdan zehirlenerek geçen hafta yaşamını yitiren Ömer Akgün Yüngeviş'in ev arkadaşı Mehmet Yılmaz Durgun da kaçak içkiye ulaşmanın zor olmadığını, birçok dükkanda satıldığını söyledi.

Durgun, "Ben de içiyorum. İlk çıktığı zaman 20 liraydı, sonra 10 liraya düştü. İçine metil alkol karıştırdılar diye düşünüyoruz" görüşünü paylaştı.

Arkadaşı öldüğü gece kendisinin de az miktarda aynı içkiden tükettiğini anlatan Durgun, bir süre sonra yattığı yerden kalkamayan ve görmediğini söyleyen arkadaşının hastanede tedavi altına alındıktan birkaç saat sonra yaşamını yitirdiğini ifade etti.    

- "Cezalar, uyuşturucu satıcılarıyla aynı seviyeye gelsin"

Olayın hukuki boyutunda ise kaçak içkiye verilen cezaların artırılması talebi ağırlık kazanıyor.  

Manisa'da bir kişinin sahte rakı içmesi sonucu hayatını kaybetmesi sonrası açılan davada müşteki avukatı olarak görev alan İzmir Barosu üyelerinden Özer Kırca, ölümle sonuçlanan olaylarla ilgili içkiyi temin eden ve satan kişilerin, 25 yıla kadar hapis öngören "olası kasıtla adam öldürme" iddiasıyla yargılandığını söyledi.

Bunun ceza uygulaması yönünden yeterli olduğunu ancak ölümle sonuçlanmayan durumlar için verilen cezaların yetersiz kaldığını savunan Kırca, "Bu suçlara idari para cezası veriliyor, hapis cezası da var ama çok yetersiz. Bunların kasti suçlar arasında yer alması gerekiyor. En azından caydırıcılık açısından bu cezaların, uyuşturucu madde satıcılarına verilen seviyelere getirilmesi lazım" değerlendirmesinde bulundu.