Hem otizmi hem görme engelini "müzikle" aştı

Hem otizmi hem görme engelini "müzikle" aştı
Hem otizmi hem görme engelini "müzikle" aştı
- Dünyaya görme engelli olarak gelen ve 10 yaşındayken otizm teşhisi konulan İbrahim Çimen, hayata, otizmli öğrencilerden oluşturulan mehter takımıyla tutundu - Takımda marşları seslendiren Çimen, engellilerin fırsat verildiğinde neleri başarabileceğinin simgesi oldu - Baba Çimen: "Zorluklara sabrettik, şimdi oğlumuzun başarılarıyla gurur duyuyoruz"

İZMİR (AA) - HALİL ŞAHİN - Dünyaya görme engelli olarak gelen ve 10 yaşındayken otizm teşhisi konulan İbrahim Çimen, hayata otizmli öğrencilerden oluşturulan mehter takımıyla tutundu, engellilerin fırsat verildiğinde neleri başarabileceğinin simgesi oldu.

Kars'ta 22 yıl önce doğan Çimen'in ailesi önce oğullarının görme engelli oluğunu öğrendi. "Allah'ın imtihanı" diyerek zorluklara göğüs geren aile , oğulların görme engelliler okulunda eğitim alabilmesi için geldikleri İzmir'de otizmle tanıştı.

İmam olan baba Ethem Çimen, AA muhabirine yaptığı açıklamada gözleri görmeyen oğlunun eğitimden geri kalmaması için yaklaşık 15 yıl önce Kars'tan İzmir'e tayin istediğini, ancak İzmir'e geldikten sonra otizmli olduğunun da belirlenmesi üzerine İbrahim'in o okula hiç başlayamadığını anlattı.

Hem görmeyen hem de otizmli bir çocuğu yetiştirmenin zor olduğunu kaydeden Çimen, oğlunun tek başına giyinemediğini, yemek yiyemediğini, sokağa çıkamadığını, iletişim konusunda da sorunlar yaşadığını ifade etti. Çimen, anne baba olarak çocuklarını hiçbir anında yalnız bırakmadıklarını belirterek, "Doğduktan sonra, görme engelli olduğunu öğrenince önce üzüldük. Ancak inancımız kuvvetli, bunun bir imtihan olduğunu biliyoruz. Allah'ın bir imtihanı dedik. Otizmli olduğunu da öğrendiğimizde aynı düşüncemizi koruduk. Elbette hem görme engelli, hem otizmli bir çocukla ilgilenmek zor. Zorluklara sabrettik, şimdi oğlumuzun başarılarıyla gurur duyuyoruz" diye konuştu.

İbrahim'in Menemen'deki Sabahat Akşiray Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi'ne başlamasıyla hayatının değiştiğini aktaran baba Çimen, İbrahim'in müziğe olan yeteneğinin fark edildiğini, ardından yapılan çalışmalarla bu yeteneğin geliştirildiğini vurguladı. Çimen, oğlunun önceleri okuldaki programlarda türküler söylediğini, daha sonra mehter takımında görev aldığını söyleyerek, şöyle devam etti:

"İbrahim, engellerine rağmen hayata küsmedi. Önüne çıkan her zorluğu bizim de desteğimizle aştı. İlahi dinlemeyi çok sever. Eve geldiğinde ilahi yayını yapan radyoyu açar. Dinleyerek birçok ilahiyi de ezberledi. Okulda da mehter takımında marşları seslendiriyor. Ezberi çok kuvvetli. Birkaç kez dinledikten sonra marşı ezberliyor. Sahnede bulunmaktan çok mutlu oluyor. Alkışlanmayı çok seviyor. O alkışlandığında biz de gururlanıyoruz. Onun böyle işler başarabileceğini tahmin etmiyorduk. Mehterde görev aldıktan sonra daha mutlu görüyoruz onu. Okula olan ilgisi arttı, daha sakinleşti. Bir şey başarabildiğini göstermesi, karşılığında da alkışlarla takdir görmesi onu hayata bağlıyor."

- En çok "Sevdim seni mabuduma" marşını seviyor 

İbrahim Çimen de, mehter takımında görev almaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, marş söylemenin zor olmadığını, keyifle seslendirdiğini belirtti.

"Sevdim seni mabuduma" adlı marşı çok sevdiğini kaydeden Çimen, okulda galoş atölyesi ve spor salonunda eğlenceli vakit geçirdiğini söyledi.


    ETİKETLER:

    İzmir

    ,

    mars

    ,

    spor

    ,

    Yemek

    ,

    Aile

    ,

    İmam

    ,

    Fırsat

    ,

    iletişim

    ,

    eğitim

    ,

    engelli