İkinci darbeyi 28 Şubat'ın ardından KPSS'deki usulsüzlükten yedi

İkinci darbeyi 28 Şubat'ın ardından KPSS'deki usulsüzlükten yedi
İkinci darbeyi 28 Şubat'ın ardından KPSS'deki usulsüzlükten yedi
- Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinden 28 Şubat dönemindeki başörtüsü yasağı nedeniyle güçlükle mezun olan Emine Kara'nın öğretmenlik hayali, KPSS'deki usulsuzlüklere takıldı - Kara: - "Başörtüm nedeniyle okulumu güçlükle bitirdikten sonra, 2010 yılında yapılan KPSS'deki kopya skandalı, ikinci darbe oldu benim için"

İZMİR (AA) - MUSTAFA YILDIRIM - Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesindeki eğitimini 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle güçlükle tamamlayan Emine Kara'nın öğretmenlik hayalini, 2010 yılında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı'ndaki (KPSS) usulsüzlük yıktı.

Kara, AA muhabirine, kimya bölümünden 2000'de mezun olduğunu, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yüzünden üniversitede çeşitli zorluklarla karşılaştığını söyledi.

Okul yönetiminin kınama cezaları verdiğini, polis tarafından coplarla kovalandığını ifade eden Kara, sınava girebilmek için 08.00'den 14.00'e kadar gizlenerek yapılacağı saati öğrenmeye çalıştığını anlattı.

Başörtüsü yasağı konusunda Paralel Yapı mensubu öğrencilerin kendilerini yalnız bıraktığını öne süren Kara, şunları dile getirdi:

"İlk şoku ders için laboratuvara girdiğimizde yaşadım. Farklı görüşten bir arkadaş, bana 'arkana dönüp bir bakar mısın?' dedi. Bir baktım ki başörtülü arkadaşların çoğu başını açmış. Bu arkadaşlar, Paralel Yapı'ya bağlıydı. Yanlarına gittim, ' Resmi  yazı geldi mi, niye hemen başınızı açtınız?' diye sordum. Böyle bir karar alındığını, kendilerinin de uymak zorunda olduklarını söylediler. Ben de 'haram yolla helal hizmet yapılır mı, size katılmıyorum' dedim.

O dönem mücadelemizde çok azınlıkta kaldık, bizi yalnız bıraktılar."

- "İkinci darbeyi Paralel Yapı'dan yedim"

Kara, 2010'a kadar sınavlara başörtüsüyle giremediği için KPSS'ye hazırlanamadığını belirtti.

2010'daki KPSS'ye ise çok iyi hazırlandığına işaret eden Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sınav öncesinde Paralel Yapı'ya yakınlığıyla bilinen bazı dershanelerin soruları aldığı ve öğrencilerine dağıtmaya başladığına dair söylentiler duyduk. Bu, konsantrasyonumu bozdu. 'Böyle bir şey varsa atanmamız imkansız, onlar atanacak' dedim ama  zaman  toz konduramadık. Bir taraftan da 'nasıl inançlı insanlar başkasının hakkına girebilir? İftira atıyorlar' dedik ve inanmadık. O sene güzel net yapmama rağmen, soruları ele geçiren çok sayıda kişinin tam puan almaları standart sapmayı etkiledi. 

Bu nedenle de beklediğim puanı alamadım, puanım düştü. O sene buna rağmen ilk 30 binin içindeydim. 28 bin kişi haksız yollarla önüme geçmiş, farkında değilmişim. Bunu, usulsüzlük ortaya çıkınca öğrendik. İkinci darbeyi Paralel Yapı'dan yedim."

Kara, 15 yıldır atanamamasının ülkedeki gidişattan kaynaklandığını öne sürerek, "O sene çok mağdur olduk. Atanabilecek birçok arkadaşımız vardı. Kopya skandalı bizi mağdur etti" dedi.

- "Babam hayattayken öğretmen olduğumu görsün istiyorum"

Kara, atanma umudunu kaybetmediğine dikkati çekerek, kendisini boks maçında yere düşen boksör gibi hissettiğini söyledi.

Babasının 77 yaşında olduğunu kaydeden Kara, şunları ifade etti:

"15 yıldır 'baba, bu sene de olmadı' diyorum. Babama artık atandığımı söylemek istiyorum. Bir anne-baba, evladına verdiği emeği görmek istiyor. Babam hayattayken atandığımı görmesini istiyorum artık. Şu anda ilk 50'nin içindeyim. Mazlumum, mağdurum. Başbakanımızın adaletine inanıyorum. En azından mayısta 15 bin atama yaparak benim gibi mağdurları bir nefes de olsa bu zulümden kurtarmalarını istiyorum."