"İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması"

"İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması"
"İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması"
- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (2) - "Üçüncü Başbakanlık Ofisi'ni İzmir'de açıyoruz. Hükümetimizin İzmir'e verdiği önemi gösterecek şekilde hem bizzat Başbakan olarak sık sık İzmir'e geleceğim hem de fiilen bu bölgede yapılan çalışmalarla yakından ilgileneceğiz" - "Bugün Kılıçdaroğlu, 'Davutoğlu'nun kitabında bu geçiyormuş ama keşke hayata geçirseydi' diyor. İnşallah bu konuşmayı dinliyordur da neyi nasıl hayata geçireceğimizi bir ders olarak okur" - "İzmir sivil toplum kuruluşlarının tüm bu İzmir vizyonuna sahip çıkmalarını bekliyoruz. Bu bir siyasi mesele değil. Bize oy versin vermesin her İzmirli bilmeli ki siyasi iradeyle bütünleşmemiş bir İzmir tarih boyu yükselememiş"

İZMİR (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul'un ardından üçüncü Başbakanlık Ofisi'ni yarın İzmir'de açacaklarını belirterek, "Hükümetimizin İzmir'e verdiği önemi gösterecek şekilde hem bizzat Başbakan olarak sık sık İzmir'e geleceğim hem de fiilen bu bölgede yapılan çalışmalarla yakından ilgileneceğiz" dedi.

Davutoğlu, partisinin İl Başkanlığınca Swiss Otel'de düzenlenen "İzmir Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması"nda yaptığı konuşmada, ülkelerin stratejik perspektiflerinin masa başında ya da ütopik proje iddialarıyla değil, sahada belirlenebileceğini söyledi.

İzmir'in Asya hinterlandıyla bağını güçlendirmesi ve Akdeniz ufkuna açılması gerektiğini ifade eden Davutoğlu, siyasi iradenin İzmir'e taşınması anlamında yarın önemli ve tarihi bir adım atılacağını, Başbakanlık Ofisi'nin hizmete açılacağını bildirdi.

Ankara dışında İstanbul'da bir Başbakanlık Ofisi'nin bulunduğunu hatırlatan Davutoğlu, "Üçüncü Başbakanlık Ofisi'ni İzmir'de açıyoruz. Merkezi planlamanın, devletimizin, hükümetimizin İzmir'e verdiği önemi gösterecek şekilde hem bizzat Başbakan olarak sık sık İzmir'e geleceğim, bir takım toplantıları İzmir'de yapacağım, İzmir'deki bu anlamdaki mevcudiyetimizi ve devletimizin İzmir'e verdiği önemi doğrudan göstereceğiz hem de fiilen bu bölgede yapılan çalışmalarla yakından ilgileneceğiz" diye konuştu.

Son 12 yılda Türkiye 'nin ulaştırma, sanayi, teknoloji ve üniversite politikalarına bakıldığında İzmir'e verdikleri önemin gözlenebileceğini vurgulayan Davutoğlu, İzmir'in, dünyanın küresel ekonomik merkezlerinden biri haline gelen İstanbul ile irtibatının kurulması için aradaki mesafeleri azaltacak projelere başladıklarına dikkati çekti.

İstanbul ile İzmir arasındaki mesafeyi 3,5 saate indirecek otoyolun sadece iki kenti değil, kuzey güney hattında İstanbul ile İzmir arasındaki ekonomik dokuyu tümden değiştireceğini kaydeden Davutoğlu, Çanakkale Boğazı üzerinde yapılan dünyanın en geniş açıklığına sahip asma köprüsüyle İzmir'in Balkanlar'a da en kısa şekilde bağlanacağını söyledi.

- "İzmir'i kör nokta haline getirtmeyeceğiz"

Dışışleri Bakanlığı döneminde Selanik'in belediye başkanıyla görüştüğünü, kendisinin halen görevde bulunduğunu ve bir Ege vizyonuna sahip olduğunu anlatan Davutoğlu, görüşmede İstanbul-Selanik arasındaki trafiğin hızlandırılması için karşılıklı çalışma yapılmasını önerdiğini dile getirdi.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Osmanlı döneminde İstanbul-İzmir-Selanik üçgeni, Ege ve Akdeniz'de en önemli üçgendi. Şimdi Selanik kör nokta haline geldi ama İzmir'i kör nokta haline getirtmeyeceğiz. Onun için Selanik bunu yapamıyorsa biz Çanakkale üzerinden bu irtibatı sağlayacağız. Akdeniz'de düzen varsa ve İzmir o düzeni kuran gücün elindeyse yükselir. Yani Romalıların, Osmanlıların elindeyken yükseldi. İkinci yükselme yolu da eğer bir kriz varsa ve diğer şehirler düşüyorsa, siz bir istikrarı temsil ediyorsanız, orada sizin avantajınıza durumlar doğar. Yani rakip değiliz, düşmesini de istemeyiz ama Atina, Beyrut, İskenderiye ve Kahire ekonomilerinin düşüşü, İtalya ve Fransa'daki ekonomik kriz, Kuzey Afrika'daki siyasi kriz, aslında bu havzada bir istikrar adası konumundaki Türkiye'ye ve İzmir'e özellikle olağanüstü bir imkan sunuyor. İstemeyiz kimsenin düşmesini ama Pire Limanı ile İzmir Limanı arasında bir mukayese yapıldığında, arkasında hinterlandı olmayan bir Pire Limanı'nın rekabet gücü İzmir'e dayanamaz."

- "8 lojistik bölge kurduk, 6'sı inşaat halinde"

İzmir-Ankara arasındaki hızlı trenin, tüm Anadolu kentleri ve Bakü-Tiflis hattıyla Asya'daki orta koridorla birleşip Pekin'e kadar gideceğini belirten Davutoğlu, İzmir'e açılan kolun Akdeniz'e, İstanbul'a açılan kolun ise Avrupa'da Londra'ya kadar uzanacağını bildirdi.

Davutoğlu, "İşte bir ülkeyi merkez ülke kılan budur. 'Lojistik merkez kuralım' demekle değil. Tüm bu hat üzerinde şu anda biz 8 lojistik bölge kurduk, 6'sı inşaat halinde, toplam 14. 6 tanesi de proje halinde. İzmit'teydim bugün, Köseköy'de lojistik merkez kuruyoruz. Daha acısını söyleyeyim. Bu bağlamda Tekirdağ'da lojistik üs kuruyorduk, CHP milletvekili mahkemeye başvurdu, ertelendi. Bir taraftan Türkiye'yi lojistik üs yapma iddiasında bulunacaksın, bir taraftan gelen her projeye engel olmaya çalışacaksın" dedi.

Üçüncü bir hinterland buluşmasının ise İzmir-Antalya hızlı tren ve otoyol hattı olduğunu ifade eden Davutoğlu, bu hattın da Kapadokya ile birleşeceğini söyledi.

Tüm bu haritalar göz önüne alındığında, Asya'dan gelen koridorların İzmir'e doğru yönlendirildiğinin görüleceğini dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bu projeler kesintisiz devam edecek. İzmir sivil toplum kuruluşlarının tüm bu İzmir vizyonuna sahip çıkmalarını bekliyoruz. Bu bir siyasi mesele değil. Bize oy versin vermesin her İzmirli bilmeli ki siyasi iradeyle bütünleşmemiş bir İzmir, tarih boyu yükselememiş. Yine her İzmirli bilmeli ki Asya hinterlandından Avrupa ve Afrika'ya dönük vizyonu olmayan bir yaklaşımla İzmir yükselmez. Peki biz niye Çandarlı'yı yapıyoruz. Dünyanın en önemli konteyner limanı. Asya'daki tüm o hinterland gelecek, bir çıkış noktası olması lazım Akdeniz'e, işte o da Çandarlı. Bugün Kılıçdaroğlu , 'Davutoğlu'nun kitabında bu geçiyormuş ama keşke hayata geçirseydi' diyor. İnşallah bu konuşmayı dinliyordur da neyi nasıl hayata geçireceğimizi bir ders olarak okur. Geçireceğimizi değil geçirdiğimizi, bunların hepsini yapıyoruz."

(Sürecek)