"Merkez Bankası için yasal değişiklik gerekebilir"

"Merkez Bankası için yasal değişiklik gerekebilir"
"Merkez Bankası için yasal değişiklik gerekebilir"
- Eski Borsa İstanbul Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Adayı Turhan: - "Merkez Bankasının araç (politika enstrümanları) kapasitesini artırmak ve bazı konulardaki esnekliğini geliştirmek için yasal değişiklik yapılması gerekebilir fakat araç bağımsızlığının ve fiyat istikrarının Bankanın öncelikli hedefi olduğu hususlarının tartışma konusu yapılmaması gerekiyor" - "Devlet-özel sektör iş birliğinin altyapı projelerinde başarıyla uygulandığı gibi sanayi sektöründe de belli konularda devreye alınacağı bir yaklaşımı mutlaka değerlendireceğiz"

İZMİR (AA) - TOLGA ALBAY - Eski Borsa İstanbul Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Adayı İbrahim Turhan, Merkez Bankasının politika enstrümanlarının kapasitesini artırmak ve bazı konulardaki esnekliğini geliştirmek için yasal değişiklik yapılması gerekebileceğini belirterek, "Fakat araç bağımsızlığının ve fiyat istikrarının Bankanın öncelikli hedefi olduğu hususlarının tartışma konusu yapılmaması gerekiyor" dedi.

Turhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünya ekonomisinde 1990'lı yıllardan bu yana gelişmekte olan ülkelerin gelişmişlerden daha hızlı büyüdüğü bir ortamın bulunduğuna ancak geçen yıl gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızının ABD'nin büyüme hızının altında kaldığına dikkati çekti. Gelecek dönemde ülkelerin büyümeyle ilgili performanslarıyla birbirinden ayrışacağına ifade eden Turhan, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde ekonomik kurumlarında yeniden yapılanmaya gitmek durumunda olduğunu vurguladı.

Turhan, İngiltere ve ABD gibi gelişmiş ülkelerde küresel kriz sonrası birçok kurumun yapısında değişiklikler yapıldığını, fonksiyon ve görevlerinin yeniden tanımlandığını, Türkiye'nin de tecrübelerden faydalanması ve benzer bir yapılandırmayı hayata geçirmesi gerektiğini dile getirdi.

"Ekonomik programımızın merkezine büyümeyi koyarak, yaklaşım biçimimizi kapsamlı biçimde gözden geçirerek yapısal reformlarla desteklenmiş bir yeni ekonomik programla milletimizin karşısına çıkmalıyız" diyen Turhan, serbest piyasa etkinliğinin artırılmasını ve devlet-özel sektör ilişkisinde yeni seçeneklerin değerlendirilmesini öngördüklerini kaydetti. Turhan, "Devletin özel sektöre sadece pasif değil, aktif destek sağladığı, kalkınma bankacılığının, yatırım bankacılığının, sermaye piyasalarının yatırım finansmanda daha önemli roller oynadığı, devlet-özel sektör iş birliğinin altyapı projelerinde başarıyla uygulandığı gibi sanayi sektöründe de belli konularda devreye alınacağı bir yaklaşımı mutlaka değerlendireceğiz" diye konuştu.

Merkez Bankasının da İngiltere ve ABD'deki merkez bankalarına benzer şekilde daha güçlü rol oynayacağı bir pozisyon kazanması gerektiğine işaret eden Turhan, ilgili yasada bazı fonksiyonlar tanımlanmış olsa da bunların yoruma açık olduğunu söyledi.

Yasada, Merkez Bankasının fiyat istikrarı hedefiyle çelişmemek kaydıyla büyüme ve istihdam politikasına destek olacağının ifade edildiğini ancak fiyat istikrarıyla büyüme ve istihdam arasında çelişki olup olmadığı konusunun tamamen bir yorum meselesi olduğunu savunan Turhan, Merkez Bankasında görev yaptığı sırada 2009-2010 yıllarında proaktif bir anlayışla politikalar belirlediklerini kaydetti.

Turhan, şunları söyledi:

"Gelenekselin, alışılagelmişin, kalıpların dışında, daha geniş bir perspektifle, analitik bir bakışla ve özellikle dünyada merkez bankalarının son yıllardaki gelişmeleri dikkate alarak tanımlama yapılması halinde yasada değişiklik yapılmaksızın Merkez Bankasının yeni Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayabileceğine inanıyorum. Tıpkı İngiltere ve Avrupa merkez bankalarının yaptığı gibi finansal istikrarla fiyat istikrarı arasında dengeyi sağlarken Merkez Bankası'nın daha güçlü ol oynayacağı bir yapıya doğru yol almamız büyük önem taşıyor. Tabii burada geçmişten tevarüs edilen bazı alışkanlıklar, 1990'lı yılların ekonomi mantığıyla oluşturulmuş kalıplar bizi sınırlamamalı, engellememeli.

Merkez Bankasının araç bağımsızlığından taviz vermeden finansal istikrar ve fiyat istikrarıyla çelişmemek üzere büyüme ve istihdamla ilgili rolünü daha güçlü bir şekilde yerine getirebilmesi için araçlarını, kabiliyetlerini ve kapasitesini geliştirebilmeliyiz. Merkez Bankasının araç kapasitesini artırmak, bazı konulardaki esnekliğini geliştirmek için yasal değişiklik yapılması gerekebilir fakat Merkez Bankasıyla ilgili mutlak suretle aklımızda tutmamız gereken şey, Merkez Bankası'nın hem araç bağımsızlığının hem de fiyat istikrarının öncelikli hedefi olduğu hususlarının tartışma konusu yapılmamasıdır. Bunlar sağlandıktan sonra Avrupa Merkez Bankasının gösterdiği esnekliği bizim Merkez Bankamızın da göstermesi hiç kimse açısından bir sorun olarak da görülmemeli."

Turhan, Merkez Bankasının politikalarını uygularken sadece faiz aracını kullanmasının sağlıklı olmadığını, bu araçların artırılması ve para politikasının yatırımcılar tarafından kolay anlaşılır bir pozisyona getirilmesi gerektiğini kaydetti.

- "Devlette performans bütçelemesine geçmeliyiz"  

İbrahim Turhan, yeni dönemde Ar-Ge ile ilgili çok kapsamlı bir çalışma yapıldığını, 2023 yılına kadar bu harcamaların milli gelire oranını yüzde 3'e çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Hem üniversite hem sanayi ayağında somut desteklerle katma değeri yüksek ürün payını mutlaka artıracaklarını ifade eden Turhan, dünyanın gelecek dönemde inovasyon konusunda ciddi sıkıntılar yaşayabileceğine dikkati çekti. Daha önce 1930 ve 1970'li yıllarda mevcut teknolojilerin sınırlarına erişilmesinin ekonomik krizleri beraberinde getirdiğini, bugün de benzeri bir tehlikenin bulunduğunu ileri süren Turhan, şöyle devam etti:

"Son değişimden sonra aşağı yukarı yine 40 yıl geçti. Mevcut kullandığımız teknolojilerde doğal sınırlara yaklaşmış durumdayız. Önümüzdeki dönemde tıpkı 1930 ve 1970'lerde olduğu gibi bir sıçrama yaşanacağını tahmin ediyorum. Buna yetişirsek ve yakalarsak Türkiye bu dalgayla beraber yükselir ve üst gelir grubuna rahatlıkla ulaşır. Bunun için üretimi merkeze alan bir zihin yapısıyla kamu hizmetlerinin etkinliğini ve verimliliğini artırmamız gerekiyor. Devlette performans bütçelemesine geçmemiz gerekiyor. Performans ölçümü ve kariyer yönetiminin devletin de merkezinde yer alması gerekiyor ama bunu yapabilmemiz için güçlü bir iktidar ve yeni bir anayasayla yola devam etmemiz gerekiyor."     

- Yabancı yatırımcının endişesi

Türkiye'de yabancı yatırımcıların en çok görüştüğü insan olduğunu, seçim sürecinde dahi yatırımcılarla görüşmeler yaptığını anlatan Turhan, bu yatırımcıların AK Parti hakkında yanlış yönlendirilmekten şikayetçi olduklarını söyledi. Konuyu biraz irdeleğinde bunun arkasından "Paralel İhanet Çetesi" olarak isimlendirdikleri Türkiye'nin aleyhine faaliyet göstermekte olan unsurların çıktığını savunan Turhan, şunları söyledi:

"Bu, kabul edilemez bir şey. Hele hele bu çeteyle yurtiçinde bazı kesimlerin, bir takım basın yayın kuruluşlarının iş birliği içerisinde Türkiye'yi ekonomik olarak sıkıntıya sokacak, uluslararası hukuk karşısında zor duruma düşürecek tarzda propaganda yürüttüklerini görmek beni çok üzdü. Gerçekleri anlatınca yabancı yatırımcılar da bana açıkça seçimden sonra AK Parti'nin iktidara gelmesi halinde Türkiye'ye çok ciddi bir sermaye girişi olmasının beklenmesi gerektiğini ifade etti. Bu hem doğrudan sermaye yatırımı hem portföy yatırımı şeklinde olacak. Şu anda küresel yatırımcıların portföylerinde Türkiye menkul kıymetleri, Türkiye varlıkları yeteri kadar ağırlıkta değil. Kara propaganda onların da zihninde soru işaretleri uyandırmış ve bir kısmı pozisyonlarını kapatmış bir kısmı da yeni pozisyon açmamış ama yakın zamanda bu kara propagandanın ortadan kalkması, belirsizlik ortamı ve tereddütler ortadan kalkacak."

- İzmir'deki seçmen kararsız

İzmir'de milletvekili adayı olduğu 2. bölgede yaptığı görüşmeler sonucu CHP seçmeninin büyük bölümünün kararsız durumda olduğunu gördüğünü savunan Turhan, bugüne kadar siyasetin ideolojik kampanyalar üzerinden şekillendiği kentte hizmet ihtiyacının tüm kesimler tarafından kabul edilir hale geldiğini iddia etti.

İzmir seçmeninin artık hizmet istediğini söyleyen Turhan, "Bu seçimde de kentin sorunlarına nasıl çözüm üretecekleriyle ilgili muhalefet partilerinin vaatleri yok. Biz tarımdan sanayiye, turizmden eğitime, sağlığa ve lojistiğe kadar çok daha somut ve hayata dokunan projelerle insanların karşısına çıkıyoruz. Bu da çok olumlu tepkiler getiriyor. İzmir, demokrasinin, serbest düşüncenin, liberalizmin kalesidir. Başka bir siyasi partinin kalesi değildir" diye konuştu.