"Modern İpek Yolunda Stratejik Üs: İzmir" Paneli

"Modern İpek Yolunda Stratejik Üs: İzmir" Paneli
"Modern İpek Yolunda Stratejik Üs: İzmir" Paneli
- Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım: - "Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak yürüttüğü projeler, bölgesel ve küresel barışa, kardeşliğe katkı sağlayan projeler olmasının yanında Avrupa'nın arz güvenliğini de dikkate alan bir görev ifa ediyor" - SOCAR Türkiye Başkanı Yavuz: - "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük reel sektör yatırımlarını yapıyoruz"

İZMİR (AA) - Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım,  Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak yürüttüğü projelerin bölgesel ve küresel barışın yanı sıra  Avrupa 'nın ham madde arz güvenliğini de dikkate alan bir görev ifa ettiğini söyledi.

Yıldırım, Hazar Strateji Enstitüsünün (HASEN) düzenlediği Modern İpek Yolunda Stratejik Üs: İzmir Paneli'nde, insanlık tarihi kadar eski olan İpek Yolu'nun önemine işaret etti.

Dünyada artık "küresel yakıcı rekabet" koşullarının olduğunu, bu nedenle "İpek Yolu" kavramının çok esaslı şekilde ele alınması gerektiğini dile getiren Yıldırım, İstanbul 'da yapımına başlanan en büyük havalimanı yatırımının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini anlattı.

"Gelecek, doğu ülkelerinin dinamizminde" diyen Yıldırım, ticari faaliyetlerin ister batıda ister doğuda olsun büyük oranda Türkiye coğrafyasında şekilleneceğini belirtti.

Demiryolu ve otoyol projelerinin tamamlanmasıyla Anadolu topraklarının Asya ve Avrupa bağlantılarında bir kesinti kalmayacağına dikkati çeken Yıldırım, "Diğer önemli bir konu Azerbaycan - Gürcistan - Türkiye arasındaki doğrudan demiryolu ulaşımı çok önemli bir eksiklikti. Kolay olmadı ama sonunda projeye başladık. Önümüzdeki sene oradan trenleri yürüteceğiz" dedi.

 Doğu- batı koridorunun önemini en fazla kavrayan iki ülkenin Azerbaycan ve Türkiye olduğunu vurgulayan Yıldırım, iki ülke ortaklığında alınan tüm projelerin bölge barışına hizmet ettiğini söyledi.

Yıldırım, şöyle konuştu:

"Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak yürüttüğü projeler, bölgesel ve küresel barışa, kardeşliğe katkı sağlayan projeler olmasının yanında Avrupa'nın arz güvenliğini de dikkate alan bir görev ifa ediyor. Bunların batıyla doğu arasındaki dostluk bağlarının güçlendirecek adımlar olduğunu görüyoruz. Bakü-Kars-Tiflis Projesi, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi, Şahdeniz Projesi ve şimdi de Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP). Avrupa, bugün enerji arz güvenliği konusunda ciddi sıkıntı çekiyor. Ukrayna ile Rusya arasında yaşanan sıkıntı Avrupa ülkelerini bir anda tedirgin ediveriyor. Bu TANAP bir anlamda Türkiye vasıtasıyla bu ülkeler arasında çok ciddi bir alternatifi de sağlamış oluyor. Bir millet, iki devlet olmanın gereği olarak kısa vadeli menfaat ilişkileriyle değil uzun vadeli, bölgenin selameti, barışı için bütün gücümüzle çalışıyoruz." 

Göstermelik stratejik ortaklıklar istemediklerini, bu konularda lafa değil icraata bakılması gerektiğini dile getiren Yıldırım, bunun SOCAR'ın yaptığı 20 milyar doları bulacak olan Star Rafinerisi gibi olması gerektiğine işaret etti.

Yıldırım, Türkiye'nin bölgedeki sömürge ve işgal heveslilerine de asla müsamaha gösteremeyeceğini ifade ederek, "Biz Ermenistan'ın Türkiye üzerindeki tezviratlarını, gerekse de Azerbaycan'daki Karabağ bölgesindeki işgallerini kabul etmeyiz. Azerbaycan'ın canını sıkan, rahatsız eden her şey bizim canımızı sıkar. Azerbaycan için iyi olan neyse, bizim için odur, kötü olan neyse bizim için de aynıdır" diye konuştu.

İzmir'in stratejik konumuyla batıdan doğuya yeniden hareketlenen İpek Yolu üzerinde tarihteki işlevini yeniden yerine getirmesi için alt ve üst yapı yatırımlarının önemine işaret eden Yıldırım, İzmir'deki liman yatırımlarıyla Ege Bölgesi'nin başlı başına bir lojistik üs haline geldiğini dile getirdi.

- SOCAR'ın yatırımları

SOCAR Türkiye Başkanı Kenan Yavuz da Osmanlı İmparatorluğu'nda gerileme ve çöküş nedeni olarak ticaretin, tarihi İpek Yolu'ndan okyanuslara kayması olarak gösterildiğini, SOCAR'ın öncülüğünde Türkiye ve Azerbaycan ortaklığında yapılan yeni yatırımlarla bu yolun yeniden canlandığını söyledi.

Böylece Türkiye'nin yeniden bir yükseliş dönemine girdiğini anlatan Yavuz, son 13 yılda gerçekleştirilen büyük alt yapı devrimlerinin bunun göstergesi olduğunu kaydetti.

Tarihi İpek Yolu'nun Çin'den başlayarak Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye zincirinin projelerle tamamlanmak üzere olduğunu ifade eden Yavuz, şöyle konuştu:

"İstanbul-İzmir otoyolunun da ilavesiyle birlikte İzmir yeniden ekonominin üssü haline geliyor. Bu devrimin mimarı olan Sayın Bakanımız Binali Yıldırım'ın da İzmir'le bütünleşmiş olması, İzmir için büyük bir şans olacak. Türkiye-Azerbaycan stratejik ortaklığı ve kardeşliğiyle Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve talimatlarıyla yatırım portföyü yapıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük reel sektör yatırımlarını yapıyoruz. Yaklaşık 10 milyar dolarlık bir yatırımla petrokimya, rafineri, enerji, lojistik, dağıtım ve iletim entegrasyonuna dayalı bir yatırım portföyü yürütüyoruz. İzmir böylece bu anlamda bir sanayi merkezi olma yönünde atılım içindedir."