- Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu:

- Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu:
- Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu:
"Bundan böyle ormanlarımız, kırsal kalkınmada mahalleler, köyler için lokomotif olarak kullanılacak. Kalkınmanın lokomotifi olarak kullanılacak" - "Küçük Menderes havzasına geç başlandığı için geçmiş hükümetler adına sizlerden özür diliyorum"

İZMİR (AA) - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, ormanların bundan böyle kırsal kalkınmada lokomotif olarak kullanılacağını söyledi.

 Ödemiş ilçesine bağlı Bülbüller Mahallesi'nde, delice aşılaması ve doğaya keklik salım töreni düzenlendi.

Törene, giydiği yörük kıyafetiyle gelen Bakan Eroğlu, yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'ın başbakan iken kendisine, "Küçük Menderes ovasına şimdiye kadar bir çivi çakılmamış, Veysel hoca, git ne gerekiyorsa yap" dediğini, AK Parti öncesinde ise bu verimli topraklarda hiçbir baraj, sulama, dere ıslahı gibi çalışmanın yapılmadığını anlattı.

Bölgenin "evladı" olarak bu duruma çok üzüldüğünü, adeta "yıldırım hızıyla" geciken yılların telafisi için çalışmaya başladıklarını belirten Eroğlu, 7 baraj ile birlikte göletlerin, sulama tesislerinin yapılması için talimat verdiğini kaydetti.

Göreve geldiklerinde bölgenin sulaması için büyük önem taşıyan Beydağ Barajı'nın mevcut haliyle 76 yılda bitirilebilecekken, AK Parti hükümetinin 3 yıl gibi kısa bir sürede burayı tamamladığını vurgulayan Bakan Eroğlu, "Küçük Menderes havzasına geç başlandığı için geçmiş hükümetler adına sizlerden özür diliyorum. 40 yıl önce bunun yapılması lazımdı. Bu mümbit, bereketli topraklara barajlar, sulamalar, ağaçlandırma yapılmaz mı hiç? Ama Allah'a şükür geçen zamanı telefi etmek için gece gündüz çalıştık" dedi.

"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır" düsturuyla çalıştıklarını, İzmir'in hizmetkarı olduğunu, Küçük Menderes havzasında Rahmanlar Barajı'nın yüzde 35'inin, Aktaş Barajı'nın yüzde 70'inin, Bademli Barajı'nın yüzde 90'ının bittiğini ve Ergenli Barajı'nın ihalesinin yapıldığını dile getiren Veysel Eroğlu, "Devletin parası bol. Neden bol? Biz topladığımız, sizlerin alın terinizle ürettiğiniz ve devlete vergi olarak verdiğiniz paraları sizlere hizmet olarak aktarıyoruz. Eski Türkiye 'de toplanan vergilerin yüzde 86'sı faiz lobisine gidiyordu. Faiz lobisi bütün vergileri hortumluyordu. Sizlere bir şey kalmıyordu. Dere ıslahı bile ihale edilemiyordu. Şimdi biz, Allah'a şükür sadece İzmir'de 36 tane baraj, gölet yapacağız. Hatta, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yapması gereken bazı dere ıslahlarını da 'biz yapalım' dedik. Yapılabiliyorsa biz yaparız" diye konuştu.

-"Onlar laf söyler, biz iş yaparız"

Küçük Menderes bölgesine yapılacak bütün hizmetleri 2 yıl içinde tamamlayacaklarını ve Ödemiş ilçesine 2 adet daha otomatik meteoroloji istasyonu kuracaklarının müjdesini veren Eroğlu, şunları söyledi:

"Yapılacak her şeyi biz yaparız. Burada diğer partilerin vekil adayları, genel başkanları dahil bir çivi çakamaz. İzmir'e bizim 466 projemiz var. 2019 yılına kadar onu yapmak bizim boynumuzun borcu. Bizim eserlerimiz burada. 35 tane de daha önceden olmak üzere 501 projeyle İzmir'de destan yazacağız, destan. Bunu yapacak heyecan, tecrübe, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruma anlayışı sadece bizde var. Bu kardeşiniz İSKİ'yi devraldı, 2,5 milyar dolar hortumlanmış. İSKİ skandalının üzerine geldik. Suyu olmayan İstanbul'a su verdik. Sadece hortumları kestik. Bütün kurumlarda hortumları kese kese gelen bir kardeşinizim. Dolayısıyla, onlar boşuna konuşmasınlar. Onların cemaziye'l-evvelini en iyi bilen benim. İSKİ'de 2,5 milyar dolar ödedik, 600 tane tesis açtık. Merkezi hükümetin yapması gereken bütün barajları, dev isale hatlarını, arıtma tesislerini biz yaptık. İşte fark bu. Onlar boşuna konuşmasınlar. Onlar laf üretir, biz yaparız. Onlar laf söyler, biz iş yaparız."

-1,5 milyon delice aşılanacak

Delicelerin aşılanması sayesinde köylülere ekonomik olarak katkıda da bulunacaklarını ifade eden Eroğlu, bu kapsamda Türkiye genelinde 1,5 milyon delicenin aşılanacağını dile getirdi.

Aşılanan delicelerin bakımını 3 yıl boyunca kendilerinin üstleneceğini ve bunların köylülere kurayla dağıtılacağını anlatan Bakan Eroğlu, yetişen zeytinlerin her bir aileye ayda yaklaşık bin lira gibi bir gelir getireceğine işaret etti.

Veysel Eroğlu, hane başına ortalama 77 zeytin ağacının düştüğünü, bu ağaçların sahibinin artık mahalleli olduğuna vurgu yaparak, şöyle devam etti:

"Eskiden 'devlet ormanı' vardı. Ormana giremezsin, girersen yakarız, orman kanunu uygularız. Ormandan istifade edemezsin. Bir tane dal koparıp yanlışlıkla otomobiline yüklediğinde, otomobile bile el koyarız. Madem her şey millet için, 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' diyoruz. Bundan böyle ormanlarımız, kırsal kalkınmada mahalleler, köyler için lokomotif olarak kullanılacak. Kalkınmanın lokomotifi olarak kullanılacak. Eskiden insanlar değil, ormana hayvanlar da giremiyordu. 'Hayvanlar da giremez' diye kanun vardı. Bir tarihte arıcılar benden randevu istediler. Ben de Tarım Bakanı'na gitmelerini söyledim ama benimle işi olduklarını söylediler. Geldikleri zaman, 'Biz ormancılardan kaçacak delik arıyoruz' dediler. Sebebini sorduğumda, kanuna göre hayvanların ormana giremeyeceğini, arının da bir hayvan olduğunu, arıcıların da giremediğini söylediler. Dedim 'böyle şey olur mu?' Bunun üzerine bal ormanları kurmaya başladık. Belli alan ayırıyoruz. Zirai mücadele ilacı, gübre yok. Organik bal üretimi için ortamı hazırlıyoruz. İsterse kredi de veriyoruz. Yüzde 20'si de hibe. Arıcılığı geliştirdik. Şu anda 227 tane bal ormanı var. Bunun o kadar büyük faydası oldu ki Türkiye, bal üretiminde dünyada 6'ncı sıradaydı, şimdi 2'nci sırada."

Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez ise bundan önce "devlet ormancılığı"nın olduğunu, "ormanıma yaklaşma, dokunma, sakın girme" anlayışının hakim olduğunu, Bakan Eroğlu'yla birlikte bunun "millet ormancılığı" şeklini almaya başladığını kaydetti.

Akdeniz ve Ege'de maki korumasında zeytin deliceleriyle örülü alanların aşılanarak köylülere dağıtılacağını ve bu alanları milli ekonomiye kazandıracaklarını ifade eden Üzmez, "Orman köylüsü bizim artık dostumuz. Diktiğimiz fıstık çamlarını, gelir getirici türleri ormanlara, dağlara dikerek, sizlere bunu dağıtacağız. Sizler ömür boyu bunun gelirinden faydalanarak, ekonomiye ciddi katkıda bulunacaksınız" şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve protokol üyeleri, aşılanacak delicelerin köylülere dağıtımı için kura çekti ve sertifika verdi.

Doğaya keklik salan Bakan Eroğlu, bir deliceye de zeytin aşısı yaptı.