"Sessizlerin dünyası"na gönüllü giriş

"Sessizlerin dünyası"na gönüllü giriş
"Sessizlerin dünyası"na gönüllü giriş
- İzmir'de katıldığı bir programda işitme engellilerin iletişim sağlayamamasından etkilenerek işaret dili öğrenen Ayşe Gürbulak, dernek kurarak 4 bin kişiye "sessizlerin dünyası"na girebilmek için ders verdi - Ailesinde herhangi bir engelli bulunmamasına rağmen işaret dili öğrenen Gürbulak, bu dilin yaygınlaşması için çalışmalarını sürdürüyor - Gürbulak: - "İşaret dilinin yaygınlaşması' demek, 'işitme engellilerin toplumsal hayata katılımı, hizmet eşitliği, bilgiye erişimi' demekti. Bunun için taşın altına elimizi koyduk"

İZMİR (AA) - RAMAZAN ERCAN - Ailesinde herhangi bir engelli bulunmamasına rağmen işitme engellilerden etkilenerek işaret dili öğrenen Ayşe Gürbulak, bir yandan dernek kurup 4 bin kişiye "sessizlerin dünyası"na girilebilmesi için ders verirken diğer yandan da bu dilin yaygınlaşması için çalışmalarını sürdürüyor.

İzmir'de katıldığı bir etkinlikte işitme engelli 4 kişinin iletişim kuramamasından etkilenerek "sessizlerin dünyası"na girmeye karar veren Ayşe Gürbulak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, işaret dilinin bilinmemesinden dolayı bu kişilerin toplum dışında kaldığını ve bu dili öğrenmeye karar verdiğini belirtti. 

"Sorun varsa ve çözümün bir parçası değilseniz, sorunun parçasısınız" görüşünü ifade eden Gürbulak, çözümün parçası olmaya karar verdiğini, işaret dilini öğrendikten sonra öğretici olduğunu söyledi.

Türkiye genelinde yaklaşık 3,5 milyon işitme engellinin bulunduğunu, bu kişileri toplumsal hayata dahil edebilmek için çalışma yürüttüklerini dile getiren Gürbulak, bunun için Zeki Buzgan başkanlığında İşaret Dili Çevirmen ve Eğiticileri Derneği kurduklarını aktardı. 

- Sağlık çalışanından polislere kadar eğitim

İşitme engellilerin toplumun her alanında karşılaştıkları sıkıntıları aşabilmeleri için gerek kamuda gerekse özel sektördekilerin işaret dili öğrenmesinin önemine dikkati çeken Gürbulak, "İşitme engellilerin hizmet aldığı yerlerde büyük sıkıntılar yaşadık. Sağlık, adliye, emniyet gibi yerlerde problemler olabiliyordu. Buralara tercüman eşliğinde gidilmesi gerekiyordu. Bu kapsamda sağlık çalışanlarından polislere, öğrencilerden özel sektör çalışanlarına kadar yaklaşık 4 bin kişiye işaret dili eğitimi verdik" dedi.

İşaret dili öğrenmek isteyenler için dernek binasında kurslarını sürdürdüklerini aktaran Gürbulak, şöyle konuştu:

"İşaret dilinin yaygınlaşması' demek, 'işitme engellilerin toplumsal hayata katılımı, hizmet eşitliği, bilgiye erişim' demekti. Bunun için taşın altına elimizi koyduk. Birçok insanı da gönüllü olmaya teşvik ettik. Küçük birleşimlerle büyük sorunları çözebileceğimizi anlattık. Daha fazla insana ulaşabilmek için yeni öğrenciler yetiştirmeye devam ediyoruz. İşaret dili öğrenen öğrencilerimizle birlikte koskoca bir ordu olduk, 4 bin kişiye ulaştık. Şu anda 4 üniversitede eğitimlere devam ediyoruz."

- "İşitme, engelliler şaşırıyor"

Gürbulak, işaret diliyle anlaştığı işitme engellilerin, kendisinin işitme engelli olmadığını, ailesinde de bu tür bir engellinin bulunmadığını öğrendiklerinde çok şaşırdıklarını anlattı. 

Kurslara işitme engellilerin yanında bu dili öğrenmek isteyenlerin katıldığını bildiren Gürbulak "İşitme engellilerle işaret dili öğrenen öğrencilerimiz bir araya gelip şarkılar söylüyorlar. Düzenlediğimiz bir şarkı yarışmasında birinciliği işitme engelli bir gencimiz, ikinciliği ise böyle bir engeli olmayıp da işaret dili öğrenen öğrencimiz kazandı" diye konuştu.

- İşaret dili köprü oldu

İşitme engellilerle, işaret dili bilinmese dahi kağıda yazılarak anlaşılabileceği yönündeki düşüncenin doğru olmadığını ifade eden Gürbulak, "İşaret dili çok farklı bir şey. İkimizin dünyasını birleştirmenin tek yolu var o da işaret dili. Biz iki ayrı dünyada yaşıyoruz ama birbirimizin dünyasına geçecek bir köprü var. Ona da işaret dili diyoruz" dedi.

Gürbulak, işaret dilinin yaygınlaştırılarak herkes tarafından öğrenilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.