Uluslararası Yatırımcılarla İstişare Toplantısı

Uluslararası Yatırımcılarla İstişare Toplantısı
Uluslararası Yatırımcılarla İstişare Toplantısı
- Ekonomi Bakanı Zeybekci: - "2015 ocak-ağustos döneminde uluslararası doğrudan yatırım miktarı yüzde 35,5 arttı. Şu an itibarıyla 11,8 milyar dolar, eylül ve ekim ayı da son derece başarılı geçiyor. 2015 yılını yüzde 35-40'lar civarında artışla kapatacağız" - "1 Kasım ışığının görülmesiyle birlikte spekülatif marj ortadan kalkacaktır, göreceksiniz biz dolar endeksini oluşturan para birimlerinden pozitif anlamda daha ayrışır hale geleceğiz. Belki Merkez Bankasının üzerinde ihracat kesiminden bir baskı bile oluşmaya başlayabilir"

İZMİR (AA) - Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, uluslararası doğrudan yatırım konusunda Türkiye ekonomisinin çok iyi performans sergilediğini belirterek, " 2015 yılını yüzde 35-40'lar civarında artışla kapatacağız" dedi.

Zeybekci, Ekonomi Bakanlığı ile Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) tarafından düzenlenen, "Uluslararası Yatırımcılarla İstişare Toplantısı"nda, Ankara 'daki terör saldırısının toplumda fay hatları ve kırılmalar yaratmayı hedeflediğini, bu saldırıya karşı gösterdiği yüce duruş nedeniyle Türk milletine minnet ve şükranlarını arz ettiklerini belirtti.

Anadolu'nun tarihi boyunca yabancı sermayenin en çok toplandığı merkez olduğunu anlatan Zeybekci, Ekonomik Bakanlığının da aslında bir "YASED bakanlığı" olarak görülmesi gerektiğini dile getirdi.

- "Yabancı sermaye de öz sermayemizdir"

Türkiye'nin evrensel standartlarda hukuk sistemi, demokrasi ve yatırım ortamını sağlaması durumunda bu topraklara kendiliğinden bir sermaye akışı olacağını kaydeden Zeybekci, Orta Asya'ya yaptığı bir ziyaret sırasında "sermaye" kelimesinin aslında "ser maya" yani "öz maya" kelimesinden türediğini öğrendiğinde çok şaşırdığını söyledi.

"Yabancı sermaye" terimindeki "yabancı" kelimesinin olumsuz bir algılamaya neden olduğunu, buna "daha sempatik bir tanım bulunması gerektiğini" ifade eden  Zeybekci, şöyle konuştu:

"Her kim, benim ülkeme gelip de benimle aynı kanuna sahip olarak bu ülkenin geleceğinde, kaderinde benimle birlikte olmak istiyorsa onun benim başımın üzerinde yeri vardır. Bu, bizim için bire bir öz sermayemiz. Bu ülkenin geleceğinde benimle beraber olmaya razı olarak geldiyse, aynı kaderi paylaşmaya geldiyse benim için öz yani yerli dediklerimizden daha bir özel tutmamız lazım. Türkiye olarak biz bunu başardık. Dışarıdan bu topraklara gelen sermayeyi farklı görerek, onu biraz pozitif ayrımcılıkla görmeyi de hakikaten başarmışız. Bunun devamı anlamında da yapılması gerekenler noktasındaki talepleri de sonuna kadar anlayışla karşılıyoruz." 

Zeybekci, ISO 500 içinde 130'a yakın firmanın yabancı sermayeli olduğunu, sayı olarak yüzde 20 civarında olmalarına rağmen bu firmaların ilk 500'ün brüt katma değerinin yüzde 40'ını, dönem karının yüzde 34'ünü, ihracatının yüzde 41'ini oluşturduğunu ve istihdamın da yüzde 28,5'ini barındırdığını kaydetti.

- "Yabancı yatırım, kırılganlık beklentilerine rağmen artıyor"

Yabancı sermayeli firmaların yatırımlar konusunda da aktif bir rolde olduğunu vurgulayan Zeybekci, 20 Haziran 2012'de uygulanan yeni teşvik kanunu kapsamında Ağustos 2015'e kadar 13 bin 586 yerli, 797 uluslararası sermayeli firmaya 14 bin 383 yatırım teşvik belgesi düzenlediğini, yerli firmaların sabit yatırım tutarının 202,8 milyar lira, yabancı firmaların ise 62,5 milyar lirayı bulduğunu anlattı.

Türkiye'nin yabancı sermaye girişiyle ilgili son dönemdeki performansına da dikkati çeken Zeybekci, şöyle konuştu:

"Geçen sene, tüm dünyadaki makro ekonomik kırılganlık beklentilerine ve dünyada doğrudan yabancı yatırımların akışının yüzde 16 azalmasına rağmen Türkiye'de bir önceki yıla göre biraz artışla 12,6 milyar dolar oldu. 2015 Ocak-Ağustos döneminde uluslararası doğrudan yatırım miktarı yüzde 35,5 arttı. Şu an itibarıyla 11,8 milyar dolar, eylül ve ekim ayı da son derece başarılı geçiyor. 2015 yılını yüzde 35-40'lar civarında artışla kapatacağız."

Türkiye ekonomisinin kamu borçlarının milli gelire oranı, bütçe açığı, dış ticaret dengeleri gibi göstergelerde hızla iyileştiğini ve sağlam durumda olduğunu dile getiren Zeybekci, bir ekonomi bakanı olarak bu açıklamaları yaparken çoğu zaman riske girdiğini belirtti.

Türkiye'nin ABD Merkez Bankasının alacağı kararlardan iddia edilen oranda etkilenmeyeceğini söylediğini, ocak ayındaki hareketlilik sırasında da Merkez Bankasının müdahale etmesine gerek olmadığını, tüm dünyada oluşacak global hareketlenme karşısında Merkez Bankasının elinde bunu yönetecek kadar bir güç olmadığını anlattığını ifade eden Zeybekci, şöyle devam etti:

"Dünyada oluşan GSMH'nin yüzde 1'ine bile sahip olmayan bir ülkenin bu şekilde bir hareketlenme karşısında duracağım demesi çok mantıklı görmedik. Onun için de müdahaleye gerek yoktur, piyasa kendi dengesini bulacaktır. Türkiye'yi sürdürülemez bir borç ve döviz ihtiyacıyla paniğe sokacak, tefeciye düşürecek bir borçlanma döngüsü yaratır. Gerek kamu, gerek özel." 

- Öngörüler ve Bej kitap

Türkiye'nin ihracatın yüzde 43'ünü AB'ye yaptığını, doğrudan yabancı sermayesinin de yüzde 72'sini AB'den aldığını, dolayısıyla asıl etkilenmenin AB Merkez Bankası kararlarından olacağını savunan Zeybekci, bu kurumun da ABD'nin tersine parasal genişleme ve faiz indirimi politikası güttüğünü, bunun Türkiye ekonomisine vereceği pozitif etkilerle ABD Merkez Bankasının vereceği olumsuz etkilerin "nötralize edileceğini" ve ekstra bir maliyet ödenmesine gerek kalmayacağını dile getirdi.

Kendisinin ekonomi profesörü olmadığını, parlak ekonomi üniversitelerinden diplomasının bulunmadığını ancak bu ülkede maaş nasıl ödenir, üretim, ihracat nasıl yapılır bunları bilen birisi olarak "öngörüleri konusunda fena olmadığını" düşündüğünü söyleyen Zeybekci, doların değerlenmesinin ABD ekonomisi için de sürdürülebilir olmayacağını daha önce bir çok defa ifade ettiğini anımsattı. 

Zeybekci, bu görüşün Fed'in dün yayınlanan raporunda da geçtiğini ifade ederek, "Fed'in dün yayınlanan Bej Kitabı'nda da aynen şunu söylüyor, 'aşırı değerli dolar, ABD ekonomisini durgunluğa götürür, sürdürülebilir değildir. ABD ekonomisi için faiz artırımı ne derece gerçek ve güçlü bir adım haline gelecek? Bunu da sizlerin takdirine arz ediyorum?" diye konuştu.

- "Ekonomi yorumcuları haksızlık yaptı"

Zeybekci, Türkiye ekonomisinin ateş çemberi bir coğrafyaya rağmen Avrupa'da değerler anlamında en iyi, gelecek vadeden, heyecan yaratan ekonomilerinden birisi olduğunu, son 1,5 yılda 4 seçim yapılmasına rağmen bütçe fazlası verilmeye devam ettiğini söyledi. Zeybekci, "Önümüze bakalım, bu ülkenin geleceği dünyanın en parlak geleceklerinden biri olacaktır. Tüm para pompalamalarına rağmen canlanamayan ekonomilere bakın bir de Türkiye ekonomisine bakın" dedi. 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, televizyon ekranlarına çıkan bazı yorumcuların ekonomiye sadece kur açısından bakarak analizler yaptığını, bunların bir kaç gündür sustuğunu ancak Türkiye'ye büyük haksızlıkta bulunduklarını bildirdi.

Şu anda Türk lirasının değeri üzerinde spekülatif bir bölge olduğunu anlatan Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2015 Mayıs ortasına kadar biz dolar endeksini oluşturan para birimleriyle aynı şekilde hareket ettik. Mayıs ortasından itibaren yapılan anket sonuçları ve öngörülerle 7 Haziran sonrası spekülatif ortamla yüzde 8 ayrıştık.

Dedik ki ekim ayının başından itibaren, 1 Kasım ışığının görülmesiyle birlikte spekülatif marj ortadan kalkacaktır, göreceksiniz biz dolar endeksini oluşturan para birimlerinden pozitif anlamda daha ayrışır hale geleceğiz. Belki Merkez Bankasının üzerinde ihracat kesiminden bir baskı bile oluşmaya başlayabilir. TL'nin aşırı değer kazanmasının ihracat üzerindeki olumsuz etkilerini dahi konuşmaya başlayabiliriz. Geçen hafta içinde bu dolar hareketlenmesiyle, TL'nin değerlenmesiyle ilgili, bir günde Türkiye'deki şirketler 1,5 milyar dolar aldı. Ona rağmen hala süreç devam ediyor. O an zannedildi ki en iyi nokta burası, değil, en iyi nokta burası değil. İnşallah daha farklı noktalara doğru gelecek."

Toplantı, basına kapalı olarak devam ediyor.