AK Parti Grup Başkanvekili Ünal:

AK Parti Grup Başkanvekili Ünal:
AK Parti Grup Başkanvekili Ünal:
- "Devlet gerektiğinde şefkat elini uzatır, gerektiğinde kudret elini uzatır. Burada aslolan milletin, devletin bekasıdır, milletin dirliğidir, düzenidir" - "Şimdi paralelciler diyorlar ki 'istihbarat zaafı var mı?' İstihbarat zaafı, siz maalesef hazırladığınız o iddianamelerle isimleri açıkladığınız bir sürü istihbarat uzmanını ifşa ederken hiç aklınıza gelmedi mi? Yaklaşık 3 yüz 97 kişiyi ifşa ettiler"

KAHRAMANMARAŞ (AA) - AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, "Devlet gerektiğinde şefkat elini uzatır, gerektiğinde kudret elini uzatır. Burada aslolan milletin, devletin bekasıdır, milletin dirliğidir, düzenidir" dedi.

Kurban Bayramı dolayısıyla geldiği Kahramanmaraş'ta Memur-Sen Şube Başkanlığını ziyaret eden Ünal, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yaklaşık 100 yıllık sorununu çözmeye çalıştıklarını belirtti. 

PKK terör örgütünce son 30 yılda yaklaşık 40 bin insanın hayatını kaybettiğini, 1 trilyon doların üzerinde maddi kayba sebep olduğunu ifade eden Ünal, "Sanki bu sorun AK Parti döneminde ortaya çıkmış gibi milletin hafızasıyla alay eden bir tavır içerisine girenleri de unutmamak lazım. Biz 2001-2002'de parti programımıza bu meseleyi aldık. 2005'te Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır konuşması, 2009'da başlayan 'milli birlik ve kardeşlik' projesi, daha sonra demokratik açılım, 2013'te başlayan çözüm süreci... Bütün bu girişimler bu sorunu çözmek için kullanılan yöntemler olmuştur. Bir sorunu çözmek için değişik yöntemler kullanırsın" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'nin geçtiğimiz günlerde yaptığı konuşmada, 1999 yılında Öcalan ile görüşmelerin gerçekleştirildiğini itiraf ettiğini belirten Ünal, şunları kaydetti:

"Peki, devletin kendi mahkumuyla bir sorunu çözmek için görüşmesini o güne kadar neden sorun ediyordu? Kendi dönemlerinde de görüşüldüğü ortaya çıktı. Devlet terör sorunu çözmek için her türlü enstrümanı ve mekanizmayı kullanır. Devlet bir enstrümanı ve mekanizmayı kullanırken, siyasetin içinde olan siyasilerinde, siyasi iradeleriyle o sorunu çözümüne katkı sunmaları gerekir. Ama bakın bugüne kadar bir kısım siyasilerin sorun çözme noktasında en ufak katkı sağladıklarını gördünüz mü?"  

Bahçeli'nin Cumhurbaşkanı'na hitaben sarfettiği "Senin hiç vicdanın sızlamıyor mu bu gençler toprağa düşerken" sözlerini anımsatan Ünal, şöyle devam etti:

"Dün Çözüm Süreci içerisinde siyaset kurumu TBMM inisiyatif alarak bu sorunu çözmeye çalışırken, ona 'ihanet süreci' diyorlar. Çözüm Süreci istismar edilip, sabote edilip ve devlet meşru müdafaa hakkını kullanmaya başlayınca, bu defa da şehitlerin kanından siyaset üretmeye başladılar. Bunun adı çözüm değildir. Bunun adı sorunu kendi siyasetine malzeme etmektir. İki tip siyasetçi vardır. Sorunu çözmek için risk alan, irade koyan siyasetçi ve sorunu kendi siyaseti için istismar malzemesi haline getiren siyasetçi. Maalesef bu sorunu kendi siyasetlerinin istismar malzemesi haline getirdiler."

- "Türk Silahlı Kuvvetleri eski Türk Silahlı Kuvvetleri değil"

Türkiye'ye yönelik 20 Temmuz'da ortak operasyon başlatan DAEŞ, DHKP-C ve PKK'ya karşı devletin bu operasyonlara sessiz kalmayarak meşru müdafaa hakkını kullandığını anlatan Ünal,  şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir şeyi unuttular; Türk Silahlı Kuvvetleri eski Türk Silahlı Kuvvetleri değil. Savunma sanayimizi son 13 yılda hem yerlileştirdik, hem geliştirdik, hem kendi Atak helikopterimizden Altay tankına, hem yaptığımız yerli cirit füzesiyle hem Amerika'dan ve diğer ülkelerden sıcak istihbarat almamıza gerek kalmadan yerli kendi insansız hava araçlarımızla biz gerekli istihbaratı alarak gerekli operasyonları yaptık. Devlet gerektiğinde şefkat elini uzatır, gerektiğinde kudret elini uzatır. Burada aslolan milletin, devletin bekasıdır, milletin dirliğidir, düzenidir." 

"Paralel Devlet Yapılanması"na da değinen Ünal, "Şimdi paralelciler diyorlar ki 'istihbarat zaafı var mı?' İstihbarat zaafı, siz maalesef hazırladığınız o iddianamelerle isimleri açıkladığınız bir sürü istihbarat uzmanını ifşa ederken hiç aklınıza gelmedi mi? Yaklaşık 3 yüz 97 kişiyi ifşa ettiler. Burada kimin yerli ve milli olduğunu kimin bu milletin bekasından yana olduğu çok basit bir deney yaptığınız da anlaşılıyor" dedi.