Başbakan Davutoğlu Kahramanmaraş'ta

Başbakan Davutoğlu Kahramanmaraş'ta
Başbakan Davutoğlu Kahramanmaraş'ta
- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu: (3) - "70'li yıllarda 'sağcı solcu' diye ayrılan bir Türkiye'de öğrenci olaylarıyla, kaosla karşı karşıya kalmış bir Türkiye'de bütün bu birikim üzerinde hayaller kurduk, iddialar ortaya koymaya çalıştık, rüyalarımız oldu. Bizi suçladılar. Dışişleri Bakanı olduğum dönemde 'tarihi hayallerle uğraştım' diye, 'uğraşıyorum' iddiasıyla hakaret ettiklerini düşünenler çıktı. O zaman şunu söylemiştim, şimdi de size söylüyorum; evet bizim bu ülke için hayallerimiz var, bizim gönül coğrafyamız için hayallerimiz var, bizim insanlık için hayallerimiz var. Hayalleri olmayanlar utansın" - "Sizlerden AK Parti gençliği olarak, bu ülkenin gençliği olarak en büyük talebimiz; dünyanın neresinde olursa olsun insana eşrefi mahlukat olarak bakmak ve insana, insan onuru çerçevesinde muamele etmektir" - "Bizim milletimiz o kadar asil bir millettir ki bir kaç bin mülteci Avrupa'ya gittiğinde ortaya çıkan ırkçı akımlara, o mültecilere çelme takan gazetecilere, o mültecilere dipçik vuran polislere karşı bizim halkımız, bizim milletimiz 2 milyon kardeşine bağrını açtı, sofrasını açtı, aşını paylaştı, en önemlisi yüreğini açtı"

ANKARA (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu, "70'li yıllarda 'sağcı solcu' diye ayrılan bir Türkiye 'de öğrenci olaylarıyla, kaosla karşı karşıya kalmış bir Türkiye'de bütün bu birikim üzerinde hayaller kurduk, iddialar ortaya koymaya çalıştık, rüyalarımız oldu. Bizi suçladılar. Dışişleri Bakanı olduğum dönemde 'tarihi hayallerle uğraştım' diye, 'uğraşıyorum' iddiasıyla hakaret ettiklerini düşünenler çıktı. O zaman şunu söylemiştim, şimdi de size söylüyorum; evet bizim bu ülke için hayallerimiz var, bizim gönül coğrafyamız için hayallerimiz var, bizim insanlık için hayallerimiz var. Hayalleri olmayanlar utansın" dedi.

Davutoğlu, Mehmet Akif Ersoy Kongre Salonu'nda düzenlenen "İstiklal Şehrinde Gençlerle İstiklal Buluşması" programına katıldı. 

Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, kendi gençlik yıllarından örnekler verdi.

Davutoğlu, "70'li yıllarda 'sağcı solcu' diye ayrılan bir Türkiye'de öğrenci olaylarıyla, kaosla karşı karşıya kalmış bir Türkiye'de bütün bu birikim üzerinde hayaller kurduk, iddialar ortaya koymaya çalıştık, rüyalarımız oldu. Bizi suçladılar. Dışişleri Bakanı olduğum dönemde 'tarihi hayallerle uğraştım' diye, 'uğraşıyorum' iddiasıyla hakaret ettiklerini düşünenler çıktı. O zaman şunu söylemiştim, şimdide size söylüyorum; evet bizim bu ülke için hayallerimiz var, bizim gönül coğrafyamız için hayallerimiz var, bizim insanlık için hayallerimiz var. Hayalleri olmayanlar utansın" diye konuştu.

Kendi neslinin 12 Eylül dönemini, 28 Şubat dönemini yaşadığını anlatan Davutoğlu, şunları aktardı:

"Tek bir şeyi hedeflemiştik; mevki, makam, bakanlık, milletvekilliği ya da güçlü bir takım, güç sahibi olmayı değil, onurlu bir ülkenin onurlu vatandaşları, yükselen bir ülkenin neferleri olmayı istemiştik. Hayatımızda kariyer planlamalarından daha çok bütün o geçmiş nesillerin mirasının sözcüsü olmak için çileye hazırlık vardı. Allah'a hamd olsun, bütün o geçmiş nesillerin yaptığı fedakarlıkları üzerinde, bugün bütün bu iddiaların sözcüsü AK Parti kadroları dimdik ayakta, geleceğe doğru yürüyüşüne devam ediyor."

AK Parti'nin belli konjonktürel şartlarda çıkmış konjonktürel bir parti olmadığını vurgulayan Davutoğlu, AK Parti'nin tarihi bir yürüyüşün ve bu tarihi yürüyüşe katılanların yer aldığı büyük bir ailenin adı olduğunu söyledi. 

Gençlere tavsiyelerde bulunan Davutoğlu, "Siz, Türkiye'nin gençliği olarak, önümüzdeki dönemde kendinizi sadece hem kadimi anlamaya hem modernite ile gerektiğinde hesaplaşmaya hem de küreselleşmenin getirdiği meydan okumalara karşı kadimin savunucusu, küreselleşmenin öncüsü olacak yepyeni bir hareketin temsilcisi olmak durumundasınız" ifadesini kullandı.

- "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın"

İnsanın hakkını vermenin önemini anlatan Davutoğlu, "Zamanın hakkını vereceksiniz, insanın hakkını vereceksiniz. İnsanın hakkını vermek eşrefi mahlukat olan insana, eşrefi mahlukat olmanın anlayışıyla ve o şuurla yaklaşmaktır. Adaletle yaklaşmaktır, merhametle yaklaşmaktır ve insan odaklı olarak" dedi.

Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünü anımsatan Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Ama bunun hakkını da vereceksiniz. Adalet söz konusu olduğunda dönüp sağınıza, solunuza 'acaba bu benim mezhebimden mi, bu benim etnik kökenimden mi, bu benim şehrimden mi, bu benim ailemden mi' demeksizin... Tek bir nazarla bakacaksınız, insan nazarıyla Kürt, Türk, Sünni, Alevi gibi bölmek isteyenlere ve bir tür asabiyet ortamı oluşturmak isteyenlere karşı 'Biz insana eşrefi mahlukat olarak bakar, insanı Allah için severiz' diyeceksiniz ve her sözünüzde ve her eyleminizde sadece insan onuru olacak." 

 "İnsan odaklı yaklaşan, insana insan olmak hasebiyle değer veren bir siyasi hareketin tarihten kopması mümkün değildir" değerlendirmesinde bulunan Davutoğlu, insani özü bırakıp, insandan uzaklaşan, insana yabancılaşan ve insana zulmeden rejimlerin de siyasi hareketlerin de yaşamasının mümkün olmadığını vurguladı.

Bugün, Suriye'de olduğu gibi zulüm rejimlerinin olduğunu anlatan Davutoğlu, "Kendi insanına böylesine zalimce yaklaşan bir rejimin ayakta durması mümkün değildir. Sizlerden AK Parti gençliği olarak, bu ülkenin gençliği olarak en büyük talebimiz; dünyanın neresinde olursa olsun insana eşrefi mahlukat olarak bakmak ve insana, insan onuru çerçevesinde muamele etmektir" dedi.  

- "Bizim milletimiz 2 milyon kardeşine bağrını açtı"

ABD ziyaretinden örnek veren Başbakan Davutoğlu, "Birleşmiş Milletler'de bize muhalif olanlar dahi söz aldıklarında Suriye'den gelen 2 milyon mülteciye davranışımız dolayısıyla insanlık adına bize teşekkür ettiler. Ben onlara şunu, gönlümden gelerek söyledim. Bizim milletimiz o kadar asil bir millettir ki bir kaç bin mülteci Avrupa'ya gittiğinde ortaya çıkan ırkçı akımlara, o mültecilere çelme takan gazetecilere, o mültecilere dipçik vuran polislere karşı bizim halkımız, bizim milletimiz 2 milyon kardeşine bağrını açtı, sofrasını açtı, aşını paylaştı, en önemlisi yüreğini açtı. Bizi bu yüzden eleştirenler şimdi seneler sonra bunun ne kadar haklı olduğunu görüyorlar. Çünkü biz hiç bir insana ülkesi, ırkı, etnik mezhebi, geçmişi dolayısıyla bakmayız."

Kahramanmaraş ile Halep'i ayırmanın, Suriyelilere herhangi bir yabancı gibi bakmanın mümkün olmadığını ifade eden Davutoğlu, insana hakkını veren ve insan olmak hasebiyle Suriye'den gelen mültecilere bağrını açan Türk milletine teşekkür etti. 

Davutoğlu, gençlerden Suriyeli mültecileri ihmal etmemelerini istedi.

Suriyeli mültecilerin Edirne'ye yürürken, Kurban Bayramı öncesi kendisiyle görüşmek istediğini söyleyen Davutoğlu, Başbakanlıkta bir görüşme yaptıklarını orada bir Suriyeli'nin, "Sakın yanlış anlamayın Türkiye'ye karşı hiçbir protesto yapmıyoruz. Biz sizin hakkınızı ödeyemeyiz. Eşim doğum yapacaktı, 15 gün önce hiç bir maddi imkanımız yoktu. Hastaneye götürdüm. Bir taraftan doğum yapan eşimin mutluluğunu duydum, bir oğlum oldu ama diğer taraftan da ücreti nasıl ödeyeceğim diye kara kara düşünüyordum. Özel bir hastaneydi. Hastaneden ayrılma vakti gelince ben ücret sorduğumda 'siz bize Allah'ın misafirisiniz, ücret yok' dediler. Bunu yaptıkları yetmiyormuş gibi bir taksi tuttular, taksinin parasını ödediler ve eve gönderdiler. Biz sizin milletinizin hakkını nasıl öderiz' dediğini anlattı.

- "Gelecek nesillere özür dileyecek bir miras bırakmayacaksınız"

Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu topraklarda bu aziz ülke, İstiklal harbiyle mazlum milletlere öncü olmuş. Bu milleti temsil edenlerden bir kısmı, geçmişte Cezayir'in Fransa'ya karşı istiklal harbinde 'Türkiye Fransa'nın yanında oy kullandı' diye onlarca yıl büyük bir utanç duymuştu, Rahmetli Özal Cezayir'e gitti özür diledi, sırf bu sebeple. Şimdi ben size söylüyorum, ne biz ne de siz, bizden sonra siz geleceksiniz hiç bir şekilde gelecek nesillere özür dileyecek bir miras bırakmayacaksınız."

(Sürecek)