"Ekonomik şartlar belliyken seçim bildirgeleri inandırıcı değil"

"Ekonomik şartlar belliyken seçim bildirgeleri inandırıcı değil"
"Ekonomik şartlar belliyken seçim bildirgeleri inandırıcı değil"
- HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: - "Ekonomik şartlar belliyken açıklanan seçim bildirgeleri çok da inandırıcı olmayabilir" - "Türkiye'deki 13 milyon çalışandan 200 binini, kamu işçileri oluşturuyor. Bunların da hiçbiri asgari ücretli değil. O 'asgari ücrete şu kadar zam yapacağım' dediğiniz zaman, Türkiye'deki özel sektörde çalışan 12 milyon 500 bin işçiyi kastediyorsunuz demektir" - " Dolayısıyla ekonomik dengeleri dikkate almadan açıklanan seçim vaatleri, Türkiye gerçeklerinden uzaklaşmak anlamına gelir"

KAHRAMANMARAŞ (AA) - İSMAİL HAKKI DEMİR - HAK- İŞ  Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Ekonomik şartlar belliyken açıklanan seçim bildirgeleri çok da inandırıcı olmayabilir" dedi. 

Arslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siyasi partilerin hükümet olduklarında yapacakları icraatları belli bir seçim propagandası çerçevesinde duyurduğunu belirtti.

Sendika olarak asgari ücretli işçi ve emeklinin maaşlarının daha fazla olmasını istediklerini ifade eden Arslan, bunun ise bir denge içerisinde yapılması gerektiğini vurguladı. 

Seçim öncesi asgari ücretle ilgili söylemlerin gündeme geldiğini hatırlatan Arslan şöyle konuştu:

" Türkiye 'deki 13 milyon çalışandan 200 binini kamu işçileri oluşturuyor. Bunların da hiçbiri asgari ücretli değil. O 'asgari ücrete şu kadar zam yapacağım' dediğiniz zaman , Türkiye'deki özel sektörde çalışan 12 milyon 500 bin işçiyi kastediyorsunuz' demektir. Bunu da bir denge içerisinde yapmanız gerekiyor. Dolayısıyla ekonomik dengeleri dikkate almadan açıklanan seçim vaatleri Türkiye gerçeklerinden uzaklaşmak anlamına gelir."

Arslan, asgari ücretlinin daha fazla maaş alabilmesinin, Türkiye'nin daha da zenginleşmesi, kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolara çıkması veya ihracatın 500 milyar dolardan geçtiğini dile getirdi. 

Seçim vaatlerinin ayaklarının yere basması gerektiğini anlatan Arslan, "Bir kere Türkiye'nin dengelerini dikkate almak lazım. Asgari ücretin de ihracatı, verimliliği ve gelirleri artıracak model içerisinde tespit  edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yoksa ekonomik şartlar belliyken açıklanan seçim bildirgeleri çok da inandırıcı olmayabilir" diye konuştu. 

-"Şu kadar vereceğim demekle bu işler çözülmez"

Arslan, siyasi partilerin, Türkiye ekonomisine yönelik bütüncül bir hedef koymaları gerektiğinin altını çizdi.

"Şu kadar vereceğim" demekle bu işlerin çözülemeyeceğini aktaran Arslan, "Hakikaten bunu nasıl yapacaklar. Ekonominin bugün orta gelir tuzağı dediğimiz 11 bin dolarda seyreden milli gelirimizi nasıl 20 bin dolara çıkaracağız. İhracatımızı nasıl 500 milyar dolara nasıl çıkartacağız, fert başına milli gelirimizi 25 bin dolara çıkarmak için bir planımız var mı. Bunları da da konuşmalıyız"  ifadelerini kullandı.

Gönüllerinin, çalışanların daha fazla pay ve asgari ücretlilerin daha fazla zam alması yönünde olduğunu vurgulayan Arslan, şöyle devam etti:

"Emekli maaşları daha yüksek olsun isteriz ama bunu yaparken bir denge içerisinde iş veren, hükümet ve sendikalarla topyekun oturup çalışmak gerekiyor. Asgari ücretin belirlenmesinde de bu esas alındığına göre bu vaatlerin, biraz daha ayakları yere basan ve hedefledikleri büyük Türkiye ekonomisi içerisindeki yerine bakmak gerekiyor."

Arslan, siyasi partilerin hedef kitleyi etkileyebilmek için ekonomik vaatlerde bulunduğunu, bunun da aslında Türkiye'nin normalleştiğini gösterdiğini sözlerine ekledi.

 


    ETİKETLER:

    Seçim

    ,

    Türkiye

    ,

    zam

    ,

    Sendika

    ,

    Kamu

    ,

    Hükümet

    ,

    Bugün

    ,

    emekli

    ,

    ,

    zaman

    ,

    siyasi