AK Parti Karabük İl Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi

AK Parti Karabük İl Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi
AK Parti Karabük İl Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi
- Maliye Bakanı Şimşek: - "Türkiye, 30-40 yıldır terör sorunuyla karşı karşıya. Bir Kürt meselesi var. AK Parti hükümetlerine kadar bu soruna güvenlik penceresinden bakıldı" - "Şimdi biz diyoruz ki 'gelin, kardeş, beraber olalım. Kürtler, Türkler ve diğer bütün kesimler daha çok demokrasi ve özgürlük ekseninde, kardeşlik hukuku içinde gelin, sorunları çözelim"

KARABÜK (AA) -  Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin 30-40 yıldır terör sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu, AK Parti hükümetlerine kadar Kürt meselesine güvenlik penceresinden bakıldığını belirterek, "Şimdi biz diyoruz ki 'gelin, kardeş, beraber olalım. Kürtler, Türkler ve diğer bütün kesimler daha çok demokrasi ve özgürlük ekseninde kardeşlik hukuku içinde gelin, sorunları çözelim" dedi.

Şimşek, partisinin İl Kadın Kolları'nın Vali Nafiz Kayalı Gençlik ve Spor Merkezinde düzenlenen 4. Olağan Kongresi'nde kadınların kendileriyle gurur duymaları gerektiğini söyledi.

AK Parti'li kadınlar sahada destek verdikleri için partinin son 12 yılda ülkeyi değiştirdiğini, çok daha ileri götürdüğünü anlatan Şimşek, Türkiye'nin hiçbir dönemde olmadığı kadar ekmeğini büyüttüğünü, refahını arttırdığını, özgürlükleri ve demokrasinin standartlarını yükselttiğini anlattı.

"Her şeyden önce bırakın kadınlarımızı eve hapsetmeyi, Türkiye'nin dünyanın en iyileri arasına girme sürecinde kadınların olmazsa olmaz olduğunu biliyoruz. Partimiz de bu çerçevede hareket ediyor" diyen Şimşek, şöyle konuştu:

"AK Parti hükümeti döneminde kadınlara her alanda çok ciddi destekler sağlandığı en önemli konu eğitimdir. 2002'de ortaöğretimde 100 erkek öğrenci başına sadece 72 kız öğrenci vardı. AK Parti döneminde sadece 12 yılda ortaöğretimde 100 erkek öğrenci başına kız öğrenci sayısını 72'den 95'e çıkardık. Zorunlu eğitimi 12'ye çıkardık. İnanıyorum ki yüzde yüze çıkacak. Fırsat eşitliği açısından eğitim her şeyin başıdır. Dolayısıyla bırakın kadınlarımızı eve hapsetmeyi, öyle bir zihniyete sahip değiliz. Tam aksine onlara eğitim vererek iş hayatında birçok alanda önlerini açtık."

Birçok alanda Türkiye'nin değiştiğini ve dönüştüğünü vurgulayan Şimşek, cumhuriyetin ilanından 2002'ye kadar 57 hükümetin değiştiğini anımsattı.

Şimşek, her hükümetin ortalama ömrünün 17 ay olduğuna dikkati çekerek, "17 ayda orta ve uzun vadeli program yapabilir misiniz? 2023 vizyonu ancak istikrarla oluyor. 2050 ve 2071'lerden bahsediyoruz. İstikrarla Türkiye'yi büyütüyoruz. Avrupa'da büyük borç krizi yaşandı. Türkiye'yi 1990'lı yılların sonunda hasta adam görüyorlardı. Bugün hasta adamlar Avrupa'da. Niye? Türkiye'nin bugün borcunun milli gelire oranı yüzde 33'tür. Avrupa'da 28 ülkenin ortalaması yüzde 96'dır" diye konuştu.

- "Artık Türkiye'nin teknoloji üretme zamanı gelmiştir"

Önceliklerinin eğitim olduğunu vurgulayan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

"Kadınlarımızın, kızlarımızın eğitimine öncelik vermişiz. 234 bin derslik yapmışız. Bizden önce 79 yılda 76 üniversite vardı. Şimdi 176 üniversite var. Bütün bunlar Türkiye'nin geleceğinin parlak olduğunu gösteriyor. Petrolümüz ve doğalgazımız yok. Önemli değil, insanımız var. En büyük kaynağı Türkiye'nin uzun vadeli geleceğine, eğitime harcıyoruz. İkinci temel önceliğimiz altyapı. Bizden önceki hükümetlerden kat ve kat fazla yatırım yapmışız. Dünyanın en büyük havalananından birisini İstanbul'da yapıyoruz. Gerçek milliyetçilik budur. Vatandaşın sağlığını, eğitimini önceliklendirmek, altyapı sorunlarını çözmektir.

Türkiye'yi çok daha ileri taşıyacak araştırma ve geliştirmeye önem veriyoruz. Artık Türkiye'nin teknoloji üretme zamanı gelmiştir. Dünyada büyük bir küresel aktör, siyasi ve ekonomik anlamda artık gelme süreci hızlı şekilde başlamıştır. Domates de üreteceğiz ama tablet bilgisayar da üreteceğiz. Bir tablet bilgisayar, bir kamyon domatese bedeldir. Onu da üreteceğiz, onu da katma değeri yüksek ürünlerde yoğunlaşacağız. Uzun vadede çözüm arayışındayız. Eğitim, altyapı, bunlar çok önemli unsurlardır."

- "Çözüm süreci, Türkiye'nin güçleneceği bir süreçtir"

Şimşek, eski Türkiye'de milli savunma ihtiyaçlarının yüzde 75'inin ithal edildiğini dile getirdi.

AK Parti'yle milli savunmada dışa bağımlılığı yüzde 40'a düşürdükleri bilgisini veren Şimşek, şunları kaydetti:

" Bu, gerçek milliyetçilik, gerçek vatanseverliktir. Oraya, buraya bağırmak ve çağırmakla olmuyor. Gerçek milliyetçilik, ülkenin birlik ve beraberliğini sağlamaktır. Türkiye, 30-40 yıldır terör sorunuyla karşı karşıya. Bir Kürt meselesi var. AK Parti hükümetlerine kadar bu soruna güvenlik penceresinden bakıldı. Bir sonuç elde edildi mi? Hayır. 30-40 yılda Türkiye, terörle mücadeleye 350 milyar dolar harcamış. Şimdi biz diyoruz ki 'gelin, kardeş, beraber olalım. Kürtler, Türkler ve diğer bütün kesimler, daha çok demokrasi ve özgürlük ekseninde, kardeşlik hukuku içinde gelin, sorunları çözelim.' Bunun içeride ve dışarıda istismarını yapanlar, istemeyenler harekete geçiyorlar çünkü düşünün Türkiye, önümüzdeki 30-40 yıl içinde teröre 350 milyar doları heba edeceğine kalkınmaya, eğitime, sanayiye, bilime harcasa Türkiye'yi kimse tutar mı?

Çözüm süreci, Türkiye'nin güçleneceği bir süreçtir çünkü kaynaklarını ve enerjisi boşa değil, tam aksine ülkenin kalkınmasına harcanacaktır. Türkiye, yeniden ayağa kalkacaktır."

- "Çözüm süreci, Türkiye'nin büyüme modeli olacak"

"Türkiye, iç huzuru ve barışı tesis ederse Avrupa'yla arayı kapatacak" diyen Şimşek, bunun için reform ve istikrar gerektiğini söyledi.

Çözüm sürecinin Türkiye'nin büyüme modeli olacağı bilgisini veren Şimşek, "Doğuda nüfus çok genç. Batman'da nüfusun yüzde 60'ı 25 yaş altındadır. Çok genç nüfus var. Dolayısıyla oralarda huzur olursa, kardeşlik tesis edilirse Türkiye, çok daha güçlenecek. Yanı başımıza bir bakalım. Suriye'deki insanlık trajedisini gözler önüne serelim. 300 bin insan hayatını kaybetti. Halbuki reform yapılsa, demokratikleşme sürecine girilmiş olsa bugün Suriye bambaşka yerde olacaktı" ifadesini kullandı. 

Irak ve Yemen'deki durumun da birbirinden farklı olmadığına dikkati çeken Şimşek, "Kafkaslar'da, kuzeyde sorun yok mu? Maalesef bu türden karmaşık etnik sorunlar daha çok demokrasi ve temel hak, özgürlük ortamında çözülememiş. AK Parti hükümetiyle çok karmaşık sorunları daha çok demokrasiyle, daha çok temel hak özgürlük ekseninde birlik ve kardeşlikle çözmek istiyor. Güneydoğu'da HDP, bunu istemiyor. Bundan nemalanıyor. Batı'da da bunu istemeyenler var. Dışarıda zaten dünya ülkeleriyle rekabet halindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. 

Şimşek, Türkiye'nin bu sorunu çözmesi halinde daha da güçleneceğine işaret ederek, "Türkiye, bu sorunu çözerse o kadar güçlenecek ki... Türkiye'nin tarihi derinliği var. Türkiye, yeni bir ülke değil: Güçlü kültürü, zenginliği olan ülkedir. Bunu biliyorlar, o nedenle yara olacak ki bunlar o yaraları deşsin. AK Parti, bunun farkında. AK Parti, sorun çözmeye çalışıyor" ifadesini kullandı.

- İç güvenlik reformu

İnsanların gösteri yapma hakkı ve özgürlüğü bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Tabii ki insanlarımızın gösteri yapma hakkı var. Kendilerini ifade edecekler ama hiç kimsenin kamunun veya vatandaşın malına ve canına kastetme hakkı yoktur. Başkasının iş yerini yakma, şehirlerimizi savaş alanına döndürme hakkı yok. Molotofkokteylleriyle otobüsleri yakmaya hakkı olabilir mi? HDP'yi bir noktaya kadar anlarsınız. Onlar bugüne kadar şiddeti arkasına alarak devam etti. MHP , bu kuyruğa nasıl takılıyor? Hangi mantıkla iç güvenlik reformuna karşı çıkıyor?  CHP , hangi mantıkla? Bu tür olayları ve tedbirleri engellemeye karşı çıkar. İşte burada renkler ortaya çıkıyor çünkü onlar 'Türkiye, istikrarsızlaşsın biz de ondan nemalanalım. İktidar zayıflasın' diyor. Böyle bir mantık olabilir mi? Bu ülke hepimizin. O nedenle istikrara sahip çıkmamız lazım.

Birçok ülkeyi karıştırıyorlar. Birçok ülkeye dışarıdan, içeriden manipülasyon söz konusu. Her şeye rağmen istikrarımıza sahip çıkmamız lazım. Güçlü hükümet olmazsa Türkiye'nin bu sorunları yönetmesi çok çok zorlaşır. Bizim mutlaka her zamankinden daha fazla çalışıp koşturmamız lazım. İç güvenlik reformu yapılacak. 2000'li yıllara da 1990'lı yılların sıkıntılarını gidermek için Avrupa'dan çok daha özgürlükçü ortam getirmişiz. Batı Avrupa standartlarında birtakım yetkiler veriyoruz çünkü kamu düzeni olmadan huzur olur mu? O nedenle bu iç güvenlik reformuna karşı çıkan muhalefeti anlamakta zorluk çekiyoruz."