KBÜ'de "100. Yılında Ermenilerin Sevk İskanı ve Soykırım İddiaları Konferansı"

KBÜ'de "100. Yılında Ermenilerin Sevk İskanı ve Soykırım İddiaları Konferansı"
KBÜ'de "100. Yılında Ermenilerin Sevk İskanı ve Soykırım İddiaları Konferansı"
KARABÜK (AA) - Karabük Üniversitesi (KBÜ) Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından "100. Yılında Ermenilerin Sevk İskanı ve Soykırım İddiaları...

KARABÜK (AA) - Karabük Üniversitesi (KBÜ) Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından "100. Yılında Ermenilerin Sevk İskanı ve Soykırım İddiaları Konferansı" düzenlendi.

KBÜ İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu'ndaki konferansta konuşan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersin Müezzinoğlu, aile yaşantıları, örf ve adetleri bakımından Ermenileri, Türklerden ayırmanın zor olduğunu belirtti.

Ermenilerin 19. yüzyıldan itibaren isyan ve savaş çıkarmaya başladığını ifade eden Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

"Ermeniler Groporyon Kilisesi'nde milliyetçilik faaliyetleri yürütmüşlerdir. Özellikle 93 harbi neticesinde düzen bozulmuştur. Bazı anlaşmalar ile Ermeni meselesi ulusal boyuttan çıkmasıyla dış müdahaleye açık bir hale gelmiştir. 31 Mart olayından sonra Ermeniler Avrupa 'nın desteğini almaya yeniden başlamışlardır. 24 Nisan 1915'te tüm vilayetlere gönderilen bir tamim ile Hınçak ve Taşnak cemiyetlerinin kapatılmasını ve bu cemiyete üye olanların vatan haini olacağını bildirmişlerdir. I. Dünya savaşı sonrası itilaf devletleri arşivlerimizi ele geçirmiş, ancak kayda değer bir şey bulamayınca Divan-ı Harbi Örfi Mahkemeleri'ni kullanmışlardır. 1945 yılında çıkan bir hüküm ile göç ettirme gibi bir insanlık suçu işlenmiş olsa bile 1915 tarihindeki bir suç için hukuki olarak uygulayamayız."

 İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi  Yrd. Doç. Dr. Umut Kedikli ise Ermeni soykırımı konusunda  Türkiye Cumhuriyeti'ne yapılan suçlamaların tamamen siyasi olduğunu vurguladı.

"Türkiye, Ermenilere karşı soykırım yaptıysa bu konuda sözleşmeye bakılması gerekir. Yapılan soykırımda bireysel sorumluluk varsa kişiler cezalandırılmalıdır" diyen Kedikli, şunları söyledi:

"Ulusal, etnik, ırksal ve dinsel bir gruba mensup kişilerin öldürülmesi, ciddi anlamda bedensel veya ruhsal olarak zarar verilmesi, yaşam şartlarını değiştirici önlemlerin alınması, doğumlarının engellenmeye çalışılması, grubun çocuklarının alınıp başka bir gruba verilmesi, bizim için kilit nokta bu beş şarttır. Bu beş şartın yapılması soykırım değil. Bu şartların bilerek ve isteyerek yapıldığının ispatı önemlidir. Osmanlı Devleti ve diğer devletlerin arşivlerinde Ermenileri yok etme amacında bir fiilin olmadığı ortada. Hukuk ve siyaseti birleştirerek anlatacak olursak, tehcir döneminde ihmaller olmuş olabilir ama devletimiz buna müsaade etmemiştir. Olayda ihmali olanlar cezalandırılmıştır."