Kayseri'deki FETÖ/PDY davası

- FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında iş adamları Hacı, Memduh ve Şükrü Boydak, Hamdi Kınaş, Halit Gazezoğlu ve eski ÖSYM Başkanı Ali Demir ile örgütün "il imamı" Sıtkı Baş'ın da bulunduğu 68 kişinin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına devam edildi - Eski ÖSYM Başkan Yardımcısı Pekşen: - "Son 20 yıldır, etrafımdakilere, bu grubun (FETÖ) İslam'ın dışında bir din oluşturmaya çalıştıklarını anlatmaya çalıştım. Bu düşüncem 2010 yılında KPSS sorularının çalınmasının ardından iyice pekişti. Ben böyle bir düşüncedeyken bu hain örgütü üye olmaktan yargılanmak beni oldukça üzüyor"

KAYSERİ (AA) - Kayseri'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında haklarında dava açılan, aralarında iş adamları Hacı, Memduh ve Şükrü Boydak, Hamdi Kınaş, Halit Gazezoğlu ve eski ÖSYM Başkanı Ali Demir ile örgütün "il imamı" Sıtkı Baş'ın da bulunduğu 68 kişinin yargılanmalarına devam edildi.

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki ikinci duruşmanın ikinci celsesine, aralarında Boydak Holding eski yöneticileri Hacı, Memduh ve Şükrü Boydak'ın da yer aldığı 22'si tutuklu 50 sanık ile avukatları ve müştekiler katıldı. Tutuksuz sanıklar Cengizhan B. ve Ömer Pekşen ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile dahil oldu.

Savunmasını yazılı olarak veren tutuksuz sanık Hüseyin Alpay, mahkeme heyetinin 'Neden kendi üzerine olan hattı başkasına verdin?' sorusuna ise "Önümüze geçip namaz kıldıran biriydi hakim bey. Ben bunların böyle çıkacağını nereden bileyim? Bu adam 'bölge abisi' olarak tabir edilen kişi." diye konuştu.

Tutuksuz sanık İbrahim Ülger ise memuriyet hayatı boyunca amirlerinin dışında kimseden emir almadığını iddia ederek, "Hiçbir illegal yapının içerisinde bulunmadım. Talas bölge imamı olduğum asılsızdır. Devlete hiçbir zaman tavır almadım. Kimseden hiçbir zaman, hiç bir ad altında para almadım. Memurlar Derneğine üyeydim. Buraya da sadece aidat ödemesi yaptım." şeklinde kendini savundu.

Tutuklu sanıklardan iş adamı Hamdi Kınaş'ın ortağı olduğu şirkette satın alma müdürü olarak çalışan tutuksuz sanık Erkan Yıldız ise Kınaş'ın isteği üzerine 3 kişiden burs istediğini ancak bursları kendisinin tahsil etmediğini, patronlarının dediklerini yaptığı için yargılandığını öne sürdü.

Şikayetçi olan Cemil Görücü'den 3 bin 750 lira istediğini, Görücü'nün ifadesinde çalıştığı şirketten alacağından 23 bin lira kesildiğini söylediğini anlatan Yıldız, söz konusu kesintinin iddia edildiği gibi burs kesintisi olmadığını, yaptığı işi yetiştirememesinden dolayı yapıldığını belirtti.

Tutuksuz sanık Muzaffer G. de 2010 yılında İstanbul merkezli Tahşiyeciler operasyonu kapsamında İstanbul'dan gelen komiser yardımcısı ile burada operasyona katıldığını söyledi.

Operasyon kapsamında evinde ve iş yerinde arama yapılan Hasip Danış'ın kendisine iftira attığını ileri süren Muzaffer G, Danış ile rutinin dışında diyaloğunun olmadığını, "Evinin aranması Danış'ın namaz kılmasına izin vermediği" iddiasının ise asılsız olduğunu, ayrıca emniyetteki atamalara müdahil olduğu yönündeki suçlamaları ise reddettiğini belirtti.

Bir diğer tutuksuz sanık Eşref C. de kendisi hakkında iddianamede bulunan suçlamalarının hiçbirinin somut delillere dayandırılmadığını iddia etti.

Duruşmaya SEGBİS ile Sivas'tan katılan tutuksuz sanık Cengizhan B. ise kendisini şöyle savundu:

"Dersaneye gitmeden üniversiteyi kazandım. 4 yıl boyunca devlet yurdunda kaldım. Daha sonra memur oldum. Amirlerimin dışında kimseden emir almadım. İnanıyorum ki bana yöneltilen suçlamaların asılsız olduğu yargılama sonunda anlaşılacaktır."

Trabzon'dan SEGBİS ile katılan bir diğer tutuksuz sanık eski ÖSYM Başkan Yardımcısı Ömer Pekşen de suçlamaları kabul etmedi.

Dava konusu olan sınav kitapçıklarının imha edilmesi yönünde karar alınan yönetim kurulu toplantısına katılmadığını anlatan Pekşen, "Ben başka bir ilde görev yaparken Ali Demir benim Ankara'da çalışmamı istedi. Öyle ki 'Burada bir yangın var, söndürmek ister misin?' şeklinde beni Ankara'ya davet etti. Ben de Ankara'ya gitmeye karar verdim. Çalıştığım süre boyunca soru havuzu oluşturduk. Her adaya ayrı soru kitapçığı uygulamasına geçtik." dedi.

Devlete karşı hiçbir zaman tavır almadığını vurgulayan Pekşen, şöyle devam etti:

"Ben son 20 yıldır, etrafımdakilere, bu grubun (FETÖ) İslamın dışında bir din oluşturmaya çalıştıklarını anlatmaya çalıştım. Bu düşüncem 2010 yılında KPSS sorularının çalınmasının ardından iyice pekişti. Ben böyle bir düşüncedeyken bu hain örgütü üye olmaktan yargılanmak beni oldukça üzüyor."

Ara verilen duruşmaya yarın devam edilecek.