Suriyeli kadınlar "Kilis'in fedakarlığını" işliyor

Suriyeli kadınlar "Kilis'in fedakarlığını" işliyor
Suriyeli kadınlar "Kilis'in fedakarlığını" işliyor
- Elbeyli'deki konteyner kentte yaşayan 9 Suriyeli kadın, kentin Nobel Barış Ödülü adaylığına, işlemelerine "Kilis'e Nobel gelsin" ve "Kilis Nobel'i istiyor" yazarak destek veriyor - Suriyeli Fatma Ahmed: "Kilis'e gelirken gerçekten zulümden fedakarlığa doğru bir yolculuk yaptık. Umuyorum Kilis'e Nobel Barış Ödülü verilir" - Gade Muhammed: "Kilis sadece Nobel Barış Ödülü'nü değil, birçok ödülü hak ediyor. Yaptığımız el işlemeleri, Kilis halkının fedakarlığının göstergesi olsun istiyoruz"

KİLİS (AA) - RIDVAN KORKULUTAŞ - Kilis'in Elbeyli ilçesindeki konteyner kentte yaşayan Suriyeli kadınlardan 9'u, panç işi işlemelerine yazdıkları "Kilis'e Nobel gelsin" ve "Kilis Nobel'i istiyor" mesajlarıyla, Nobel Barış Ödülü'ne aday olan kente destek verdi.

Kilis Valiliği ve Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığınca (AFAD) kurulan sosyal tesislerde, el sanatı kurslarıyla meslek edinen ve el becerilerini geliştirebilme fırsatı bulabilen Suriyeli kadınlar, bu imkanlar sayesinde savaşın psikolojik izlerini de üzerilerinden atıyor. El sanatı kursunda Suriye'ye ve Türkiye'ye özgü işlemeler yapma fırsatı bulan kadınlar, boncuk işi kurdele, nakış yün işlemeler ve oda takımları yaparak gelin olacak kızların çeyizlerini süslüyor.

Türkiye'nin en küçük illeri arasında yer alan ve kendi nüfusundan fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan Kilis'in Nobel Barış Ödülü'nü alabilmesi için kolları sıvayan Suriyeli kadınlar, kentin kendileri için gösterdiği fedakarlığı iğne iplikle ilmek ilmek nakışlarına işliyor.

Sosyal tesiste eğitim alan kursiyerden Fatma Ahmed (30), AA muhabirine yaptığı açıklamada, terör örgütü DAEŞ'in saldırıları nedeniyle 3 yıl önce çocuklarıyla Elbeyli'deki konteyner kente geldiğini söyledi.

Halep'in Mimbeç köyünden DAEŞ'in zulmünden kaçarak Türkiye'ye sığındıklarını anlatan Ahmed, eşinin 5 yıl önce kaçırıldığını belirtti. Yaşadığı kötü günleri unutabilmek için sosyal tesisteki kursa geldiğini ifade eden Ahmed, şunları kaydetti:

"Burada yaptığımız çalışmaların bize hem maddi hem de manevi katkısı oluyor. Buradaki iş imkanıyla biraz kendime gelebildim. Kilis'te gördüğümüz ilgi, çocuklarımın burada eğitimini sürdürebilmesi ve benim de bir meslek sahibi olabilmem çok önemli. Buradaki işlerimizde bize kucak açan Kilis'in Nobel Barış Ödülü adaylığına destek veriyoruz. Kilis'e gelirken gerçekten zulümden fedakarlığa doğru bir yolculuk yaptık. Umuyorum Kilis'e Nobel Barış Ödülü verilir. İnşallah bu ödülün verilmesiyle Kilis'e uzanan bu fedakarlık yolu Suriye'ye de uzanır ve ben de eşime kavuşurum."

- "Sadece Nobel'i değil, birçok ödülü hak ediyor"

Gade Muhammed (37) de 4 yıl önce geldiğini Kilis'te kendilerine her türlü desteğin verildiğini belirtti.

Kilis'e geldiklerinde çok kötü bir durumda olduklarını anlatan Muhammed, "Uzun süre ruhsal çöküntü yaşadım. Burada sunulan hizmetler sayesinde, halıcılık gibi el sanatlarını öğrendim. Bu sayede hem ailemize maddi anlamda katkıda bulunduk hem de ruhen rahatlamam sağlandı. Kilis, bize kapılarını açtı, toprağına aldı, bizi barındırdı, sağlık konusunda ve birçok konuda her türlü yardımda bulundu. Kilis sadece Nobel Barış Ödülü'nü değil, birçok ödülü hak ediyor. Yaptığımız el işlemeleriyle Kilis'in yaptığı bu fedakarlığın göstergesi olsun istiyoruz." diye konuştu.

Muhammed, burada yaptığı çalışmalar sayesinde kendisine yetebilecek güce sahip olduğunu dile getirdi.

- "Kilis, insanlığın ölmediğini özellikle Avrupa'ya gösterdi"

Sene Beşir (35) de Suriye'de de bu tür el sanatlarıyla uğraştığını, buraya geldikten sonra kendini geliştirebilme fırsatı bulabildiğini aktardı.

El sanatı kursunun kendisi için adeta bir terapi olduğunu dile getiren Beşir, bu imkanlar sayesinde yaşadığı kötü günleri unutabildiği vurguladı.

Nobel Barış Ödülünün Kilis'e verilmesi gerektiğini ifade eden Beşir, "Kilis'in Nobel Barış Ödülü adaylığına nasıl destek verebiliriz diye düşünürken aklımıza böyle bir fikir geldi. Kilis hakikaten Nobel Barış Ödülü'nü hak eden bir şehir. Çünkü Kilis bize gönül kapısını açarak, insanlığın ölmediğini özellikle Avrupa ülkelerine gösterdi. Bu yüzden Nobel Barış Ödülü Kilis'e verilirse dünyanın nezdinde Kilis'in yaptığı bu fedakarlık ve kardeşlik tescillenmiş olur. Kilis küçük bir şehir olmasına rağmen bu kadar Suriyeliyi barındırabilmesi bunun en büyük kanıtıdır. Biz savaştan kaçarken Türkiye'den başka hiçbir ülke yanımızda olmadı. Avrupa'ya seslenmek istiyoruz; Kilis gerçekten Nobel Barış Ödülü'nü hak ediyor." diye konuştu.

Ayşe Muhammed (33) ise Suriye'deki savaştan kaçıp burada yaşayabilmelerinin kendileri için bir kurtuluş olduğunu söyledi.

Ailesinin yaşadığı eve 2 sene önce uçaklarla bomba atılması sonucu kız kardeşini kaybettiğini anlatan Muhammed, yaşadıkları acıları bu tür desteklerle atabildiklerini belirterek, "Bu işlemeleri yaparken Kilis'in bu ödülü hak ettiğini düşünerek yapıyorum.Türkiye'ye sürekli dua ediyoruz. Kilis her koşulda bizim yanımızda oldu." dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayhan Sefer Üstün, Nobel Barış Ödülü'nün, nüfusu kadar Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Kilis'e verilmesi için Nobel Komitesi'ne başvurmuştu.