Doğu Türkistan'da Müslümanlara yönelik saldırılar

Doğu Türkistan'da Müslümanlara yönelik saldırılar
Doğu Türkistan'da Müslümanlara yönelik saldırılar
- Kırklareli ve Tekirdağ'da Doğu Türkistan'da Müslümanlara yönelik saldırılar protesto edildi

KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde ve Tekirdağ'da Memur-Sen üyelerince Doğu Türkistan'da Müslümanlara yönelik saldırılar  protesto edildi.

Şevket Dingiloğlu Parkı'nda toplanan grup adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen Kırklareli İl Başkanı Selahattin Karanfiler, Doğu Türkistan'daki vahşetin ve soykırımın son bulmasını istediklerini söyledi.

Ramazanda, Müslümanlara yapılan bu saldırıları nefret ve şiddetle kınadıklarını belirten Karanfiler, dünyanın da bu saldırılara sessiz kaldığını savundu.

Çin hükumetinin Müslümanlara yönelik baskı ve zulümleri karşısında sessiz kalmayacaklarını dile getiren Karanfiler, şunları kaydetti:

"Doğu Türkistan'daki Çin zulmüne 'dur' demek, zulmü kınamak 'boykot' çağrısı yapmak için buradayız. 15 gündür Çinli faşist askerler bölgeyi tamamen kuşatma altına aldı. Yüreğimiz yaralı, gönül rahatlığıyla iftar yapamıyoruz. Buradan faşist Çin'e sesleniyoruz, Doğu Türkistan'a baskı uygulamaktan, vicdanları yaralamaktan, insan haklarını çiğnemekten, din ve vicdan hürriyetini gasp etmekten bir an önce vazgeç. Yeter artık. Akıttığınız kanda boğulacaksınız. Hiç bir zulüm ebedi değildir. Aklınızı başınıza alın." 

- Tekirdağ

Memur-Sen Tekirdağ Şubesi üyeleri de Tuğlalı Park'ta bir araya gelerek ellerinde Türk ve Uygur bayraklarıyla Doğu Türkistan'da yaşananlara tepki gösterdi.

Grup adına açıklama yapan Süleyman Çalışkan, yaklaşık 300 yıldır işgal altındaki Doğu Türkistan'da, Müslüman Uygur Türklerine karşı sürdürülen sistematik katliam ve asimilasyon politikalarının  bugün de şiddetle devam ettiğini söyledi.

Ramazanın başlamasıyla Çin askerlerinin bölgeyi tamamen kuşatma altına aldığını savunan Çalışkan, Türkistan'da İslam 'la ilgili her şeyin ya yasaklandığını ya da engellendiğini belirterek, şunları söyledi:

"Bu hukuksuzluklara, zulümlere, yasaklara ve baskılara itiraz edenler evlerinden alınıyor, demokratik hakkını kullananlar sokak ortasında öldürülüyor. Faşist Çin'e sesleniyoruz. Doğu Türkistan'a baskı uygulanmaktan, vicdanları yaralamaktan, insan haklarını çiğnemekten din ve vicdan hürriyetini gasp etmekten bir an önce vazgeç. Yeter artık. Uyarıyoruz, akıttığınız kanda boğulacaksınız. Hiç bir zulüm ebedi değildir."