Türk Kızılayı Genel Başkanı Akar:

Türk Kızılayı Genel Başkanı Akar:
Türk Kızılayı Genel Başkanı Akar:
- "Bu yıl Allah nasip ederse 2 milyon 32 bin ünite kan toplamayı hedefliyoruz. İlk 4 aylık oran yüzde 99. Böyle giderse yıl sonuna kadar hedefimizi aşmış, belki de 2 milyon 100 bin üniteye çıkmış olacağız"

KIRKLARELİ (AA) - Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, bu yıl 2 milyon 32 bin ünite kan toplamayı hedeflediklerini belirterek, "İlk 4 aylık oran yüzde 99. Böyle giderse yıl sonuna kadar hedefimizi aşmış, belki de 2 milyon 100 bin üniteye çıkmış olacağız" dedi.

Kan bağışı kampanyasına katılmak ve incelemelerde bulunmak üzere Kırklareli'ye gelen Akar, Vali Esengül Civelek'i makamında ziyaret etti. Akar, Civelek'e Türk Kızılayı'nın 2014'te yaptığı çalışmaları anlatan almanak ile çeşitli hediyeler verdi.

Vali Civelek de Türk Kızılayı'nın çalışmalarıyla gurur duyduklarını ifade etti.

Ziyaretin ardından Civelek ile Akar, Kırklareli Belediye Başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu ve beraberindekiler İstasyon Caddesi'nde kurulan çadıra giderek, kan bağışında bulundu.

Ahmet Lütfi Akar, gazetecilere yaptığı açıklamada, Kızılay'ın Türkiye 'de güvenilir kan temincisi olarak görev aldığını belirterek, 2005'te 305 bin ünite kan toplarken, bunun 2014'te 1 milyon 865 bine ulaştığını kaydetti.

Bir kişinin bağışladığı bir ünite kanın 3 kişiye şifa olabildiğine işaret eden Akar, "Bu yıl Allah nasip ederse 2 milyon 32 bin ünite kan toplamayı hedefliyoruz. İlk 4 aylık oran yüzde 99. Böyle giderse yıl sonuna kadar hedefimizi aşmış, belki de 2 milyon 100 bin üniteye çıkmış olacağız" diye konuştu.

 

- "Allah kimseyi iç savaşla terbiye etmesin"

Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, dünyanın dört bir yanında yardımlarda bulunduklarına değindi.

Savaş bölgelerindeki insanların yardım alamadığını belirten Akar, " Elektrik , su, ilaç hastane yok, kanalizasyon yok, barınak yok. Acımasız ve manasız savaşın neticesinde binalar bertaraf edilmiş. Allah kimseyi iç savaşla terbiye etmesin" dedi. 

Akar, 2011'de Mogadişu'ya gittiklerinde bir enkaz yığınıyla karşılaştıklarını dile getirerek, şunları anlattı:

"Burada bomba mı patlamış, deprem mi olmuş şaşırıyorsunuz. Hiçbir şey yok. Zamanında operanın, tiyatroların, sinemaların olduğu yerde herşey bitmiş. Neymiş? İç savaş. Neden savaşmışlar bilen yok. 250 bin kişinin öldüğü tsunami felaketinde bile bu kadar harabiyet yoktu ortada. Denizdeki gemiler şehrin ortasına gelmişti. O kadar büyük bir felaketti ki bu kadar berbatlık ve mağduriyet söz konusu değildi. Nereye gitsem iç savaşın ne kadar kötü olduğunu, ülke içinde ırk, din, dil mezhep gibi ayrımlar yapmadan insanların kardeşçe birlikte yaşamasının ne kadar güzel bir şey olduğunu bizim geleneklerimizin de cumhuriyetten beri kazanımlarımızın ne kadar kıymetli olduğunu görüyorum. Allah bizim başımıza böyle musibetler vermesin."