Ömrünü adadığı Ahiliği tanıtmak için "servetini" harcadı

Ömrünü adadığı Ahiliği tanıtmak için "servetini" harcadı
Ömrünü adadığı Ahiliği tanıtmak için "servetini" harcadı
- Kırşehir'de, Ahilik kültürünün tanıtılması için yaklaşık 50 yıldır uğraş veren, bu uğurda dükkanlarını ve tapulu arazilerini feda eden "Ahi Baba" olarak bilinen Mustafa Karagüllü, ilerleyen yaşına rağmen yanından ayırmadığı Ahi pilavı ve helvasıyla tanıtım çalışmalarına devam ediyor - Osmanlı geleneğinden bugünlere gelen az sayıdaki "Ahi"den 87 yaşındaki Karagüllü, bu kültürü anlatmak için Anadolu'nun birçok kentinde konferans ve seminer veriyor - Mustafa Karagüllü: - "Ahilikle ilgili kültürel faaliyetlere başladığım dönemlerde çarşının içinde yaptırdığım 40-50 dükkanım ve misafirhanem, 7-8 tane tapum vardı. Hiçbiri kalmadı"

KIRŞEHİR (AA) - ABDULLAH YILDIZ - Ahilik kültürünün yaşatılması ve yaygınlaştırılması için yaklaşık 50 yıl mücadele veren, bu uğurda dükkanlarını ve tapulu arazilerini feda eden ve "Ahi baba" olarak bilinen Mustafa Karagüllü, ilerleyen yaşına rağmen Ahi pilavı ve helvasıyla tanıtım çalışmalarına devam ediyor. 

Osmanlı geleneğinden bugüne ulaşan az sayıdaki "Ahi"den 87 yaşındaki Karagüllü, Kırşehir Ahi Çarşısı'ndaki mütevazı bürosunda, Ahilik geleneğini anlatmayı sürdürüyor.

İlerleyen yaşına rağmen bu kültürü anlatmak için Anadolu'nun birçok ilinde konferanslara katılan Karagüllü, bürosunda düzenlediği toplantılarda da hem Ahilik kültürünü anlatıyor hem de vatandaşlara Ahi pilavı ve helvası ikram ediyor. 

Ahilik geleneğiyle geçen ömrünü AA muhabirine anlatan Karagüllü, askerlik dönüşü babasına ait otel ve handa çalışarak iş hayatına başladığını, daha sonra oraları yıkarak yeni ve modern çarşılar yaptırdıklarını söyledi.

Karagüllü, 1952 yılında Kırşehir Esnaf ve Kefalet Kooperatifi'ne kurucu üye olmasıyla Ahilik kültürünü tanıtmak ve yaygınlaştırmak için mücadeleye başladığını ifade ederek, bu kültüre gönül veren insanlarla Kırşehir'de, Anadolu'da ve dünyanın çeşitli ülkelerinde seri toplantılar, seminerler, konferanslar, sempozyumlar düzenlediklerini dile getirdi.

Bu çalışmaları 1986 yılına kadar tamamen kendi imkanlarıyla sürdürdüğünü anlatan Karagüllü, merhum Turgut Özal'ın başbakanlığı döneminde, yaptıkları bir görüşmeden sonra çıkardığı yönetmelikle Ahiliği milli politika haline getirdiğine dikkati çekerek, bu tarihten sonra yılın bir haftasında Ahilik bayramı kutlaması yapıldığını, bundan dolayı kendisine müteşekkir olduğunu söyledi.

- "40-50 tane dükkanım ve misafirhanem, 7-8 tane tapularım vardı. Hiçbiri kalmadı"

Ahiliğin tanıtılması amacıyla düzenledikleri bilimsel toplantılar, etkinlikler ve seyahatlerde hep kendi imkanlarını kullandığını aktaran Karagüllü, şöyle konuştu:

"Ahilikle ilgili kültürel faaliyetlere başladığım dönemlerde çarşının içinde yaptırdığım 40-50 dükkanım ve misafirhanem, 7-8 tane tapum vardı. Hiçbiri kalmadı. Ahilik kültürü ile Kırşehir'in engin ve evrensel değerlerini yurt sathında tanıtmak için eşimle dolaşarak hepsini feda ettim. Şimdi de aynı malın sahibi olsam fütursuz şekilde yine bu uğurda harcamaya hazırım. Ahiliğin engin ve evrensel kültürüne malik olmak kolay bir olay değildir. Madde ve manada o kültürün içinde olmak zorundasınız."

Ahiliğin kurucusu sayılan Ahi Evran'ı ve Ahiliği anlatmak için yurt içinde ve Avrupa'da birçok yeri dolaştığını belirten Karagüllü, yanında hep yufka ekmeğe sarılı Ahi pilavı ve Ahi helvası götürdüğünü dile getirdi.

Karagüllü, Ahi Evran'ı anlatmak için gittiği her yere her toplantıya kendi imkanlarıyla hazırladığı bazen 50, bazen 200 yufka ekmekten oluşan Ahi dürümü götürdüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bir yufka ekmeği dörde beşe bölmek suretiyle dürümler yapıyordum. Ahi pilavını ekledikten sonra çörek otu ve peynirle de süslüyordum. Peçeteye sarıp gittiğim yerlerde 'Ahi dürümü, almaz mısınız?' diye teklif ediyorum. Bana 'Ahilik nedir?' diyorlardı. Ben de Ahiliği anlatmaya başlıyordum. Böylece o dürüm Ahiliğin anlatılmasına bir anahtar görevi yapmış oluyordu. Ahi helvaları da götürürüm. Rahmetli Turgut Özal, Süleyman Demirel ve ekiplerine çok ikram ettim. Gittiğim her yere onları hala götürürüm. 50 yıldır bunu yapıyorum. Avrupa'da bile gittiğim yerlere Ahi dürümü ve helvası götürüp dağıtırım. Böylece Ahiliğin konuşulmasına vesile oluyor."

Anadolu'nun Türkleşmesi ve Müslümanlaşmasında büyük emeği olan Ahi Evra'a şükran borcunu yerine getirme anlayışı içinde hareket ettiğini vurgulayan Mustafa Karagüllü, 87 yaşında olmasına rağmen hala, içinde Ahilik kültürü ve prensiplerinin olduğu takvim, broşür gibi tanıtım materyallerini kendi imkanlarıyla hazırlayarak tüm Anadolu'ya postayla gönderdiğini sözlerine ekledi.