33 yılın birikimi

33 yılın birikimi
33 yılın birikimi
Cihan Demirci, 'Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım'da, konuşma balonu ya da sadece çizgiyle yapılan karikatürün sentezini yapıyor
Haber: RIZA KIRAÇ / Arşivi

1970’li 80’li kuşağın mizah ağacına cansuyu veren iki kaynak vardı, biri Aziz Nesin, diğeri de üstünden yıllar geçmesine rağmen tedrisatından geçen gençlerin yazıp çizdiklerine hâlâ güldüğümüz Gırgır dergisi. Aziz Nesin bir ustaydı, mizahın her alanını, tiyatroyu, sinemayı besleyen bir değerdi, onun boşluğunun doldurulamadığını söylemek abartı olmaz. Gırgır dergisi başka bir usta Oğuz Aral’la anılırdı hep. Oğuz Aral sadece bir mizah yazarı, çizeri değildi, hocaydı, öyle ki bugün adını bildiğimiz mizahçıların çoğu bir anekdot anlatırken onun adının geçmemesini ayıp sayıyor, ustanın, hocanın hakkını teslim ediyorlar... Bazı mizahçılarımız da ürettikleri kitapları doğrudan hocalarına ithaf ediyor. Yüzündeki muzip çocuk tebessümü hiç eksilmeyen, o tebessümün ardına cin fikirler gizleyen Cihan Demirci de bunlardan biri. ‘Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım’ adlı ilk karikatür albümünü yayınlayan Demirci, gökyüzündeki hocasına ustasına sesleniyor aslında. Zaten kitabın sonunda son karikatürde de Oğuz Aral, “Cihan Oğlum gereksiz taramalardan gene kaçamamışsın” diyor. Demirci mizah hayatındaki ustalarını şöyle sıralıyor, “Mizahta dört büyük ustam olduğunu kabul ederim. Karikatürcülüğümde; Oğuz Aral ile Altan Erbulak, yazarlığımda ise; Suavi Süalp ile Aziz Nesin’dir ustalarım. Durdüyle de çalışma şansım oldu. En uzun süreli ustam (boydan bile) Oğuz Aral oldu tabii ki...” 

Yazıların gölgesinde kalan çizgiler
‘Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım’ Cihan Demirci’nin otuz üç yıllık mizah hayatındaki otuz dokuzuncu kitap. Kaba bir hesapla bugüne kadar beş binin üstünde karikatür yayımlamış. İşin garip yanı, on dört kişisel karikatür sergisi açmış bu kadar üretken birinin bunca zaman bir karikatür albümü çıkartmamış olması. Gereksiz Taramalar bu yanıyla Cihan Demirci için özel bir anlam taşıyor. Mizah kitaplarının kendine özgü havası bir yana Demirci, ‘Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım’da karikatürde çok tartışılan konuşma balonu ya da sadece çizgiyle yapılan karikatürün (yazılı-yazısız) sentezini yapıp, iki tür karikatürün de kendine has bir zevki olduğunu okurlara göstermeye çalışmış. Yine de kitabın adından anlaşılacağı üzere yer yer ‘süslü’ karikatürden yani ‘gereksiz taramalardan’ uzak duramamış.
Kitabın giriş yazısında da bunun nedenini şöyle anlatıyor, “Oğuz ağabey fırtına gibi estiği o Gırgır yıllarında; biz genç karikatürcülere yıllarca ‘Gereksiz taramalardan kaçının çocuklar’ dedi... Ama bunu derken en güzelim taramaları atmanın yolunu da gösterdi çaktırmadan bize. Çünkü sonuçta taramanın bir de her zaman ortalarda görülmeyen gereklisi vardır. Lakin bu ülkede her şeyin tersine işlediğini erken yaşta fark ettiğim için ben çok sevdiğim ustamın bu konudaki sözlerine kulağımı kapattım hep.”
Kitabın bir başka özelliği ise otuz üç yıllık karikatür çalışmasından özel bir seçki olması kuşkusuz. Kitaptaki yüz kırk karikatürü seçerken Demirci, güncelliğini kaybetmeyen ve her dönem gündemimizde kalan konulara dair eserlerinden bir seçki oluşturmaya çalışmış. Bu konuların başında basın ve basın özgürlüğü, değeri bilinmeyen bir nesne olarak kitap ve yazarlar, savaş, yoksulluk ve şiddet geliyor.

GEREKSİZ
TARAMALARDAN
KAÇINAMADIM
Cihan Demirci
Pia Yayınları
2011, 168 sayfa, 12.5 TL.