41 kere maşallah

41 kere maşallah
41 kere maşallah
İzmir'in kırk bir semti, İzmirli kırk bir farklı edebiyatçı-yazar tarafından kaleme alındı. Okurla buluşan dizinin İzmir'in köklü kent halk kültürüne bir armağan olması açısından önemsenmesi gerekiyor
Haber: AYŞE ÇETİN / Arşivi

Heyamola Yayınları, İstanbulum serisinden sonra İzmirim kitaplarını da İzmir Kitap Fuarı’nda okurla buluşturuyor. 41 İzmirli yazarın, yaşadıkları 41 semti kaleme aldığı seri aynı zamanda, kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal hayatını, geçirdiği değişimleri, insan tiplerini, atmosferini, doğal güzelliklerini, unutulan değerlerini, yeme içme kültürünü, gecesini gündüzünü, yazını kışını, folklorunu, eğlence hayatını, daha bin türlü özelliğini okura ulaştırmayı hedefliyor. Bütün bu hedefler, bir edebiyatçı gözüyle; kimi zaman duygusal, kimi zaman bir tarihçi, bir coğrafyacı, bir turizmcinin gözlemleriyle aktarılmış. Seriyi oluşturan kitaplar bir yazar-edebiyatçının duyarlığıyla, çevresine gönül gözüyle bakarak dile gelmiş anılardan oluşuyor...
İzmir deyince akla ilk geliveren imgeler vardır. Bunların en önemlisi Homeros’tur kuşkusuz. Sonra Amazonlar, Kadifekale, Saat Kulesi, Konak, Asansör. İzmir güzeldir. Dosttur. Demokrattır. Hoşgörülüdür. Ege’nin İncisi’dir. Yazarlarının kaleminden anlıyoruz ki bunların hiçbiri öylece söylenmiş sözler değildir. Bu kent bütün bu betimlemelerin hakkını vermiştir. Bütün bu özelliklerin öncelikleri kişiden kişiye değişir elbette. Bunu kaleme alan İzmirli edebiyatçılar için de öyle olmuş şüphesiz. Genel bir İzmir görüntüsünün içinde kendi bulunduğu, bildiği, yaşadığı, anılarını biriktirdiği semtle ilgili imgeler öncelik kazanmış. Ama ortak duygu, İzmir’in sevilen bir kent olduğudur. Kadınlar için de, erkekler için de bir sevgili olduğudur. Hiç kimse duyarsız kalmamış. Sevgiyle bağlanmış ve üzerine titremiş.
İnsan yaşadığı toprağa benzer denilir. Ve yine denilir ki; insan doğduğu toprağa gömülür. Elbette yaşanılan yer, yaşanılan kent insanın geçmişidir biraz. Ama hızla değişiyor kentler. Yaşarken sahip olacağınız bir bellek oluşturmaya izin vermiyor bu değişimin hızı. Sonra bir bakıyorsunuz yaşadığınız kentin tarihi ancak anımsadığınız kadar. Sadece o kadar.
Hal böyle olunca, kalıcı mekânlar daha önem kazanıyor. Uzun yıllar ayakta kalmış bir tarihi yapı üzerine titrediğiniz, ihtimamla korumak istediğiniz bir mekâna dönüşebiliyor. Çünkü o artık size tarihinizi anlatan imge olabiliyor.
Peki anılar… Bu kitapları okudukça anlıyoruz ki, hiçbir anı mekânsız olmaz. Anılar sokaklarla, evlerle, kuşlarla, sokaktaki ağaçla, köşe başındaki kunduracıyla anlam kazanıyor. Kentle bütünleşiyor, isteseniz de istemeseniz de. Peki, o anılarınıza eşlik eden yapılar, sokaklar, ağaçlar, insanlar nerede. Birçoğu anılarda kalmış. Gün gelecek o anılarda silinip gidecek. 

Kent belleği
Yaşayanların belleklerindeki bu anıların kâğıda dökülüp bir seri içinde bir araya gelmiş olması, yazarların İzmir’in bugününü ve geçmişini kâğıda dökmesi ve ölümsüz kılması açısından da önemli bir çalışma olmuş. Bugüne kadar yapılmamış bir kent belleği oluşturulmuş böylece. Canlı yaşayan. Bu özelliği, seriyi oluşturan kitapların her birini İzmir’in gelecek nesillere aktarılması, gelenek ve göreneklerinin anlatılması açısından da çok önemli hale getirmiş. Göç alırken geçirdiği evreler, göçten önceki ve sonraki durumuyla birlikte, kent halk kültürünün kalıcılığı açısından aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün. Levantenlerin yaşam tarzları, kültürleri, İzmir’e ve dolayısıyla bu ülkeye kattıkları da yer almış İzmirim serisinde.
İzmirim serisinde yer alan her kitap, aynı zamanda kitabı kaleme alan yazarın da hayat hikâyesi olmuş. Bu yanıyla da edebiyat dünyasına büyük bir katkıdır. İzmirli kırk bir yazarın hayat hikâyesi bu kitapları edebiyat dünyası için özel kılmaktadır. Bu anlamda seri iki yönlü değerlendirilebilir. Birincisi İzmir’in semtleri, o semtin dünden bugüne hikâyesi, ikincisi hikâyeyi kaleme alan yazarın samimi içten hayat hikâyesi. 

Geçmişten izler taşır bu doku
Kaybolanlara kent kültürüne, komşuluk ilişkilerine, dayanışmaya, biraz kendi geçmişimize, çocukluğumuza, tarih kokan binalarımıza, mutlu çocuk oyunlarımıza ev sahipliği yapan sokaklara, tek katlı bahçeli evlere, konuşarak alışveriş yaptığımız bakkalımıza özlem var. Güzelim İzmir’in tıkış tepiş bina dolmadan önceki yeşil, dingin aynı zamanda her adımında tarihsel geçmişimizden izler taşıyan dokusuna büyük özlem var.
İzmirim çalışması, zamana karşı direnen kendini yıpratmayan, ele avuca sığmayan bugüne gelinceye kadar geçtiği tarihi labirentleri de aktarır okuyucuya. Her kitapta ayrı bir kalemden İzmir’in öteki yüzünü okuruz. Onu yaşatmak için, İzmir tarihinin öteki yüzünü bilmek gerekir. Smirma, Mirina, Samorna, Smryne ve nihayet bugünkü adıyla İzmir. Bütün bu anlatımlardan belleğinizde kalan güzel ve göz kamaştırıcı bir şehirdir.
Umarız bu kentin mimarlarına, belediyecilerine bir zamanların İzmir’ine dair asude ve narin, incelikli ve duygulu yaşamın hatırasına bir uyarı olur bu kitaplar. Uyarı olur da; sürüp giden araba saltanatına ve bu vandal kentleşmeyi hafifletecek önlemlerde yardımcı olur.

Gaziemir’den Göztepe’ye
A. Nedim ATİLLA Bir Göç Kasabası: Gaziemir
Adnan TURGUT Yazlık Sinemalar Krallığı Eşrefpaşa
Alex BALTAZZİ Alsancak 1482 Sokak Anıları
Ali Ekber YILDIRIM Aytaç’ın Balçova’sı
Avram VENTURA Belleğin Tozlu Sayfalarında Karataş
Bilge UMAR Narlıdere
Birsen FERAHLI Köprü’de İnecek Var
Duygu ÖZSÜPHANDAĞ YAYMAN Memleket Kolay Terk Edilmiyor Tilkilik
Efdal SEVİNÇLİ Şemikler... Şemikler...
Elvan FEYZİOĞLU Gökkuşağının Sekizinci Rengi Bornova
Emel KAYIN Kentin Kıyısında ve İçinde Olmak: İnciraltı
Ferda İZBUDAK AKINCI Bir Eski Zaman Güzeli Buca
Fergül YÜCEL Affet Beni Altındağ
Gönül İLHAN Bizim Mahalle Tenekeli Mahalle
Hakan Kazım TAŞKIRAN Bayraklı - Eski İzmir’den Hatıralar
Halim YAZICI Körfez Vapurları “Blues”
Haluk IŞIK Çınarlı - Mersinli Bir Çocukluğun Coğrafyası
Hidayet KARAKUŞ İzmir’in Kalbi Kemeraltı
Hülya SOYŞEKERCİ Bornova’dan Gün Rengi Sayfalar
İhsan BAYRAM Değirmendağı
İlhan PINAR Saklı Mazi Dibekbaşı - Kireçlikaya
Lütfü DAĞTAŞ Gözbebeğim Deltam Çiğli
Mehmet ATİLLA Karabağlar “Küçük Türkiye
Mehmet Şakir ÖRS Sen Ne Âlâsın Alaybey
Murat ŞAHİN Direnişin Adı Gültepe
Namık KUYUMCU Bir Başkadır Alsancak
Okan YÜKSEL Kahramanlar
Oktay GÖKDEMİR Ihlamur ve Fesleğen Kokulu Buca
Orhan BEŞİKÇİ Basmane
Raşel Rakella ASAL İşte Bizim Gül Sokak
Saadet ERCİYAS İzmir, Ah! Tarık Dursun K.’nın Semtleri
Sancar MARUFLU Bostanlı
Semih ÇELENK Paradiso’dan Kızılçullu’ya Şirinyer...
Şadan GÖKOVALI “İzmiriçe”nin Tacı Kadifekale
Şükran YÜCEL Yitik Zamanın Peşinde Karantina
Şükrü TÜL Tepekule’den Bayraklı’ya
Ümit OTAN Derya Kuzuları Gurbette… Konak
Veysel ÇOLAK Bir Kente Nereden Girilir? Halkapınar
Yaşar AKSOY Soğukkuyu - Bahariye
Yaşar ÜRÜK Göztepe’den Güzelyalı’ya
Yunus Bekir YURDAKUL Noktam Eksik Olmasın