50'ler İstanbul'unun gece hayatı

50'ler İstanbul'unun gece hayatı
50'ler İstanbul'unun gece hayatı
Eleştirilmesi aynı zamanda ciddiye alınmasının da bir göstergesiydi. Ama ne eleştirenler ne de Nahid Sırrı'nın kendisi bunu fark etti
Haber: SAMED KARAGÖZ / Arşivi

Nahid Sırrı Örik (1895-1960) Türk edebiyat tarihinin en renkli simalarından biri olmasına rağmen, hayatının çalkantılarının da etkisiyle edebiyat tarihimizde gerekli yeri bulamamış, bulunduğu mevki tam olarak konumlandırılamamış bir yazarımızdır. Dedesi divan sahibi bir şair, babası ise bir hukuk hocası aynı zamanda da Shakespeare’den iki oyun çevirmiş bir mütercimdir. Nahid Sırrı bir müddet özel ders aldıktan sonra, bir İngiliz ve bir Fransız mektebinde okudu, daha sonra Galatarasay Lisesi’ne, o zamanki adıyla Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’ne girdi ama hiçbirini bitiremedi. Babasının yönlendirmeleri ve hatırlı dostları sayesinde Berlin büyükelçiliğinde çalışmaya başlamıştır. Hayatında ilk kez ailesinden ve tanıdığı tüm insanlardan ayrılarak yerleştiği Berlin günleri Nahid Sırrı için bir dönüm noktası olmuştur. Osmanlı’da yaşayamadığı özgürlüğü Avrupa’da bulmuştur ama Avrupa’da da özgürlük anlayışı sandığı ve/veya umduğu kadar gelişmemiştir. Berlin’de yaşadığı tatsızlıklardan sonra Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde hayatını sürdürdü. Osmanlı Devleti’ni arkasında bırakıp giden Nahid Sırrı 1928 yılında genç Cumhuriyet’e dönüş yaptı. Aradan geçen zaman zarfında ülkede bir çok şey değişikliğe uğramıştı ama bazı şeyler bıraktığı gibiydi. 


Özledi ve hatırlattı
Dedesi İbrahim Paşa mühtediydi. Paşa’nın din ve hayata bakışını değiştirmesinden dolayı yaşadığı adaptasyon sürecini torunu Nahid Sırrı da ömrü boyunca yaşadı. Önce dede eviyle Osmanlı gündelik hayatı, Osmanlı’yla Avrupa, Avrupa ile Türkiye Cumhuriyeti arasında hep bocaladı. Ve süreklik olarak geçmişe karşı bir özlem duydu. Geçmişi sadece özlemedi aynı zamanda hem hatırladı hem de okurlarına hatırlattı.
Hemen hemen her dönemde kıyasıya eleştirildi. Eleştirilmesi aynı zamanda ciddiye alınmasının da bir göstergesiydi. Ama ne eleştirenler ne de Nahid Sırrı’nın kendisi bunu fark etti. Eserlerinin de temelinde yer tutan yabancılaşma günlük hayatını da etkiledi. Yaşadığı yabancılaşmanın etkisiyle bulunduğu ortamlarda M. Kayahan Özgül’ün ifadesiyle teneffüs etmek istediği havayı hiçbir yerde bulamadığı için sürekli olarak nefesini tutarak yaşadı.
Oğlak Yayınları, Nahid Sırrı’nın eserlerini büyük bir titizlikle yayımlamaya devam ediyor. Bu serinin (şimdilik) son eseri ‘Turnede Bir Artist Öldürüldü’. Kitabın önsözü Radikal Kitap okurlarının yakından tanıdığı A. Ömer Türkeş’e ait. Türkeş öncelikle Nahid Sırrı’nın hayatını anlatır, daha sonra da edebi görüşleri ve eserlerinden bahseder bu önsözde. 

Sanatçı kavramı
Nahid Sırrı, ‘Turnede Bir Artist Öldürüldü’yü ilk olarak gazete tefrikası olarak yayımlamıştır. Kitap olarak ilk baskısı 1995 yılında yapılmıştır. Aradan geçen bunca zamandan sonra ikinci baskısı yapılıyor. Tefrika olarak yazılıp, yayımlanmasına rağmen kitap yazarın kendi deyimiyle bir büyük hikâye olarak kaleme alınır. Sınırları dar olan bu alanda yazar mekân tasvirlerinden, karakter tanıtımlarına bütün detayları minimize ederek kullanmıştır. Keskin virajlarla dolu bir yol inşa etmiştir. Bu yolda giderken 1950’li yıllar İstanbul ’unun gece hayatı, sanatçıları, işletme sahipleri, bu dünyanın insanlarının içinde bulundukları ahlaki ve moral çöküş tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmiştir. Aynı zamanda Nahid Sırrı sanatçı kavramının ne deneli “boş” olabileceğini, belki de kendisini dikkate almayanlara karşı, başarılı ve keskin bir dille göstermektedir.
Nahid Sırrı’nın yazar olarak en büyük özelliğini Avrupa’dan döndüğü zamandan ölümüne kadar geçen süre boyunca Osmanlı Türkçesine bağlı kalarak kelime seçimlerini bu yönde kullanmasıdır. Osmanlı Türkçesinin anlatım imkânlarını, Fransızca bilgisinin ağır basmasından mıdır bilinmez, tam olarak kullanamaz ama kelime seçimlerini muhafaza ederek geçmişe olan özlemini her daim diri tutmuştur.

Turnede Bİr Artİst Öldürüldü
Nahid Sırrı
Oğlak Yayınları
2011, 94 sayfa, 20 TL.