'Abrakadabra'yla olmaz bu işler

'Abrakadabra'yla olmaz bu işler
'Abrakadabra'yla olmaz bu işler
Hartmut Zinser'in 'Ezoterizme Giriş'i gündelik hayatımızda etkisini giderek artıran ezoterizm hakkında bilimsel bir bakış açısıyla bilgi edinmek isteyenler için önemli bir kaynak
Haber: MEHMET ZENGİN / Arşivi

Ezoterizm, 80’li yıllardan sonra gündelik hayatımıza hızlı bir biçimde girdi. Ortalık tarot falına bakanlarla, evrensel enerjiye uyum içinde yaşamanın gerekliliğinden bahsedenlerle doldu. Hemen her televizyon kanalı bir falcıyı ya da astrologu kadrolu olarak çalıştırmaya başladı. ‘İçimizdeki gücü geliştirmek’ bir sektör haline geldi. Ağzını açan Şamanlardan ya da balta girmemiş ormanlarda yaşayan kabilelerin hikmetlerinden bahseder oldu. Cinler, periler, büyücüler, doğaüstü güçler ve olaylar dizilere ve hatta çocuk kitaplarına kadar girdi. Kısacası son otuz yıldır toplumun çoğu kırklara, yedilere karışma eğilimi gösterdi.
Evet, bütün bu süreç boyunca ezoterizm ciddi araştırmacıların ve bilim insanlarının ilgi alanı dışında her yere girdi. Milyarlarca insanı ve onların zihinsel yapılarını etkileyen ezoterizm konusunda dişe dokunur çok az çalışma yapıldı. Biraz postmodernizmin, biraz da umursamazlığın etkisiyle bu konu neredeyse bütünüyle şarlatanların ellerine bırakıldı. Hartmut Zinser’in ‘Ezoterizme Giriş’ isimli kitabı bu büyük açığı kapatma konusunda ciddi bir adım. Kırmızı Kedi’nin bu türden hurafelerle uğraşmayı sevdiği biliniyor. Yayınevi daha önce de ezoterizm, gizli örgütler, kayıp kıtalar gibi tuhaf konuları, aklı ve Aydınlanma değerlerini bir kenara atmadan irdeleyen alışılmadık kitaplar çıkarmıştı. ‘Ezoterizme Giriş’i de bu ilgi çekici yayın çizgisinin en taze ürünü saymak gerekiyor. 

Tarottan şifalı taşlara
Çok önemli bir din bilimci olan Hartmut Zinser çalışmasına ezoterizmin ortaya çıkışının ve gelişiminin üzerinde durarak başlıyor. Daha sonra ezoterizmin ayırıcı özelliklerine ve konu hakkında çalışma yapan araştırmacıların farklı tanımlarına değiniyor. Zinser; tarot, sarkaç sallama, Kirlian fotoğrafları, telekinezi, ruh çağırma, şamanlık, şifalı taşlar, reiki, astroloji gibi en yaygın ezoterik uygulamalara ve bu uygulamaları incelerken karşılaştığı hilelere değiniyor. Ama Zinser bütün bunları bir bilim insanının serinkanlılığı ve nesnelliğiyle yapıyor. Zinser çalışması esnasında ezoterizmin tek ya da çok tanrılı dinlerle olan ilişkisine de değiniyor. Bu bölüm özellikle önemli. Zinser okuyucuyla beraber günümüzde ezoterizmin bir din sayılıp sayılamayacağı sorusuna yanıt arıyor. Ezoterizmin kendisini bilimle meşrulaştırma gayretlerine dikkat çeken Zinser bilim ve ezoterizm arasındaki yöntem farklarını ve ezoteristlerin sıklıkla başvurduğu ‘Yüce Bilgi’ kavramını irdeliyor. 

Bir kriz göstergesi olarak ezoterizm
Bugünkü anlamıyla ezoterizmin ortaya çıkışı ilk kez 1848 yılına rastlıyor. Avrupa ’da devrimlerin olduğu bu kriz döneminde ABD’de Fox kardeşler gaipten sesler duyduklarını öne sürmüştü. Zaman içerisinde bu iddiaya inananlar çığ gibi arttı. Kardeşlerden Margaret Fox’un bir süre sonra aslında bütün yaptıklarının hileden başka bir şey olmadığını söylemesine rağmen hemen her yerde ezoterik akımlar uç verdi. Ezoterizmin diğer atağıysa Birinci Dünya Savaşı esnasındaydı. Bu dönemde ezoterizme ilgi geniş kitlelere mal olacaktı. Hemen her yerde karşımıza çıkan New Age akımlardan anlaşılacağı üzere benzer bir ‘ezoterik uyanış’ın günümüzde de olması anlamlıdır. Postmodernizmin ve bütün dünyayı etkisi altına alan küresel krizin etkisiyle ezoterizm tekrar gündeme gelmiştir. Adorno’nun deyişiyle nesnel gerçekliğin hiç olmadığı kadar anlamsız geldiği bir zamanda insan bu anlamı ‘abrakadabra’ diyerek yeniden yaratmaya çalışmaktadır. Kısacası ezoterizm gülünüp geçilmesi gereken değil toplumun ne halde olduğunu gösteren bir aynadır. Bu yüzden nesnel bir olgu olarak incelenmeli ve ciddiye alınmalıdır. Zinser’in ‘Ezoterizme Giriş’i gündelik hayatımızda etkisini giderek artıran ezoterizm hakkında bilimsel bir bakış açısıyla bilgi edinmek isteyenler için önemli bir kaynak.

EZOTERİZME GİRİŞ
Hartmut Zinser
Çeviren: Neylan Eryar
Kırmızı Kedi Yayınevi
2011, 152 sayfa, 12 TL.