Açlıktan ve tıka basa yemekten ölen Mısır

Açlıktan ve tıka basa yemekten ölen Mısır
Açlıktan ve tıka basa yemekten ölen Mısır
Haber: BURCU AKTAŞ - burcu.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

Kimilerinin adeta malikâneye benzeyen evleri geceleri bile parlıyor, kimileri gecekondularında sessizliğe mahkûm. Bazılarının gövdesi fil gibi, bazıları bir deri bir kemik... Yusuf El-Kaid ‘ Mısır Topraklarında Savaş’ adlı romanında Mısır’ı tam da böyle ikiye ayırıyor, ülkenin gerçeklerini ve adalet anlayışını anlatıyor. Yazar, Masri adındaki başkarakterin hikâyesini anlatırken aslında yoksul Mısırlıların yaşamını tüm açıklığıyla betimliyor. El-Kaid romanında Masri’yi merkeze alarak altı anlatıcının gözünden bu gencin başına gelenleri anlatırken bir halkın hüzünlü hikâyesine şahit ediyor okuru. Her şey, Mısır’da bir köyün muhtarı olan varlıklı birinin en küçük oğlunu askere göndermek istememesi ve oğlunun yerine askere gidebilecek birini bulmaya çalışmasıyla başlıyor. İşlerin kılıfına uydurulmasıyla umdenin (köy muhtarı) oğlu yerine gece bekçisinin oğlu Masri askere gidiyor.
1973 yılında Mısır kurtuluş savaşı zamanı cereyan eden bu olayı altı anlatıcı farklı yönlerden anlatıyor: Oğlunun yerine Masri’yi askere gönderen Umde. Bu sahtekârlığı planlayan Müteahhit. Masri’nin babası. Masri’nin arkadaşı. Olaya tanıklık eden Subay. Olayı araştırmakla sorumlu Müfettiş. Her anlatıcı olayın bir kesitini anlatırken kendi hayat hikâyesini de aktarıyor. Romanın sonundaysa kederli bir hikâye tamamlanmış oluyor.
Yusuf El-Kaid’in en etkileyci yönü keskin cümleleri. Mısır’da yaşamın zenginler ve fakirler açısından ne kadar farklı olabileceğini şöyle etkileyici bir yalınlıkla anlatıyor.
Yusuf El-Kaid’in anlatımında semboller geniş yer tutuyor. Örneğin karakterlerin hiçbirinin adını vermiyor yazar. Elbette biri dışında. Masri dışındaki karakterleri genellikle mesleki adlarıyla biliyoruz. Masri ise sıradan bir isim değil, Arapça Mısırlı anlamına geliyor. Dolayısıyla Masri’nin fakir Mısırlıları sembolize ettiğini söyleyebiliriz. Ve El-Kaid romanında iki Mısır betimliyor: Biri “açlıktan ölen Mısır” diğeri “tıka basa yemekten ölen Mısır.”
‘Mısır Topraklarında Savaş’ın en önemli özelliği modern Mısır toplumunun toplumsal sorunlarını tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor olması. Ahlâksızlık, rüşvet, zenginlere göre işleyen bürokrasi, çaresizlik, fakirlik, geri kalmışlık, adaletsizlik toplumun kanayan yaraları. Yazar altı anlatıyı birbirine o kadar iyi bağlıyor ki roman kurgusal bir şölene dönüşüyor.
El-Kaid’in akıllara mıhladığı şey ise bir şeylere sahip olanlar ile sahip olamayanlar arasındaki ezici fark. Bunu umdenin sözlerinden de anlıyoruz: “Mısır’da iki tür insan var: İyi ailelerin çocukları ile köpeklerin çocukları.” İyi aile çocukları tabii ki toprak sahibi zenginler...
‘Mısır Topraklarında Savaş’, 1975 yılında tamamlanmasına rağmen 1978 yılında Beyrut’ta yayımlanan bir roman. Mısır’da ise uzun yıllar yasaklı kaldıktan sonra 1985 yılında basılmış. Romanın yazarı, Türk okur için yeni bir isim aslında. Zira ‘Mısır Topraklarında Savaş’, El-Kaid’in Türkçeye çevrilen ilk romanı. Yusuf El-Kaid, Mısır’ın göze çarpan yazarlarından biri. Yazarın on bir romanı ve kısa hikâyelerini topladığı dört kitabı bulunuyor.


MISIR TOPRAKLARINDA SAVAŞ
Yusuf El-Kaid
Çeviren: Sema Öğünlü,
Kanat Kitap , 2005
141 sayfa, 9.5 TL.


    ETİKETLER:

    Mısır

    ,

    hayat

    ,

    kitap

    ,

    Aile

    ,

    Köy