'Akıl Tutulması'nın belgesi

'Akıl Tutulması'nın belgesi
'Akıl Tutulması'nın belgesi
Gazeteci Kadir Can'ın '12 Eylül 1980 Akıl Tutulması' kitabı o günleri yeniden, birçoğu ilk kez yayımlanan fotoğraflarla gözler önüne seriyor
Haber: CİHAN ERKEN / Arşivi

“27 Mayıs ihtilalinde ilkokula giden bir çocuk, 12 Mart döneminin bir bölümünde mesleğe yeni başlamış acemi gazeteci, sürecin devamında ise vatani görevini yapan bir askerdim. Adı ister darbe, ister ihtilal ister muhtıra olsun iki büyük olayı kaçırdıktan sonra üçüncüsünü, hem de 12 Eylül dönemini bir foto muhabiri olarak yaşadım.” Türkiye adım adım 12 Eylül’e giderken usta gazeteci Kadir Can da kimi zaman karşıt görüşlü gençlerin çatışması, kimi zaman yerlerde ölülerle sona eren bir miting, her gün bir olaydan diğerine koşuyordu. Aslında 1974 yılının güneşli bir gününde gençlerin piknik havasında geçen 1 Mayıs kutlamasını fotoğraflarken, bunun ‘fırtına öncesi sessizlik’ olduğunu o da bilmiyordu. Türkiye 12 Eylül’le yeni yeni hesaplaşmaya başlamışken gazeteci Kadir Can’ın ‘12 Eylül 1980 Akıl Tutulması’ adlı kitabı o günleri yeniden, birçoğu ilk kez yayımlanan fotoğraflarla gözler önüne seriyor. Yüz elliyi aşkın fotoğrafın yer aldığı kitap bir belgesel tadında başlıyor. Örneğin 1974 yılında Eyüp Sultan’da dua eden kadınlar topluluğu. Kadınların henüz türbanla tanışmadığı, başörtülü günleri... Derken kitap bizi Lunapark Gazinosu’ndaki Neşe Karaböcek konserine götürüyor, ardından karşımıza İstanbul ’un 35 yıllık alışveriş manzaraları çıkıyor. Ancak Kadir Can’ın sunuş yazısında belirttiği gibi bir yandan da “Kıbrıs harekatından sonra uygulanan ambargolar, karaborsa, okullarda ve yurtlarda başlayan gerilim, grevler, lokavtlar, direnişler” yavaş yavaş yayılıyor. İşte 20 Eylül 1975’te Taksim’deki DİSK mitinginde işçilerle öğrencilerin ‘Kürt kavgası’. Tarih 1 Mayıs 1977, yine Taksim. Türkiye tarihinin en kanlı günlerinden biri yaşanıyor. Silahlar patlamış, miting mahşer alanına dönmüş. Yerlerde cesetler, yaralılar, ellerinde sopayla ne yapacağını bilmez halde koşturan işçiler... 

Kurşuna dizilen profesör
Dört ay sonra Ümraniye’deki eski adıyla ‘1 Mayıs Mahallesi’. Çatışmaya dönüşen gecekondu yıkımı, beş ölümle sonuçlanıyor. Bir karede beyaz şapkaları, yarım kollu giysileriyle bugünkü ‘çevik kuvvet’ten çok uzak görüntüdeki toplum polisleri. Ve bir kadın yürüyüşü, kucaklarında çocuklarıyla kadınlar “Evlat acısına son” mitinginde. Film sahnesi gibi bir fotoğraf... Banka önünde yere uzanmış bir grup insan. Yanlarında makineli tüfeklerle polisler. İçeriden, ellerini başlarının üzerine koyarak çıkan kadınlar... Burs parası almak için bankaya gelen karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası soygun zannedilince ortalık karışmış.
Şimdi kitapta karşımıza eskinin bir şehir hatları vapuru çıkıyor. Tıklım tıklım dolu. Kaçırılan Suadiye vapuru. Evde kurşuna dizilerek öldürülmüş dört kişilik bir ailenin o son fotoğrafı, otomobilinde kurşuna dizilen profesör... Kitapta araya trajikomik olayların haber ve görüntüleri giriyor: “Sürat teknesinde yüzü poşulu olduğu için anarşist zannedilerek polisin denizde takip edip durdurduğu kişi işadamı çıktı.” 

Sanat ya da belge
Abdi İpekçi’den Kemal Türkler’e, cenazelerde çekilmiş fotoğraflar birbiri ardına gelirken onları Demirel’li, Ecevit’li, Erbakan’lı fotoğraflar izliyor. Ecevit Manisa mitinginde. Otobüsün üzerinde halkı selamlayarak ilerlerken yola asılmış bayraklara takılmamak için başını iyice eğmiş. O sıkıntılı mimikleri kare kare kitapta. Ve bir tanıdık yüz daha. Kenan Evren, henüz ‘darbeci’ olmadığı günlerde bir tatbikatı izliyor. Kitap 12 Eylül darbesiyle sona ererken söz Kadir Can’da: “Bu süreç içinde toplum polis de dahil olmak üzere ikiye bölünmüştü. Benim düşüncem gazetecilerin taraf olmamasıydı. Tarafsızlık ilkesini bugüne kadar sürdürürken yaşadığım olayların anılarını ‘Kimi sağa kimi sola çeker’ düşüncesiyle kitap haline getirmekten bile kaçındım. 12 Eylül’ün ardından 31 yıl gibi uzun bir süre geçmesine karşın tartışmaların sürmesi, aslında olayın ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Fotoğraf kimilerine göre sanat, kimilerine göre de belgedir. Bu kitaptaki fotoğraflar da gündemden düşmeyen 12 Eylül 1980 darbesine kadar yaşanan yedi yıllık sürecin bir bölümünün belgeleridir.”

12 EYLÜL 1980 AKIL TUTULMASI
Kadir Can
Boyut Yayıncılık
2011, 263 sayfa, 39 TL.