Akılda kalan 40 kitap daha!

Akılda kalan 40 kitap daha!
Akılda kalan 40 kitap daha!
İlk 40 kitap 2009 Aralık'ında yayımlanmıştı. Diğer 40 kitap ise yıl bitmeden okurlarla buluştu. Böylece ortaya ciddi bir külliyat çıktı
Haber: ASLI ULUŞAHİN / Arşivi

Radikal gazetesindeydi sanırım. Bir ay kadar önce yayımlanmış bir haber . Başlığı: “Aklımızda Pek Bir Şey Kalmadı.” Sokağa çıkmış ve İstanbullulara “ İstanbul 2010 Kültür Başkenti’nde hangi etkinlikleri izlediniz?” diye sormuşlar. Yanıtlar gösteriyordu ki, düzenlenen bine yakın etkinlikten çok azı takip edilebilmiş, çoğu şimdiden hafızadan silinmiş. En akılda kalanı U2 konseri. Ne de olsa Bono abinin yuhalandığı bir konseri unutmak zor. Haberin sonunda bir de liste vardı. 2010 Avrupa Kültür Başkenti çerçevesinden yapılan projelerden en beğenilen 10 tanesi sıralanmış. Festivaller, sergiler. Çoğu geçti gitti. (Darısı bu yılın kültür başkentleri Talin ile Turku’nun başına.) Ama bu projelerden biri ‘geçici’ değil diğerleri gibi. İşte karşımdaki kitaplıkta. Heyamola Yayınları’nın İstanbulum Kitapları serisi... 

Tarihe kayıt düşüyorlar
İlk 40 kitap 2009 Aralık’ında yayımlanmıştı. Diğer 40 kitap ise yıl bitmeden okurlarla buluştu. Böylece ortaya ciddi bir külliyat çıktı. Şehrin edebi anlatımı bu eserler. İstanbul’un, edebiyatçıların ya da edebiyatla haşır neşir olanların kaleminden, sokak sokak yazıya dökülmüş hali. Fotoğraflarıyla, hikâyelerle, andıklarıyla bir belgesel seri. Sadece o semtleri tanımak için okunabilir. Sayfalarda yazarların geçmişlerinin izi sürülebilir. Ya da bu kitaplar size ‘Vay be, bir zamanlar Bebek’ten Eminönü’ne tramvay varmış’ dedirtebilir.
80 noktanın bazıları kapı komşusu. Mesela yayımlanan son kitaplar içinde, İo Çokona ‘Pera’yı anlatırken, Cem Erciyes ‘ Galatasaray ’ı yazmış. Ne ki, herkesin semti kendine! Çünkü her kitap aktardıklarıyla birbirinden farklı ve bir o kadar değerli. Milyonların yaşadığı şehr-i İstanbul’da, kalabalıkla aynı güzergâhları arşınlıyor olsak da, ayrı noktalara bakıp, başka anılar biriktirmemiz gibi... Feridun Andaç da ‘Zamanın Durduğu Bir Yerde, Ortaköy’ kitabında bu konuya değiniyor. “Durup baktığımız yer anlam yüklediklerimizin rengini, kokusunu taşır kuşkusuz. Ama oradan yansıyanlarla kendi kişisel tarihimizin de dönemeçlerine uzanmaz mıyız? Bir yer o zaman daha anlam kazanır, yaşadığımız anların/günlerin bize taşıdıklarını görmeye, izlerinin neler olduğunu üzerine de düşünmeye başlarız. Tanıklık, yaşanmışlık, birikim, deneyim dediğimiz şey bunlardan süzülüp gelenler değil midir sevgili okurum?”
Serinin sanıyorum ki en kıymetli yanı, İstanbul’a ilişkin tarihe kayıt düşüyor olması. Bu ister yazarın öznel tarihi olsun, ister hepimizin... Çünkü her şey günden güne değişir ve bizler gittikçe daha az şeyi aklımızda tutabilirken, elimizi uzatınca yakalayabileceğimiz bir ‘hafıza’dır kitaplar.
Müge İplikçi, ‘Koşuyolu Dünyalar Kadar’da büyüdüğü evle yıllar sonra karşılaşmasını anlatıyor. Her şeyiyle değişmiş ev adeta onunla konuşuyor: “Ondan yansıyan soru ise şu: ‘Ne sandın? Anılarının ölümsüz kalacağını mı?’ Yanıtım basit aslında: Ben ölümlüysem anılarım da ölümlü...” İplikçi’nin ve diğer yazarların eserleriyle, şehrin evleri, sokakları, caddeleri değişse de, İstanbul’u İstanbul yapan anılar ölümsüzleşiyor böylece.

Bostancı’dan Bomontiye
Bostancı Bahane, A. Ali Ural
Anadolu Yakasının Sıfır Noktası, Bağlarbaşı, Altay Öktem
Her Yeri Resim Gibi: Küçük Moda, Anais M. Martin
Geçmişten Gelen Esintilerle: Emirgân, Cafer Hergünsel
Çılgın Kalabalık Gelmeden Önce - Galatasaray, Cem Erciyes
Mühürdar’dan Moda’ya “Geçmişe doğru Bir Gezinti”, Deniz Kavukçuoğlu
Zamanın Durduğu Bir Yerde Ortaköy, Feridun Andaç
Orda Bir Köy var Uzakta, Arnavutköy, Gün Zileli
Dillerin Renk Demeti Kuledibi, Güngör Gençay
Meydanları Kaybolmuş Yorgun Bir Semt Aksaray, Güray Canberk
Rüzgârgülü Çamlıca, Güzide Ertürk
Renklere Son Veda, Tarlabaşı, Halil İbrahim Özcan
Annemin Gül Bahçeleri ve Yakacık, Handan Öztürk
Bomonti’den Harbiye’ye, Hande Öğüt
Lodoslaraltında Bostancı... Ve... Bağdat Caddesi, Hikmet Temel Akarsu
Ayağımda Kırk Numara Kâğıthane, Hüseyin Akın
Çokkültürlü Pera, İo Çokona
Taksim: Bir Şenliği Yaşamak, Mahir Öztaş
Pendik’li Yıllar, Sine-Masal Anıları, Mesut Kara
Marmara’da Bir Balık Olarak Haydarpaşa, Murat Batmankaya
Buralar Vaktiyle Çayırlıktı Usta Bahçelievler, Mustafa Necati Yıldırım
Koşuyolu: Dünyalar Kadar, Müge İplikçi
Rufinia’dan Çiftehavuzlar’a, Nevra Bucak
İstanbul’la Bakışmak, Salacak, Nurduran Duman
Acıbadem ve Sınırlarına Kısa Gezintiler, Piraye Şengel
Yedinci Tepe Cerrahpaşa, Rahmi G. Öğdül
Toplarönü - İstanbullu Doğan Kuban ve Boğaziçi, Rozerin Doğan (Söyleşi)
Kanatları Ada Süslü, Kartal, Rozerin Doğan
Kırk Adımda Fulya, Sabri Kuşkonmaz
Şile Bir Denizkızı, Sibel Eraslan
Başı Poyrazlı Semt İcadiye, Sibel Kilimci
Şehremini, Süleyman Erguner
Dünyanın En Güzel Divanyolu, Süreyyya Evren
Sarıyer ve Büyükdere, Tansu Bele
Ayazma Mahallesi, Üsküdar, Tarık Sipahi
Devşirme Eşiktaşı’nın Ruhu, Rumeli Hisarı, Vecdi Çıracıoğlu
Samatya “Dinmeyen Tını”, Veysel Atayman
Kilyos, Vural Sözer
Dünden Bugüne Selimiye, Yalçın Yusufoğlu
Ayaspaşa Yıllarım, Zehra İpşiroğlu