Aman halklar uyanmasın!

Aman halklar uyanmasın!
Aman halklar uyanmasın!
Gerçekleri örtbas etmek, insanları yalanlarla uyutmaya çalışmak halk yığınlarını sömürüp soyan karanlık güçlerin yöntemidir
Haber: VEDAT TÜRKALİ / Arşivi

Aziz Tunç’un, acılarla dolu ağır tarihsel bir sorunsalı tüm gerçek boyutlarıyla yansıtan kitabını geçen yıl okumuştum. Yeni baskısının yapılacağını duyunca, insanı insanlığından utandıran o rezil olaylar hemen karşıma dikiliverdi. Toparlamaya çalıştım kendimi. Ülkenin insanı olarak bu topraklarda yaşanmış acıları bölüşmekle yazgılıydık. Ama temel görevimiz tüm bu çirkinlikleri duyurmak; bir biçimde örtbas edilmesine gücümüz yettiğince karşı koymaktı. Bu kitap bunu yapıyor işte. “Gerçekler devrimcidir” der Lenin.
Gerçekleri örtbas etmek, doğruları yadsımak, insanları yalanlarla uyutmaya çalışmak halk yığınlarını sömürüp soyan karanlık güçlerin yöntemidir. ‘Maraş Kıyımı’ kitabında bu gerçekleri göreceksiniz. Olayın yargılanması günlerinde müvekkilleri adına duruşmaları izleyen Avukat Ali Yaşar, iddianamenin kopyasını vermişti. Okumuştum. Aziz Tunç’un kitabı bu vahşeti, tüm çirkinliği ile açık seçik sergiliyor. Koçgiri, Dersim kırım kıyımlarından son Sivas kıyımına kadar çeşitli dönemlerde tezgâhlanan bu kanlı olaylar temelinde Kürt halk yığınlarını ezmeye yönelik olsa da, Kemalist devlet yapısının bir başka sağlıksız yanını, “laiklik” palavrasına karşın “Sünni” karanlık yapısını belirler. Koçgiri Olayı’nın aşağılık, canavar komutanı Sakallı Nurettin Paşa “Bu ülkede “zo” diyenleri temizlediler, “lo” diyenleri de ben temizleyeceğim” der. Ancak o bölge de, ‘38’de, bu Sakallı Paşa’nın damadı Abdullah Paşa’ca en kanlı biçimde yok edilmeğe kalkışılmış Dersim de Alevi halk yığınları bölgesidir.
Maraş’ta, Çorum’da bu rezil olaylar yaşanırken Türkiye ’nin bir başka yerinde Fatsa’da çok başka olaylar yaşanıyordu. Terzi Fikri adlı sosyalist bir Fatsalı yurttaş kendini hemşerilerine sevdirip Belediye başkanı Seçilmişti. Kısa sürede öteki partilerdeki Fatsalıların da gönlünü kazanan Fikri, örnek bir yönetim kurmuştu. Türkiye’nin sol-gerçek demokrat tüm kişileri Fatsa’ya gidiyor, gördükleri, yapıcı dayanışmalı kardeşlik ortamından mutluluk duyuyor, içtenlikle övgülü yazılar yazıyorlardı.
Basın bir yandan da o günler tüm Türkiye’yi sarsan Maraş-Çorum kanlı olayları nedeniyle hükümete eleştirel biçimde sataşmaktaydı. Tam o günlerde Başbakan Süleyman Demirel basına “Maraş’ı, Çorum’u bırakın da Fatsa’ya bakın!” diyordu. Kısa süre sonra da o canım Fatsa mutluluğu, en çirkef oyunlarla yerle bir edildi.
Bu zıt olayları özellikle gösteriyorum. İşin özü bu aslında; Halklar acılar içinde birbirini kırsın, dünyayı ellerinde tutan karanlık güçler soysunlar, sömürsünler, yok etsinler. Aman halklar uyanmasın!
Bu karanlık oyunu yok etmek temel görevimizdir. İnsanlığın kurtuluşu halkların kardeşliğinden doğacaktır. Aziz Tunç’un kitabı bu görevi üstlenmiş görünüyor. Okunmalı, okutulmalı.

MARAŞ KIYIMI
Tarihsel Arka Planı ve Anatomisi
Aziz Tunç
Belge Yayınları
2011 , 504 sayfa, 30 TL.