Anne! Sağcılar geliyor...

Avrupa çapında popülist sağın yükselişine dair tek yönlü açıklamalardan ziyade tarihsel, siyasal ve kültürel bir analiz arayanlar için Mabel Berezin'in kitabı zengin bir zemin sunuyor
Haber: BARIŞ ALP ÖZDEN / Arşivi

Fransa’da son birkaç hafta içinde yapılan iki kamuoyu yoklaması önümüzdeki yıl yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Cephe’nin adayı olması beklenen Marine Le Pen’in, muhtemel rakipleri olan Nicolas Sarkozy ve Dominique Strauss Kahn’dan daha yüksek oy alarak ikinci tura kalacağını gösteriyor. Marine Le Pen, 1972 yılında Fransız ‘68’inin radikal siyasetine tepki olarak doğan Ulusal Cephe’ye 38 yıl liderlik etmiş olan Jean-Marie Le Pen’in, babası gibi göçmen karşıtı ve Avrupa’nın doğuya doğru genişlemesine muhalif olan kızı.
1990’lı yılların sonuna kadar Ulusal Cephe’yi ya da Le Pen’i önemli siyasal aktörler olarak tasavvur etmek güçtü. Avrupa siyasetine meraklı olanlar açısından Ulusal Cephe, 1980’lerde ortaya çıkan bir dizi ırkçı partiyle birlikte, “Yahudi soykırımının fazla abartıldığı” ya da “göçmenlerin Avrupa’yı işgal edebilecekleri” gibi gülünç fikirlere sahip, bir tehditten ziyade ancak bir nüans oluşturan kenardaki bir siyasal oluşum olarak görünüyordu.
Parti, 1998 yerel seçimlerinde önemli bir çıkış yakalasa da ancak 2002 yılında Le Pen’in başkanlık seçimlerinde ikinci tura kalacak kadar oyu aldıktan sonra sosyal bilimcilerin ilgisini çekmeye başladı. Irkçı fikirleriyle tanınan bir adayın böyle bir zafer elde etmesinden duyduğu utançla sokaklara dökülen Fransız halkı yoğun bir kampanyayla Le Pen’i cumhurbaşkanlığı makamından uzak tutmayı başardı. Fakat seçim sonrasında tuhaf bir dinamik ortaya çıktı ve Le Pen’in çok da işlenmiş olmayan bir Avrupa karşıtlığı gündemini de içerecek şekilde genişletilmiş fikirleri ondan kopmaya ve Fransız siyasetinde genel bir yaygınlık kazanmaya başladı. Öyle ki 2007 seçimlerinde Sarkozy aslında Le Pen’den ‘rol çalarak’, Türkiye ’nin AB’ye üyeliğine ve göç olgusuna karşı Fransız ulusallığının korunması yolundaki düşünceleri Le Pen’den daha gürültülü bir şekilde savunarak yurttaşlarından oy istedi. Avrupa siyaseti, tarihi ve kültürü üzerine yazan seçkin bir sosyolog olan Mabel Berezin Ulusal Cephe örneğini merkeze alarak son otuz yılda Avrupa genelinde sağcı popülist partilerin yükselişini orijinal ve yenilikçi bir analize tabi tutuyor. ‘Neoliberal Zamanlarda Liberal Olmayan Politikalar’da, Avrupa’daki aşırı sağ akımları anlamaya dönük hızla gelişen literatürden farklı kılan iki özellik tespit etmek mümkün.
Bunlardan biri yazarın önerdiği yenilikçi metodoloji. Kitap standart pratikten ayrılarak parti stratejisi, oy verme davranışı veya siyasal tavırlar üzerine odaklanmıyor. Bunun yerine tarihsel ve anlatıya dayalı bir metodu benimsiyor. Analiz birimini siyasal aktörler üzerinden, kolektif ulusal algılamalarda dönüm noktası olarak iz bırakmış olayların üzerine kaydırıyor. Olaylar, yapı ve kurumların yanında kültürü ve aktörleri de gözlemleyebilmemize ve çok sayıda öznenin sesini aynı anda duyabilmemize imkân tanıdığı için verimli bir analiz çerçevesi oluşturuyor. Berezin, anlatısını Ulusal Cephe’nin Fransa’daki siyasal yörüngesini tarif eden ve kolektif ulusal algılamaları sorgulatan bir dizi olay üzerine kuruyor. 1980’lerden 2000’lere uzanan bir zaman diliminde medyana gelen bu olayların ayrıntılı analizi sayesinde sağcı popülizmin bir siyasal fenomen olarak öne çıkışını tekil bir olay olarak değil, Avrupa entegrasyonu bağlamı içinde gelişen bir süreç olarak görebiliyoruz.
Yeni Avrupa ve sağcı popülizm
Kitabın sunduğu ikinci yenilik tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Avrupa’daki sağcı popülizm üzerine çalışan sosyal bilimciler, bu hareketleri, farklı ulus devletlerde Batılı olmayan göçmen varlığının gitgide artmış olmasına verilen yabancı düşmanlığı temelli bir tepki olarak açıklamaktalar. Halbuki, Berezin’e göre göç çağdaş sağ siyaseti anlamak için gerekli bir koşul olsa da, yeterli bir koşul sunmaz. Avrupa çapında popülist sağın yükselişine dair tek yönlü açıklamalardan ziyade tarihsel, siyasal ve kültürel bir analiz arayanlar için Berezin’in kitabı zengin bir zemin sunuyor.

NEOLİBERAL ZAMANLARDA LİBERAL OLMAYAN POLİTKALAR
Mabel Berezina Çeviren: İbrahim Enis Köksaldı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları 2011, 324 sayfa, 37 TL.