Aşkın yalan büyüsü

Piruze'nin, Wassim'e olan aşkı bir rüyayla başlıyor. Klasik nefessiz kalmalar ve o can alıcı cümleler: 'Seni ilk gördüğüm o andan beri aklımdan çıkmıyorsun'
Haber: ÜMİT ER / Arşivi

Aşk… Sevginin en yoğun olarak yaşandığı anın kör noktası… Ne idüğü belirsiz olan psikolojik travmaların her birinin bir anlamda anlamsızlaştığı o son noktadan doğan bir sabah güneşi sanki… Sevdanın insanı sarmalayan ve delirten yanı aşkın oluşumuyla iyice güç kazanır. Aşkla yaşanmak istenen koca bir ömür isteğiyle yola çıkılır hep. O an sevgililerin gönlünü okşayan aşktan başka hiçbir şey anlamlı değildir. Ne maddi durumları, ne sosyolojik yapıları ne de çevrenin yorumları onları ilgilendirir. Sadece aşklarının ölümsüzleşmesi önemlidir onlar için ölümlülerin her herhangi bir nedeni değil…
İşte aşkın en güzel şekilde dillendiği romanlardan biride ‘Piruze’… İçten yaşanmaya söz verilmiş bir aşktan arta kalanlar anlatılıyor romanda. Sevda deyince akan sular duruyor ama yaşanan acılar sevgilinin yüzüne bir hançer yarası gibi iz bırakıyor. Piruze’nin, Wassim’e olan aşkı da böyle bir rüyayla başlıyor; klasik nefessiz kalmalar ve can alıcı o cümleler: “Seni ilk gördüğüm o andan beri aklımdan hiç çıkmıyorsun.” Wassim, Piruze’ye olan aşkını, içten gelen bir edayla haykırdığı an dünya artık Piruze için farklı dönmeye başlayacaktır. Bir kadının aşkı için bütün hayallerinden, eğitiminden, hedeflerinden nasıl vazgeçtiğini gözler önüne seriyor yazarımız. 

Yanlışlar ve kadınlar
Ülkemizin ve dünyanın genel sorunlarının belki de en başında yer alan kadın erkek arasındaki ilişki dengesinin nasıl sağlanması gerektiği anlatılıyor romanda. Kadın evlendiği zaman başlı başına bir birey olarak mı kalıyor yoksa ona artık sadece annelik gömleği mi biçiliyor? Onun hayatı bir evin dört duvarı arasında yarı açık bir cezaevi mantığıyla mı geçmeli yoksa kadın kendi ayakları üzerinde, ekonomik özgürlüğünü kazanmış olarak mı durmalı? Bu soruların içi doldurulmaya çalışılıyor aslında.
Sinan Akyüz romanında Türk kadının yanlışları doğru kabul ederek yetiştirildiğini savunuyor. Yanlış adamla dahi evlenilse o adamı sineye çeken bir Türk kadını resmediliyor. Kadının özgürlüğünün erkeklerin çıkarlarına heba edildiği cümleleri geçiyor romanda. Gerçektende böyle oluşturulmuş bir sistem var. Fedakârlık üzerine bir yaşam dünyası belirleniyor kadınlara onun mesleği anne olmak başka hiç bir şeyden mesul olamaz havası veriliyor. Kadının bir birey olarak kendini ifade etmesi adeta yasaklanıyor. Silik karakterler yumağı haline geliyor bu sefer toplumun kadın yüzdesinin birçoğu.
Erkeklerin, ‘çok seviyorum ve çokta kıskanıyorum’ felsefesiyle kadını resmen eziyor olması romanda küçük kıskançlık krizleri ve kadına uygulanan şiddetle veriliyor. Asi karakter Wassim, Piruze’yle evliliğinin dışında, sürekli yalan dolan peşinde bir hayat sürüyor. Piruze’yi aldatıyor, günlerce eğleniyor, bitmek tükenmek bilmeyen iş seyahatlerine çıkıp adeta Piruze’nin sabrını deniyor. Hatta metresiyle evlenme, Piruze’nin üstüne bir kuma getirme sevdasına dahi düşüyor ve bunun Şam’da normal oluğu algısını kullanıyor. Wassim’in babası da dünya iyisi bir erkek olarak romanda belli bölümlerde ortaya çıkıyor. Yani yazar her erkeğin böyle olmadığını ifade ediyor bir yerde…
Piruze’nin kişiliğinden etkilenen Wassim’in babası, gelinine yardım elini uzatıyor. Ama bir süre sonra vefat edince sıkıntılar baş göstermeye başlıyor. Piruze’nin kayınpederi Nadeem gelinini çok seviyor, çeşitli hediyelerle mutlu ediyor Piruze’yi ama Wassim tam bir dağılma süreci yaşadıklarının farkında bile değil, zevki sefaya dalmış bir hayat yaşıyor. Hatta karısından, babasının hediye ettiği değerli yüzüğü çalarak metresine hediye edecek kadar duygusuz bir erkek. Romanda bu yüzsüzlüklere dayanamayan Piruze’nin çocuklarını bırakıp arkasına dahi bakmadan kaçışı heyecanlı sahnelerle anlatılmaktadır. Bir yerde kadının başkaldırısıdır bu kaçış. Kendi gururunu ayaklar altına almak istemeyen Piruze’nin, her şeyi bırakıp kendi özgürlüğünü yakalamaya çalışmasıdır bu tepki.
Bir annenin çok sevdiği oğulları olan Amer, İmad ve Rami’den ayrı bir hayata dışlanması ile son bulan roman tam anlamıyla aksiyon fırtınasıyla geçiyor.

PİRUZE
Şam’da Bir Türk Gelin
Sinan Akyüz
Alfa Basım Yayın
2011, 453 sayfa
19 TL.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    hayat

    ,

    Hediye

    ,

    Sabah

    ,

    Yayın

    ,

    Erkek

    ,

    Kadın

    ,

    Yaşam