Asmalımescit'in hayat öpücüğü

Asmalımescit'in hayat öpücüğü
Asmalımescit'in hayat öpücüğü

Kimler geldi kimler geçti Asmalımescit sokaklarından... Marianne Faithfull da bunlardan biri.

Babylon kitabı, Asmalımescit'in bir zamanlar nasıl olduğunu ve şimdi neye dönüştüğünü, yani 'Babylon'dan Önce'yi ve 'Babylon'dan Sonra'yı anlatıyor. Bu kitap için mekânın geride bıraktığı on yılın görsel ve yazılı özeti diyebiliriz
Haber: GÖKÇE GÖKÇEER / Arşivi

Çok fazla değil, bundan sadece on yıl önce, bir-iki mekân dışında bilinen bir yeri olmayan, akşam belli bir saatten sonra da tek tük insana rastlanan Asmalımescit, bugün çığırından çıkmış bir kalabalığı ağırlıyor. Artık sayısız mekân arasında seçim yapmakta zorlanan insan güruhunun bir kısmı biliyor, bir kısmı belki hâlâ bilmiyor. Oysa şu bir gerçek ki, bir dönem inlerle cinlerin cirit attığı bu güzel mahallenin daracık sokaklarından biri olan Şehbender sokakta 1999’da açılan bir mekân, Asmalımescit’e hayat öpücüğüyle can verdi. Geceleri tenhalığıyla tedirgin eden sokaklar, sabahın erken saatlerine kadar eğlenen insanlarla, ‘iyi’ müzikle ve yepyeni bir kültürle tanıştı. Bu kültürün adı Babylon’du.
Sadece Asmalımescit’in değil Beyoğlu’nun, hatta bütün İstanbul’un eğlence anlayışında devrim yaratan Babylon, on yıllık başarısını şimdi çok şık bir kitapla kutluyor. “Babylon hakkında bir kitap”, Asmalımescit’in bir zamanlar nasıl olduğunu ve şimdi neye dönüştüğünü, yani ‘Babylon’dan Önce’yi ve ‘Babylon’dan Sonra’yı anlatıyor. Mekânın yıllar içindeki değişimini, sanatçıların sahne arkasında nasıl göründüğünü, buradan kimlerin gelip kimlerin geçtiğini birbirinden güzel fotoğraflarla belgeliyor. Büyük bir özenle hazırlanan kitap; Babylon’a dair hemen her şeyi bir araya toplamış: Posterler, broşürler, flyer’lar, t-shirt’ler... Ayrıca bugüne kadar performans sergileyen birçok sanatçı ve grubun yanı sıra Pozitif çalışanlarının görüşlerine ve fotoğraflarına da yer verilmiş. Asmalımescit ahalisi de unutulmamış tabii. Bu sürece bire bir tanıklık edenler, Babylon’un varlığıyla Asmalımescit’teki yaşamlarının nasıl değiştiğini anlatıyor.

‘Ben olsam ben de inanmazdım’
Her başarı hikâyesinin ardında biraz hüzün vardır bana göre. Çünkü genelde imkânsızı başaranlar, başarana kadar ciddiye alınmaz. Onlar; fikirleri ‘saçmalık’ olarak görülse de, inandıkları şeyin arkasında durmayı başaran, vizyon sahibi ve inatçı insanlardır oysa. Bu hikâyede bu tanıma uyan üç isim var: Ahmet Uluğ, Mehmet Uluğ ve Cem Yegül. ABD’de eğitim gördükten ve yaşadıkları çeşitli tecrübelerden sonra İstanbul’a dönen, ikisi kardeş bu üç arkadaş, önce Pozitif adlı şirketi kurar ve Sun Ra’nın efsane sokak konseriyle organizasyon işine girer. Pozitif’ten tam on yıl sonra da Babylon projesi hayata geçer ama bu sürecin başında kimse onlara inanmaz. Kitabı ve bu süreci okurken, biraz önce bahsettiğime benzer bir hüzün yaşadım. Burhan Öçal’a ayrılan sayfada yer alan ve sanatçının samimiyetle söylediği birkaç cümle, bu paragrafta anlatmak istediklerimi çok güzel özetliyor. “Ben olsam ben de inanmazdım,” diyor insan ama fikirlerinin arkasında inançla duran bu üç kişiye de saygı ve gıptayla bakıyor: “Babylon, Babylon olmadan önce Mehmet Uluğ bana ‘Burhan, Asmalımescit’te eski bir marangozhane satın aldık. Orada bol bol workshop’lar, konserler yapacağız’ demişti. İtiraf etmem gerekirse, pek ciddiye almamıştım. Nereden bilebilirdim ki, Babylon’un samimi, düzeyli, geniş yelpazede müziklere ev sahipliği yapan, dünyanın en iyi mekanlarından biri olacağını?” İzzeddin Çalışlar’ın söyledikleri de pek faklı değil aslında. O da zamanında Pozitif’in dile getirdiği hayallere, “hıı hııııı” diyenlerden.
Bugüne kadar Babylon’a kaç kez gittiğimi tabii ki hatırlamıyorum. Ama eğer gece dışarı çıkacaksam, gideceğim mekân, sayısız kez kapısından girdiğim Babylon olacaksa kendimi çok daha ‘iyi’ hissediyorum. Yıllardır uğrak yerlerimden biri olsa da, iki yıldır ikamet ettiğim Asmalımescit, son günlerde dayanılmaz bir kalabalıkla boğuşuyor. İnsanlar garip trendlerin peşinden gidiyor. Bazen bir filmin etkisiyle koşuyor buraya bazen bir dizinin. Bu kitap, gerçek bir ‘trendsetter’ nasıl olunur, aslında tam da bunu anlatıyor. Asmalımescit bugün müziğin, eğlencenin, gastronominin buluştuğu bir yerse, ki öyle, bunu en çok Babylon’a borçlu. Bilenler, bilmeyenlere anlatsın. Babylon kitap, bunu anlatmanın en basit ve en şık yolu diye düşünüyorum. İyi okumalar, iyi eğlenceler İstanbul!

BABYLON
1999-2009
Pozitif Müzik A.Ş.
2009
430 sayfa
50 TL.