Ateizm nedir, ne değildir?

Ateizm nedir, ne değildir?
Ateizm nedir, ne değildir?
İnsanoğlunun aklını kurcalayan Tanrı sorunsalına odaklanan bir eser: 'Ateizmin Kısa Tarihi'
Haber: RAMAZAN KANDÖKEN / Arşivi

Son birkaç yılda Anglosakson yazınında kendine geniş ölçüde yer bulan ateizm tartışmalarının ülkemizdeki yansımalarının bütünlüklü ve zenginleştirici tartışmalarla beslenen bir kanal açtığını söylemek zor. Yine de, Richard Dawkins, Sam Harris, Christopher Hitchens ve Michel Onfray gibi yazarların kitaplarının çoksatanlar arasında yer aldığı Batı yazınındaki bu tartışmaya bir ucundan tutunmamızı sağlayacak toparlayıcı bir çalışma izlenimi veriyor ‘Ateizmin Kısa Tarihi’. Öncelikle, yazarın da belirttiği gibi kitabın ateizmin lehinde veya aleyhinde bir tez ortaya koymak gibi gözle görülür bir amacı bulunmuyor. Ancak ateizmin bir düşünsel akım olarak kökenleri, içinden çıktığı tarihsel, felsefi ve kültürel ortam, kendini ona karşı olarak tanımladığı din, daha doğrusu teizm ile olan ilişkisi ve teizmin ateizm üzerindeki etkisi ve kültürel özgüllüğü masaya yatırılıyor. Bu açıdan ele alındığında ateizmin kısa tarihini modern düşüncenin ve modernitenin başlangıcını meydana getiren epistemolojik kaymaların tarihiyle açıklamak kitabın temel kalkış noktasını oluşturuyor. 

Özgür düşünce
Ateizm kuşkuculuk (septisizm), ‘özgür düşünme’ ve sonradan bilinemezcilik (agnostisizm) gibi başka biçimlerle yan yana ya da onlara karşı gelişen inançsızlığın bir türüdür. Var olan dünyanın herhangi bir deneyüstü âlemden tamamen bağımsız olduğu fikrine dayanan ateizm hem entelektüel sosyal bağlamda saygın ve kabul edilebilir bir konuma 18. yüzyıl Paris’inin salonlarında ulaşmıştır. Ateist olduğunu açıkça ifade eden ilk filozof olan Diderot, kendisini önceleyen Descartes ve Newton’un yaklaşımlarını mantıksal sonuçlarına götürüp güçlendirmekle ateistik sonuçlara varmıştı. Ne de olsa Kartezyen devrim bilhassa teolojik bilgi kuramının ve yöntembiliminin reddiydi. Bunun yanı sıra Reform çatlağına neden olan Hıristiyanlığın meşruiyet kaynaklarını nelerin oluşturduğuna dair anlaşmazlıklar bugün meşruiyet çoğullaşması olarak tanımladığımız olguya, yani yalnızca “vahyedilmiş bilgi”nin doğru kabul edilmesi geleneğinin yerini hiçbir bilgi parçası ya da önermenin prensip olarak kuşkulanılmaksızın kabul edilmezliği ilkesinin almasına yol açtı. Bu düşünsel temeller üzerinden şekillenen ve zaman içerisinde Kant, Locke, Hume, Hegel, Feuerbach ve Marx ve Nietzsche’nin katkılarıyla gelişen ateizmin modern tarihte ortaya çıkışı elbette modern Tanrı algılayışının da değişmesine neden oldu. 

Teizm ile ateizm
‘Ateizmin Kısa Tarihi’nin yazarı Gavin Hyman’ın can alıcı tezlerinden birinin, modern Tanrı’nın modernite öncesi teolojideki Tanrı anlayışından bambaşka bir şey olduğunu belirtmekte fayda var. Bu nedenler ortaçağ teolojisi dendiğinde akla gelen ilk isim olan Aziz Aquinolu Thomas’ın Tanrı anlayışının 18. yüzyıl teologlarınınkiyle karşılaştırılması tartışmanın doğası gereği kaçınılmaz oluyor. Fakat yazar modern teizm ile modern ateizmin, ortak Tanrı tanımı, ortak hakikat anlayışı, ortak epistemolojik süreç gibi genellikle her iki akımın yandaşlarının inandıklarından çok daha fazla ortak yana sahip olduklarını öne sürüyor. Bu elbette, çalışmasını din, modernite ve ateizmin karşılıklı ilişkisi üzerine kuran Hyman’ın vardığı tartışmaya açık sonuçlardan biri. Hazır sırası gelmişken Hyman’ın yaklaşımıyla ilgili önemli bir eksikliği belirtmekte fayda var, kitapta modern teizm üzerine yürütülen tartışmalar ağırlıkla Anglosakson düşünürlerin fikirleri baz alınarak şekillendirilmiş ve söz konusu tartışmaya kendi yaklaşımları açısından önemli katkılar koyabilecek Avrupalı düşünürler dışarıda bırakılmış.
Kitabın ele aldığı ilgi çekici kısımlarından biri de 20. yüzyıl din felsefesinin üzerine eğildiği günah, kötülük ve kadir-i mutlak kavramı üzerine olan bölüm. Bu ilgi çekici ve popüler tartışma kısa bir süre önce piyasa çıkan Terry Eagleton’ın ‘Kötülük Üzerine Bir Deneme’sindeki yaklaşımlarla birlikte takip edilebilir.

Ateİzmİn Kısa Tarİhİ
Gavin Hyman
Çeviren: Dilek Şendil
Kırmızı Kedi Yayınevi
2011, 208 sayfa, 19 TL.