Bagajda aşk başkadır!

Bagajda aşk başkadır!
Bagajda aşk başkadır!

Jennifer Lopez ve George Clooney

Polisiye edebiyatın anlı şanlı isimlerinden Elmore Leonard'ın romanı 'Kaçış', Soderbergh'in sinema uyarlamasına da eğlence aşılamayı başarıyor. George Clooney ve Jennifer Lopez ise bu eğlenceye performanslarıyla katılıyorlar
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Western türüyle başlayıp polisiye edebiyata yoğunlaşan, bu eğilimini ‘pulp’ duygusuyla buluşturan Elmore Leonard, 1950’lerin başlarından günümüze kadar geçen altmış yıllık süreçte yaklaşık elli roman kaleme alarak, Stephen King kadar değilse de ona yakın bir üretkenliğe sahip olduğunu gösterdi. Yazar, King’e benzer biçimde sinemayla da içli dışlı bir edebiyat serüveniyle dikkat çekiyor. Romanlarının beyazperde uyarlamalarının yanı sıra, senaristliğini yaptığı filmlerle de yedinci sanata katkısı yadsınamaz bir isim Leonard. Stephen King’in Leonard’a olan hayranlığını da bir yana koyunca, bu iki yazar arasındaki ‘bağ’ da başka bir anlam kazanıyor haliyle. 

Diyalog ustası
Elmore Leonard’ı özellikle polisiye janrı içinde değerli kılan en önemli becerisinin diyaloglarındaki rahatlık olduğu söylenebilir. Yazar, romanlarındaki karakterleri konuşturmaya başladığında neredeyse başka bir boyuta geçiyor ve hikâyenin tırmanmasını sağlıyor böylece. Metinlerine “Okurun atlayabileceği şeylerden uzak dur!” düsturuyla yaklaşan Leonard, bu anlayışla hikâyelerinin temposunu da yükseltiyor, okura nefes alacak zaman bile bırakmıyor, bir çırpıda okunan metinler ortaya koyuyor.
Yazarın 1996 tarihli romanı ‘Kaçış’ ise, Elmore Leonard’ın karakterler üzerinden yürüyen olay örgüsünü en rahat biçimde sergilediği metinlerinden biri. Bir suçlu ile bir kadın polis arasındaki ‘elektrik’ üzerinde ilerleyen hikâye, soygun dinamiklerini de etkin biçimde barındırıyor ruhunda. Başkarakterler Jack Foley ve Karen Sisco’yu bir arabanın bagajında bir araya getirmek gibi dahiyane bir formülle işe başlayan, bundan sonrasındaysa ikili arasındaki gelgitli ilişkiyi anlatan Leonard, diğer karakterleri de bu çiftin serüvenine gerektiği kadar sokuyor ve ritmini hiç kaybetmeyen bir hikâyeye ulaşıyor.
Tabii ki bir edebiyat başyapıtı olarak değerlendiremeyiz ‘Kaçış’ı, ama kendi dünyası içinde ‘başarılmış’ bir olarak görmek de kaçınılmaz. Leonard, diyalog yazımındaki ustalığını burada da enfes biçimde gösteriyor. Örneğin, Jack Foley ve Karen Sisco’nun bagajdaki muhabbetleri derslerde okutulabilecek kadar dört başı mamur. Bir kısmını paylaşalım hatta:
Karen: Kendini bir çeşit desperado gibi görüyorsun galiba.
Jack: Bilmiyorum. Kendimi aslında hiç o şekilde düşünmedim. Bilmeden öyle davranıyorsam o ayrı. Geçmiş zamanlarda vardı öyle çocuklar. Clyde Barrow... Gözünün önüne geliyor mu şapkasını takış şekli? Umursamaz bir havası vardı.
Karen: Şapkasını hatırlamıyorum, ama yerde ölü yatarken çekilmiş resimlerini görmüştüm, Texas Rangers vurmuştu. Ayağında ayakkabılarının olmadığını biliyor muydun?
Jack: Gerçekten mi?
Karen: Clyde’la Bonnie Parker’ın bedeninde ve kullandıkları arabada toplam yüz seksen yedi kurşun deliği vardı. Bonnie o sırada sandviç yiyormuş.
Elmore Leonard’ın kariyerinin tamamını etkilemiş Bonnie ve Clyde efsanesi, burada da kendisini ortaya atıyor gördüğünüz gibi. Yazar, Karen ve Jack arasındaki bakış açısı farklılığını göstermek için kullandığı bu diyalogla hem romanın iç dinamiklerini ortaya döküyor hem de bir saygı duruşunda bulunuyor. ‘Pulp’ edebiyatının ‘geyik potansiyeli’ni de sergileyen bu diyaloglar, romanın tamamına sinen bir ‘basitlik’i de gösteriyor okurlara... 

Oyuncu tercihleri ilginç!
Elmore Leonard’ın sinema sanatıyla yoğun bir ilişki içinde olduğunu söylemiştik; birçok romanı beyazperdeye taşındığı gibi, kendisinin de bizzat senarist olarak sinemaya katkı yaptığını da... ‘Kaçış’ da yazarın beyazperdeye aktarılan romanlarından biri. 1996 tarihli roman, 1998 yapımı Steven Soderbergh filmi aracılığıyla ete kemiğe bürünmüştü. Romanla aynı adı taşımasına rağmen Türkiye ’de ‘Aşk ve Para’ adıyla gösterime giren film, Jack Foley ve Karen Sisco karakterlerini George Clooney ve Jennifer Lopez’in bedenlerine hapsederek ‘ilginç’ bir tercihte bulunuyor. Özellikle Jennifer Lopez tercihi tartışılabilir ama sonuca baktığımızda Soderbergh’in hedefi bulduğunu söyleyebiliriz.
‘En iyi uyarlama senaryo’ ve ‘en iyi kurgu’ dallarında Oscar’a aday gösterilen ‘Aşk ve Para’, Elmore Leonard’ın romanındaki ritmi aşağı yukarı yakalamış bir çalışma. Hikâyedeki kimi kurgu farklılıklarını bir kenara koyarsak, romanın açtığı yolu takip eden ve yörüngeden uzaklaşmamaya çalışan Soderbergh, Scott Frank’in Oscar adayı senaryosundaki boşluk bırakmayan yapıdan da iyi yararlanıyor. Leonard’ın diyalog rahatlığını da yansıtan senaryo, yönetmenin elini epeyce güçlendiriyor ve kolayca sonuca ulaşmasını sağlıyor. Bagaj sahnesiyse, romanı okurken gözümüzde canlandırdığımız gibi adeta, ne eksik ne de fazla. George Clooney ve Jennifer Lopez arasındaki uyum da resmi tamamlayan unsurlardan birine dönüşüyor, ki bu ikili arasındaki kan uyuşmazlığının sonuçları kötü olabilirdi.
Steven Soderbergh’le George Clooney’nin uzun soluklu işbirliğinin ilk halkası olan ‘Aşk ve Para’, kendini olduğundan daha fazla ciddiye almayan bir film, tıpkı romandaki gibi. Böylece izleyici ilgisini basit olay örgüsünden ziyade karakterlerin üzerine çeken yapım, onların durumlarıyla oluşturduğu resme bağlıyor sinemaseverleri. Bu tercih, filmi yapanlar kadar izleyicinin de eğlenmesi sonucunu doğuruyor. Kolayca okunup tüketilen bir ‘ucuz roman’ gibi akıyor film, ama arkasında belli anlar ve tatlar bırakarak. Hiçbir şey bırakmıyorsa, romanda olduğu gibi bagaj sahnesini beynimize nakşetmeyi başarıyor...
Not: ‘Aşk ve Para’nın DVD’si tükenmiş görünüyor ama bir miktar çabayla bulmanız mümkün.

KAÇIŞ
Elmore Leonard
Çeviren: Nur Küçük
İthaki Yayınları
2011, 259 sayfa, 15 TL.