Bağlantılar şenliği

Okur, 'Kontrol Kalemi'nde, yazarlarımız, edebiyatımız adına pek çok zihin ve estetik çakımını bulacak
Haber: ÖMER ERDEM / Arşivi

Çocukluğumda büyülendiğim aletlerden birisiydi kontrol kalemi. Yedi yaşına kadar gaz lambasının ziyası altında büyümüş birisi için kontrol kalemi hayal devrinin bitip de çıplak gerçeğin yeni mucizeler göstermeye başlaması anlamına da gelir de ondan belki. Ne çok isterdim bir kontrol kalemim olsun. Ben de o mucizeciler gibi elektrik prizi denilen kara ve bitimsiz boşluğa güvenle onun ucunu batırayım, başparmağımla arkasından bastırayım sonra da birden şeffaflığın gerisinde beliriveren o nar kırmızısı mucizeyi herkese göstereyim. Kontrol kalemi, sadece bir test, yoklama, bilme, güvenlik nesnesi değil de belki asıl bu yeni, bu artık her şeyi adım adım, günbegün değiştiren elektriğin kontrol ve yönetim merkeziydi. Bana öyle gelirdi. Yeni dünya , o kontrol kaleminin ucundan akıyordu. Murat Yalçın’ın kitabı ‘Kontrol Kalemi’, e- kitap şekliyle karşıma çıkınca böyle düşünmekten elbette alamazdım kendimi. Demek, yeni dünyanın ‘elektriği’ buradan çoktan akıyordu. Yazarken elektronik olan şeyin okunurken de öyle sunulmasında bir çelişki olamazdı tabii ki. Ben de bunca anının ışığı altında elimde çağı geçmiş ama imgesi dipdiri bir kontrol kalemi varmışçasına yokladım ‘Kontrol Kalemi’nin bin bölümlük odalarını.
Fakat, yazarın e- kitap’ın sonuna eklediği numaralı dizine göz atmadan ‘Kontrol Kalemi’nin içerik kadar atmosferinin de tam kavranılamayacağını düşünüyorum. İsimler, kavramlar, dergiler, kitaplar, yazarlar, sanatçılar, rüyalar, kırılışlar, şehirler, sanat eserleri, mekânlar, kütüphaneler, hasılı kırkambar hükmü taşıyan ne kadar şey varsa toplanmış Murat Yalçın’ın başına. Sadece bir yazarın değil en az ‘yirmi beş yıllık bir kültür dönemecinin’ haritasını görmek bakımından da çok faydalı bu dizin. Aramalı okuma bakımından çok işlek ayrıca. e-kitap’ın sahibi olacak okurlar, belki bilgisayar ve okuma tabletlerinin maharetlerine paralel olarak da kendi özel okumalarını ayrıca yapabilecekler. Eldeki envanter, akışkanlık ve bağlantılar şenliği buna pek uygun. 

İronik olduğu kadar...
Örneklerini bir şekilde Edgü, Batur gibi yazarlarda gördüğümüz ‘oymacı’ yazarlığın neslimize ait çarpıcı kitaplarından birisi aslında ‘Kontrol Kalemi’. İronik olduğu kadar vurucu, acıtıcı olduğu kadar da yüklenici bir tarafı var çünkü. Kontrol kalemi de yüklenmez mi birden onca elektriği. Gözünü budaktan sakınan, kendisini göstermeye çalışan bir yazar değil Murat Yalçın. Onca sevmemize rağmen bir şekilde yer yer boğuntuya da dönüşen Batur göndermeciliği, imleyiciliği, buruculuğu, kıvırıcılığı, bocacılığı yok bu metinlerde. Daha savunmasız, daha saf ve en çok da kendisi. Gönül borcunu ve kaynaklarını kendisi de ikrar etmekten geri durmuyor zaten. Bir tür zihni ‘Bin Bir Gece’. Kendisini korumak ve kurtarmak adına, bildiklerini, duyduklarını, gördüklerini, her şeyini tatlı bir şehvet kadar kara bir korkunun duvardaki gölgesi gibi mırıldanıp duruyor. Kendi içinde dedikoducu. Kendi içinde yargılayıcı. Sorularından, şüphe ve karmaşasından öte, kendi inancı saklı bir yazarın ‘oymacılığı’ bu. Kendisine kafa tutma cesareti gösterebildiği için başkalarının kafa oyunlarına da pervasız. Alkışının gölgesinde kendi elleri var.
Yazı üzerinden yazıyı düşünmek, düşlemek, ülkeyi, insanı ve toplumu gözlemek, bunu toplumsal bir misyon şemsiyesi altına sokmadan yapabilmek, geçmişi, anıları yazı çeşnisi olarak aralara, günlere yaymak kolay iş değil. Çokça kişinin bir şekilde oraya buraya iliştirdiği notları, çiziktirmeleri, kendisinin kılıyor Yalçın. ‘Kalem kağıtla yalnız kalmak’tan dem vuran, ‘Beni olaylar değil, insanlar çekti’ diyen, ‘konuşma diliyle de sürdürür kendisini yapıt’ cümlelerinin peşinden, ‘Başlı başına yenilgi olan o yapıt’ fikrinin ardından; ‘Yazar, çöl bitkileri denli dayanıklı olmalı susuzluğa. Hele hele yoz kültürü, kıt düşünceli ülkelerde’ hükmünü çekinmeden verebilen notlar bunlar. Hiç burada sözünü etmek istemem lakin, günün modasının aklını çelebilecek pek çok da kulis bilgisi, özel yaşantı ve tartışma konuları deposu ‘Kontrol Kalemi’. Anahtar kelimelerden birisi ‘yalnızlık’tır. ‘Yalnız her yerden görülür, yalnızlık boyunu uzatır kişinin’. Değil mi?
Öykücü olarak, öykünün bütün bağlamlarına sadık bir yazar Murat Yalçın. Yaşadığımız roman curcunası için de keskin gözlem ve yorumları var elbette. ‘Avrasya Maratonu’na dönen roman yazma çılgınlığı için ‘Sağlıklı yaşam için haydi roman yazmaya!’ diyecek kadar kesici. ‘Kontrol Kalemi’nde yazarlığımız, yazarlarımız ve edebiyatımız adına pek çok zihin ve estetik çakımını bulacaktır okur. O tadına doyulmaz dil peteklenmelerinin arasındaki insanı hep bularak. Öyle ya ‘Din sofuluğundan dil sofuluğuna geçmiş’ birisinden daha ne beklenebilir ki… Hem e-kitap formatında. Lakin benim gönlüm içermez, bekler ve bekleyecektir. Kağıtsız bu kitap eksik kalmasın. O da olsun.
Kontrol Kalemi, Murat Yalçın, Ku-Ko Kurgu Kolektifi e-kitap, idefix.