Başkaldıran kadınlar

Başkaldıran kadınlar
Başkaldıran kadınlar
Amaçları uğruna 'doğal' varoluş nedenlerine karşı çıkmayı göze alan bu kadınlar uyguladıkları meme yok etme ritüelinin ardından Amazonlar olarak adlandırılacak ve onlardan bugüne, erkeklerle giriştikleri savaşları tasvir eden sanat eserleriyle bedeni onların adanmış memeleri ile kaplı Artemis heykelleri kalacaktı
Haber: REYHAN YILDIZ / Arşivi

Üniversitelerde antropolojik estetik cerrahi dersleri veren uluslararası heykeltraşlık sertifikası sahibi bir estetik cerrahi profesörünün, Ahmet Karacalar’ın kaleme aldığı Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı ilkçağların bu gizemli kahramanlarını tarihten felsefeye, antropolojiden mitolojiye farklı disiplinlerin ışığında inceliyor.
Karacalar, Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı’nda ataerkiye başkaldırıp kendilerine güvenli bir coğrafya bulmak amacıyla çıktıkları yolculukta Temiskira’ya (bugün Samsun sınırları içinde kalan Terme) yerleşen Amazonların gizeminin izini sürüyor. Terme, Amasya, Sinop, Efes, İzmir, Denizli, Kütahya, Paris, Berlin, New York, Atina güzergahındaki yolculuğunu fotoğraflarla da destekliyor. Sadece fotoğraflarla mı? Hayır, her dönemde türlü efsanelere konu olan bu gizemli kadınlarla ilgili, MÖ 3000’li yıllardan Büyük İskender dönemine uzanan geniş bir zaman diliminde tarihçilerin ve sanatçıların ‘üretim’lerine de referanslar veriyor. Atinalı filozofların kadınları “güçlü duyguları fakat zayıf zihinleri olan varlıklar” olarak tanımladıkları, her kadın için koruyucu atanmasını şart koştukları bir dünyada, kurulu düzene başkaldıran Amazonlar çoğu tarihçi tarafından görmezden gelinmiş ya da küçümsenmişti.
Bu yüzden de ataerkil Grekler açısından çok önemli bir suçu işledikleri, evliliğe değer vermedikleri antik tarihçiler tarafından vurgulanmıştı.
Kibele’nin hadım edilmiş rahiplerinin izinden gidip sağ memelerini tanrıçaları Artemis’e armağan eden bu savaşçı rahibeler, ataerkinin egemenliğini ilan ettiği dönemde kadınların horlanması, pasifize edilmesi karşısında başkaldırmışlardı. Amaçları uğruna ‘doğal’ varoluş nedenlerine karşı çıkmayı göze alan bu kadınlar uyguladıkları meme yok etme ritüelinin ardından Amazonlar (Memesizler) olarak adlandırılacak ve onlardan bugüne, erkeklerle giriştikleri savaşları tasvir eden sanat eserleriyle bedeni onların adanmış memeleri ile kaplı Artemis heykelleri kalacaktı.

Düzen düşmanları
Greklerin barbarlar sınıfına koyarak dışladıkları Amazonlar onlar için dişi cinsin yozlaşmış biçimi, evlilik kurumu içinde kutsal ve saygıdeğer bir konumu olan Demeterci kadın tipinin karşıtları, bu açıdan bakıldığında kurulu erkek düzeninin düşmanlarıydı. Onları tarih sahnesinden silmek için verilen mücadeleye ek olarak tarih sayfalarından da silmek, yok saymak, küçümsemek için de mücadele edildi. Apollo ile sevişmeyi, kendisini kadın yapacak ilişkiyi reddeden Daphne’nin zeytin ağacına dönüştürülmesine, kocalarını reddeden Midillili kadınların kötü kokuyla cezalandırılmasına paralel olarak Greklerin toplumsal rollerine uymayan Amazon kadınlarının cezası ise sürekli yenilmek, ezilmek ve tecavüze uğramaktı.
Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı, kökleri yaşadığımız coğrafyaya uzanan Amazonların yanı sıra bu coğrafyanın tarihi ile ilgili de çok şey anlatıyor.

AMAZONLAR VE ANAERKİNİN ÇIĞLIĞI
Ahmet Karacalar
İnkılap Kitabevi
2010
109 sayfa
15 TL.