Ben kendim yaparım!

Ben kendim yaparım!
Ben kendim yaparım!

Resim: Annemarie Van Haeringen

Hollanda'dan çağdaş bir masal 'Bir Kocaman Eşşek.' Büyüme, aslında çabuk tarafından büyüme üzerine okul öncesi çağdakilerin hayal gücünü ateşleyecek bir macera!
Haber: ASLI TOHUMCU - asli@aslitohumcu.com / Arşivi

Çoğumuzun çocukluğunun ve gençliğinin ortak tavrıdır; çok lazımmış gibi vaktinden önce büyümek, hayatımızla ilgili kararları kendimiz alabilmek, kendi başımıza buyruk davranabilmek için yırtınırız. Ama an gelir, koca herifler olmuşuzdur, anamızın dizinin dibini, babamızın ocağının sıcağını, şefkatini ararız. Çünkü hayat bize, yetişkinliğin başkalarının (ve anne babamızın) deneyimlerinden yararlanmak anlamına geldiğini, insanın şu hayatta bir tek anne babasına güvenebileceğini, sığınabileceğini öğretir en çok. Ebeveynimizin kısıtlama saydığımız, adam yerine koymama olarak nitelediğimiz davranışlarının (en azından bir kısmının) aslında bizi devirebilecek, yaralayabilecek rüzgârlara karşı koruma içgüdüsünden kaynaklandığını görürürüz. Bu görüş hiç olmazsa kendimiz anne baba olduğumuzda dank eder kafamıza. Çocukların neden anne babalarının koca eşekleri olduklarını ve yüz yaşına geldiklerinde bile öyle olacaklarını nihayet anlarız. 

Koca eşşek olmuştur artık
Hollandalı yazar Rindert Kromhout’ın okul öncesi çağdaki çocukları hedefleyen ‘Bir Kocaman Eşşek’ adlı resimli kitabı, koca eşeklerle onların yavru eşeklerine tam da bu minvalde bir hikâye anlatan cinsinden. Yazarın tam da taşı gediğine oturturcasına bir anne eşek ile yavru eşek üzerinden anlatması hikâyesini, sayfaları daha da gülümseyerek çevirmemize neden oluyor.
Küçük Eşşek lazımlığına oturmaktan cicilerini giymeye, yemeğini yemekten bir komşuyu ziyarete kadar gündelik bütün işlerini kendi başına yapabileceğine kanaat getirmiştir. (Bütün yardım önerilerini geri çevirdiği yetmezmiş gibi en güzel resmini annesi Anne Eşek için değil Bayan Şıngırdak Domuzcuk için çizmiştir.) Sonuçta o “koca eşek olmuştur artık” ve kendi işini kendisi görebilirdir! Ama hayat bu tepeden atmaları dinler mi ya!
Anne Eşek’in, “Yolda sakın tanımadığın hayvan kardeşlerle konuşmaya kalkma…” diye başlayan cümlesinin sonunu bile dinlemeden, çizdiği resmi küçük el arabasına koyup arabanın da arkasına kendi oyuncak eşeğini bağlayarak düşer yola Küçük Eşşek. Yalnız takıldığı için kendisine eşlik etmeyi teklif eden Bay Maymun yürüyüş hızını kesmeyip geride bırakır bizimkini. Tek başına kalır yine Küçük Eşşek.
Dünya ne kadar büyükse” toynakları o kadar küçüktür kahramanımızın. Yorulunca “annemin iteklediği arabamda serilip dinlenebilseydim biraz” diye hayıflansa da, annesi yanında değildir. Bay Keçi’nin ne ısıtan ne de rahat olan dizleriyle yetinmek zorunda kalır. Tekrar yola koyulduğunda son sürat bir araba geçer yanından üstü başı leş gibi olur, aksıra tıksara devam eder yoluna. Bayan Kobay Faresi bir kovaya oturtup sert fırçasıyla yıkar onu, Küçük Eşşek’in aklı evde yumuşak süngeriyle yaptığı bıcı bıcılara gider. Nihayet Bayan Şıngırdak Domuzcuk’un çadırına ulaşıp resmini verdiğinde kekle ödüllendirilir. Ama ne kek; katır kutur ve de ekşi! İnsanın kendi habitatından ayrılması zaten başlı başına bir zorluk olduğundan ve biraz da dersini vermek istediği için yazar (ah, ne hınzırdır bu yazarlar!) Küçük Eşşek’e, her adımında evini özletir kahramanımıza. Bütün gün yaşadıkları yetmezmiş gibi geceyi evinde geçirecek kadar çok adımı atacak hali kalmaz Küçük Eşşek’in. Kendine uyuyacak yer arar ama çimenler karnına batar, yer buz gibidir, ağaç gövdeleri serttir. En sonunda karanlıkta seçemediği kocaman bir şeye sokulup uyur. Geceyi sıcak ve yumuşak koynunda geçirdiği kişi kim çıkacaktır sizce? Ne de olsa anneler koca eşeklerini bırakmazlar tek başlarına!
Kromhout’ın hikâyesi taze anneliğimden midir nedir, kalbime değdi. Çocuklar erkenden büyümek için yormasınlar kendilerini, anneler de tek başına bırakmamak adına koca eşeklerini özgüvensiz bırakmasınlar. Bir Kocaman Eşşek, bir masallık zamanı çocuğunuzla paylaşmanın güzelliğini anımsatacak, tadı uzun süre damağınızda kalacak bir serüven. Kaçırmayın!

BİR KOCAMAN EŞŞEK
Rindert Kromhout
Resimleyen: Annemarie Van Haeringen
Çeviren: Hande Anapa
Can Çocuk
2010
29 sayfa
9.5 TL.



Rotamız Düzce
Kalk Gidelim adlı programı bilirsiniz belki. Şimdilerde TRT’nin yeni kanalı Turizm ve Belgesel için, aynı isimde ancak bu defa yetişkinlere yönelik ‘seyahat armağanları’ veren Esra Alkan’ın, TRT1’de çocuklarla birlikte elli iki bölüme tamamladığı bir seyahat kültürü programı. Gittiği her şehirde, o şehrin tarihini, coğrafyasını ve bugünkü yaşantısını aktarmakla kalmayan, şehrin çocuk ahalisiyle de tanışan Esra Alkan bu sürecin eğlencesini ve bilgisini televizyondan yeterince aktaramadığını düşünmüş olacak, Kalk Gidelim kitapları yazmaya karar vermiş, yine çocukların desteğiyle elbet. İlk kitap da Düzce’ye dair.
Alıştığımız kitaplardan değil ama ‘Kalk Gidelim! Düzce’. Bir kere kitabın televizyon programlarından oluşan bir DVD’si var. DVD’yi seyretmek ya da kitabı okumak veya her ikisini birden yapmak çocukların seçimi. Ancak bir Düzce il haritasıyla sonlanan kitap, yolu Düzce’ye düşenlerin can simidi olacak telefon numaraları ve konaklanacak yerlerin bir listesi ile herkesin kendi seyahat takvimini oluşturması, seyahat anılarını not alması, yeni tanışlarının iletişim bilgilerini kaydetmesi ya da seyahat fotoğraflarını yapıştırması vs. için boş sayfalar da içeriyor. Üstelik kitabın sayfaları arasında Esra Alkan’la seyahat ederken, sayfa kenarlarına not almak da serbest!
Herhangi bir yere doğru yola düşecekler için genel bazı ipuçlarından sonra, biz daha arkamıza yaslanmadan Düzce’ye varıyor Esra Alkan. Sohbet havasıyla, Düzce’nin tarihine dair bir özet geçer ve ilgi çekici bazı bilgiler aktarırken, sözü Düzce valisine ya da yol arkadaşı çocuklara bıraktığı da oluyor. Böylece kitap daha bir samimiyet kazanıyor. Örneğin Samandere Şelalesi hakkında teknik bilgiler verildikten hemen sonra çocukların, “bu çağlayansa şelale nedir?” türünden tartışmaları da yer alıyor kitapta. Düzce’nin coğrafi ve tarihi niteliklerinin yanı sıra Düzce’de neyin, nasıl yapılacağına dair fikir ve seyahat önerileri de unutulmamış. Kitabın sonundaki Nasıl Seyahat Edilir bölümü kadar, kitaba serpiştirilmiş bu ipuçları da önemli.
Düzce’nin güzelliklerinden haberdar olmak, meraklanmak, oturdukları yerden seyahat etmek ya da seyahat rotası belirlemek isteyen çocuklar için ideal bir rehber. Yetişkinlerle de paylaşılabilir!

KALK GİDELİM! DÜZCE
Esra Alkan
Resimleyen: Sedat Girgin
Can Çocuk
2010
55 sayfa
8.5 TL.


    ETİKETLER:

    Dünya

    ,

    Van

    ,

    TRT

    ,

    Mayın

    ,

    hayat

    ,

    kitap

    ,

    Turizm