Bilinç güzellemesi

Bilinç güzellemesi
Bilinç güzellemesi
'Akıl Oyunları: 31 Günde Beyninizi Yeniden Keşfedin', felsefi bir altyapıya sahip okurlara yeni bir bakış açısı sunarken, sıradan okurların aklın sınırsız dünyasının çeşitliliği, garipliği ve karmaşıklığı hakkında daha derin bir fikre sahip olmasında faydalı olacak bir kitap
Haber: Gökçe Mİne Olgun / Arşivi

Düşünmek için ölüp bitiyorsunuz. Görünen olguların ardındaki gerçekleri yakalama fikri sizi bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Öz farkındalık kavramı zihninizi meşgul eden en önemli konulardan biri. Hepsi hepsi düşünme üzerine düşünme pratiği. Üzülmeyin, tüm bu belirtiler, insanlık tarihiyle kıyaslandığında çok yeni ama akut bir hastalığın belirtileri sayılabilir. Belki soyunuz tükenmek üzere, ama bu durum hala etkili, hala bir gizem... Descartes, bilmem kaçıncı adımını attıktan sonra, “Cogito ergo sum” deyiverip kendini rahatlattığında, haleflerini nasıl bir kavram karmaşasına soktuğunun bilincinde miydi bilinmez, ama ortaya attığı şeyin bilinç üzerine yeni bir kapı açtığı kuşkusuzdu. Tabii, ardı sıra eklemlenen ‘biz’den ‘ben’e kayan ‘bireycilik düşüncesi’, bireye has ‘melankoli’ ve belki bu kadar kendinden emin bir ‘ben’in yanına en iyi yakışacak bir ‘öteki’ (bu liste elbette uzar gider) gibi yeni kavramlara değer biçmek mümkün olmasa gerek. “Düşünüyorum, öyleyse varım” birçok modern ve çağdaş filozoftan eleştirel bir muamele görse de, sanmıyorum ki, hayatı boyunca bu cümleyi kurup da varlığının sağlamasını bir kez olsun yapmamış bir insan nefes alıyor olsun (en azından Batı düşüncesiyle yoğrulan coğrafyalarda). 

Aptallar için felsefe
Pekala, konuşma, akıl yürütme, zaman algısı, ölümü bilme, yas tutma, kültür, kurum oluşturma, teknik, giyinme, yalan söyleme, yapar gibi görünme, izlerini örtme, armağan verme, gülme, ağlama vs. vs. gibi insana ait ve sıklıkla akılla bağdaştırılan yetiler olarak adlandırabileceğimiz ve kaçınılmaz olarak uzayan bu listeyi insan, Derrida’nın da sorduğu gibi, saf, mutlak ve bölünmez bir şekilde haiz midir? Yoksa aklımız her an bize oyunlar mı oynuyor? ‘Akıl Oyunları: 31 Günde Beyninizi Yeniden Keşfedin!’ gibi iddialı bir başlığa sahip, ‘aptallar için felsefe’ gibi kitapların İngiliz versiyonunun yazarı Martin Cohen (çok satar popüler felsefe kitapları konusunda uzman) imzalı bu kitap bu soruya, hayır, yanıt vermiyor. Bunun yerine, yazara kalırsa, “Descartes’ın adımları izlenerek düşünme üzerine düşünmek”ten ibaret olan bu kitap belki biraz da eğilip bükülmüş bir Sokratik yöntem kullanarak, kişinin oyunlar aracılığıyla aklının işleyişini aktif ve katılımcı olarak kendi kendine keşfetmesine fırsat vermek üzere tasarlanmış.
Kitaptaki oyunlar, sudoku tarzı bulmacalar, kavramsal bulmacalar, beynin nasıl çalıştığına dair bilimsel anlamda keşifler ya da felsefi anlamda mantığın kurgusal hipotezlere uyarlanması üzerinden işleyen senaryolar değil. Yazar zihnin bundan daha fazlası olduğunu belirterek, var olmayan ya da açıklanamayan şeylerle de uğraştığının altını çiziyor.
Cohen, aslında üçlü bir eksen üzerinde hareket ediyor. Psikoloji, sosyal bilimler ve felsefe üçlüsünün yarenlik ettiği kitap; matematik, sanat felsefesi, dinsel öğretiler, çocuk psikolojisi, edebiyat, rock müzik, dünya politikası, bilgisayar bilimleri ve fiziğe de yaslanarak aslında günümüzün disiplinlerarası bakışına da göz kırpıyor. Dolayısıyla, duygular, karar mekanizmalarında rol oynayan bilinçaltı süreçler, şartlanma, hafıza gibi kavramların ya da daha kapsayıcı toplumsal bağlamların da işin içine girmesi kaçınılmaz bir hal alıyor. (Zaten tüm bunları birbirinden kesin çizgilerle ayıran saf akılcılık oyunbozanlık olurdu.)
Kitabın ilk yarısı 31 gün içinde tamamlanması gereken 31 aktiviteden ya da görevden oluşuyor. Aktiviteler arasında, duanın gücünü test etmek, bir resim çizmek, çivili yatakta yatmak, hiç konuşmadan bir gün geçirmek ya da münzevilik, ateşte yürümek, popüler bir deney olan en sevdiğiniz hayvanları sıralamak gibi çeşitli felsefi ve psikolojik deneyler bulunuyor. Elbette, kimilerinin gerçekten uygulanması yazar ve yayıncı tarafından tavsiye edilmiyor. Ama karar size kalmış. Kısacası yazarın tüm önerilerini gerçekleştirmek mümkün değil, ama bunu da yazarın zaman zaman kendiyle de dalga geçen mizah anlayışına bağlamak uygun olur. 

Kuşkucu okurlar
Kitabın ikinci bölümü ise teorik bilgilendirmelere ve açıklamalara ayrılmış. Cohen, aslında çok satar felsefe kitapları yazarı olma vasfının gerektirdiği gibi, işini oldukça ciddiye alıyor. Geniş kitlelerin rahatça takip edebileceği ölçüde sadeleştirilmiş kavramsal tartışmalar, gündelik anekdotlarla süslenmiş ve oldukça sağlam temellere dayandırılmış. Her ne kadar felsefeciler ve akademi için makul bir yıpranma payı teşkil etse de, bu durum kitabın karmaşık fikirlerin aydınlatılması ve eğlenceli bir şekilde kavranmasına fırsat veriyor.
Akıl Oyunları Beyninizi 31 Günde Yeniden Keşfedin! şiarıyla yola çıkan bir kitap kuşkucu okurları mesafeye davet ederek işe başlayacağından, ta baştan bir kısım insanı gezegenin diğer ucuna mı yollamaktadır, bilinmez. Ama kitabın tutkulu kişisel gelişimciler için olmadığı kesin. Zira yazar, kitap içinde, bir kendi kendine yardım kitabının bir cümlede özetini çıkarmayı önerdiği, “Bu bir kendi Kendine Yardım Et Kitabı Değildir” başlıklı bir bölüme bile yer ayırmış.
Bilim belki her şeyi açıklayabilir, ama öz farkındalığa gelince ortalık toz duman oluyor. Ama bilgi ve bilgelik arasında tercihinizi bilgelikten yana kullanırsanız, bu kitabı alın ve bütün oyunlara yazılmasanız bile size uyan bir yerinden tutun. Hep aklınız size oyunlar oynayacak değil ya; biraz da siz ona oyunlar oynayın. Mutlaka bir şeyler keşfedeceksiniz.
Yazarı tarafından bir bilinç güzellemesi olarak tanımlanmış olan kitap, içine girildiğinde başlığının aksine daha mütevazı bir tavır sergiliyor. Zira, son sözü yazara bırakmak istiyorum: “Bu kitabı bitirdiğinizde sizin düşünce tarzınızla benim düşünce tarzımın, ‘Düşünüyorum, öyleyse varım’ın ima ettiği kadar bireysel olmadığını göreceksiniz. Çünkü insan zihni her an kolektif olarak yaratılır ve yenilenir. Hiçbirimiz bırakın beynimizi yeniden keşfetmeyi, tek başımıza kendi kendilik hissimizi bile yeniden keşfedemeyiz.”

Akıl Oyunları
31 Günde Beyninizi Yeniden Keşfedin
Martin Cohen
Çeviren: Algan Sezgintüredi
Aylak Kitap
2011, 200 sayfa, 14 TL.