Bu yaz nereye gitmeli, ne okumalı?

Bu yaz nereye gitmeli, ne okumalı?
Bu yaz nereye gitmeli, ne okumalı?
Avro fırlamış olsa da aslında en şanslı yazlarımızdan birini yaşıyoruz. Tur şirketleri, havayolları ve oteller fiyatlarını çok aşağılara çektikleri kampanyalar yapıyorlar. Hazır fırsat çıkmışken size birkaç tatil önerisi ve bu önerilere uygun kitaplar
Haber: Zeynep Heyzen Ateş - heyzen@mail.org / Arşivi

Avusturya
Mozart’ın berberine uğrayın mutlaka

Önerebileceğim tek bir roman var: ‘Mozart’ın Berberi’. “Mozart, bir gün Viyana’da bir berber dükkanına giriyor. Çünkü bir dâhinin ölümünden iki yüz yıl sonra bile aklına ne eserse yapmaya hakkı vardır.” Wolf Wondratschek. (Viyana’ya gitmeseniz de kaçırmayın bu romanı.)


Yunanİstan
‘Komşu’ya Homeros’suz gidilmez
Yunan Adaları: Bu yıl vizeli vizesiz (gerçi bu ‘vizesiz’ sözüne güvenmeyin, Bodrum’dan vizesiz günübirlik gitmeye kalkarsanız gidemezsiniz) Yunanistan ve Yunan adaları turlarının fiyatları İstanbul çıkışlı lüks gemilerde artık herşey dahil 300 Lira’dan başlıyor. (Markapon ve gittigidiyor’daki fırsatlar kontrol edilebilir.) Yani artık gezmemek ayıp. Böyle bir seyahatte ne okunmalı? Homeros. Biri size ‘İlyada’ veya ‘Odysseia’nın yaz için çok ağır olduğunu söylerse o kişinin bu kitapları okumadığına emin olabilirsiniz. Azra Erhat ve A. Kadir çevirisiyle Türkçeye kazandırılan bu iki yapıt bence hele de tekneden/gemiden sahili izleyen birinin eline en çok yakışacak kitaplar. Azra Erhat’ın ‘Mavi Yolculuk’ da öyle. Ama daha az zihinsel yatırım isteyen bir kitap istiyorum derseniz Mara Meiradi’nin ‘İzmir Büyücüleri’. Geçmişin İzmir’i, Girit için Kazancakis’in ‘Zorba’sı ilk akla gelen tercihler. Ya da bir şiir kitabı alın elinize –İzmir’li Seferis’in şiirlerini mesela. (Kapadokya’ya gidenler de ‘Kapadokya Kaya Kiliselerinde Üç Gün’e bir göz atabilir.)

Almanya
Brecht okunup Berliner Ensamble’da oyun izlenebilir Berlin’i ve Berlinlileri anlatan yapıtlar arasında en ilginci bence, Zille’nin çizimleri ve anekdotları. Almanya’ya yolunuz düşerse bir kitapçıya girip göz atmanızı tavsiye ederim. Brecht okunup Berliner Ensamble’da oyun izlenebilir. (13 Ağustos’ta açılacak.) Ahmet Mithat’ın ‘Berlin’de Üç Gün’ü doğulu bir aydının batıya nasıl baktığını keşfetmek isteyenler için.

Mısır
Tanrılar diyarında ‘Tanrılar’ okunmalı
Mısır, pazarlık etmesini biliyorsanız her zaman ucuz. İngiltere’de yaşayan Mısırlı yazar Ahdaf Sueif, günümüz Mısır’ını en dürüstçe anlatan isimlerden. (Okuduklarınızın hoşunuza gideceğini garanti etmiyorum ama bir solukta okuyacaksınız.) Türkçede sadece ‘Aşkın Coğrafyası’ adlı eseri var. Mısır seyahatinde ayrıca Christian Jacq’ın tarihi-kurgu kitapları, örneğin bir eski mısır polisiyesi olan ‘Tanrıların İntikamı’ okunabilir.

İskandİnavya
Polisiyeler ve tabii ki ‘Ejderha Dövmeli Kız’
Bir şansım olsa –ve bu kadar pahalı olmasa- bütün yazı güneşin neredeyse hiç batmadığı serin İskandinavya’da geçirirdim. Ne var ki önereceğim kitaplar nispeten karanlık olacak çünkü yeni İskandinavya edebiyatı ve Malmö’den Stockholm’e İskandinavya şehirleri kendilerini artık yeni Ibsenlerle değil dünyaya meydan okuyan polisiyelerle gösteriyor. Öncelikle Maj Sjöwall ve Per Wahlöö’nün Martin Beck serisi, Mankell’in Wallander’i, Jo Nesbo’nun ‘Hole’ü, ‘Ejderha Dövmeli Kız’ başta olmak üzere Milenyum Üçlemesi bu polisiyelerin başta gelenleri. Farklı bir şeyler okumak isterseniz Ambjörsen’in “Lorca’nın tozlu bir köy yolunda durup, faşistlerin o güzelim şair beynini bir veya beş kurşunla dağıtmalarını beklerken korktuğu gibi korkuyordum” diye başlayan ve İspanya’dan Oslo’ya uzanan meşhur romanı ‘Beyaz Zenciler’i deneyebilirsiniz.

ABD
Yeni yazarlar ve Steinbeck okunur
New York eskiden Woody Allen’dı, artık Colum McCann oldu. 1900’lerin ABD’sini anlatan ‘Parıltı’nın Bu Yakası’nı son dönemin en popüler New York kitaplarından. Hep birlikte ‘Let The Great World Spin’in Türkçeye kazandırılmasını bekliyoruz. Granta’nın editörü John Freeman Guardian’da ABD gezilirken Steinbeck okunmasını önermiş. Neden olmasın?

İspanya
Lorca’sız bir İspanya düşünülemez
Ekonomik kriz nedeniyle gezginlere ciddi fırsatlar sunan bir diğer ülke de İspanya. Kuzeyi değil, güneyi. Airfrance, Alitalia ve İberia üç dört günlük sürelerle Madrid veya Barselona uçuşlarında ciddi indirimlere gidiyorlar. Renfe –İspanyol demiryolları- sayesinde de ülke içinde önceden internetten bilet almak koşuluyla çok ucuza seyahat edebiliyorsunuz. Yani Madrid’den Kordoba, Granada ve hatta herkesin görmesi gerektiğine inandığım Ronda gibi yerlere gitmek hiç olmadığı kadar kolay ve hesaplı. İyi de Endülüs’te ne okunur? Endülüs tarihi kitaplarından biri veya İspanya İç Savaşı’nı anlatan kitaplar veya dönemi kurgulayan romanlar olabilir. Bazen bir ülkenin yazarları o ülkeyi çok iyi anlatır, bazen oraya giden yazarlar. Laforet’in ‘Hiç’i ve Hemingway’in ‘İspanya Geceleri’ bu anlamda aynı paranın iki yüzü. (Ben Laforet’i tercih ederim.) Elbette Lorca’sız bir İspanya düşünülemez, şiirlerinden çok ölümüyle hatırlanan bu şairin eserleri gezerken büyük ihtimalle bir yerlerde karşınıza çıkacaktır. Son dönemde okuduğum en iyi Barselona kitabı Colm Toibin’in ‘Hommage to Barcelona’sı -ama henüz Türkçede yok galiba. Hala okumayanlara Zafon’un ‘Rüzgar’ın Gölgesi’ni öneriyorum, pişman olmayacaksınız.

İtalya
Dante, Eco ya da Calvino iyi gider
Hele Roma ve Vatikan’ı görecek, resimleri inceleyecekseniz Dante’nin ‘İlahi Komedya’sını Rekin Teksoy’un çevirisiyle okuyun. (İnsanların ağır olduğunu iddia etikleri ama hiç öyle olmayan kitaplardan biri daha.) Quasimodo’nun şiirleri, Umberto Eco’nun ‘Gülün Adı’, Buzzati’nin ‘Tanrıyı Gören Köpek’i ve zoru seviyorsanız Pavese’nin veya Calvino’nun kitapları önerilebilir. Tarih sevenlerinse romanından incelemesine okuyabilecekleri pek çok kitap var. Caesar’ın ‘Gallia Savaşı’, Saylor’un ‘Sezar’ın Adaleti’, Iggulden’in ‘Roma’nın Kapıları’ akla gelen ilk birkaç örnek.

Fransa
Da Vinci’nin şifresini Pariste’e çözün
Paris hiçbir zaman çok ucuz olmayan bir seçim. Ben Fransa’ya hep George Perec’in ‘Uyuyan Adam’ını yakıştırırım. Hemingway’in ‘Paris Güncesi’, klasiklere göz atmak isterseniz ve tarih seviyorsanız Hugo’nun dönemin kanalizasyonlarına kadar şehri anlattığı ‘Sefiller veya ‘Notre Dame’ın Kamburu’, Baudrillard’ın veya Rimbaud’nun şiirleri, Tardi’nin ‘Paris Komünü’. Seçenekler sonsuz. Ama birilerini kızdırmak pahasına da olsa bu listeye bir kitap daha ekleyeceğim: ‘Da Vinci Şifresi’. Dan Brown’ın kitabı Louvre’un parkelerinin özelliklerine kadar sunduğu pek çok detayla iyi Paris gezdiren kitaplardan. Neyin nerede olduğunu ve özelliklerini bu kitapla keşfedebilirsiniz. Neden öyle oldukları konusundaki açıklamalarını ciddiye almanıza gerek yok. Yeni, bilinmedik bir şey denemek istiyorum derseniz Jules Romains’in ‘Madame Chauverel’ine göz atabilirsiniz.

Uzak Doğu
Duras da olur Murakami de
Uzak Doğu, özellikle Hindiçin denilince benim aklıma tek bir isim geliyor: Marguerite Duras. ‘Sevgili’den, ‘Kuzey Çinli Sevgili’ye kadar hiç kimsenin Duras kadar şiirsel bir Uzak Doğu anlatmadığını söyleyebilirim. Tarih ve strateji seviyorsanız Sun Tzu veya Sun Bin önerilebilir. Japonya içinse bir numaralı seçenek Murakami.