Değişimin izinde...

'Sinemamızda Değişim Rüzgârları', yerli sinemada son beş yıl içerisindeki gelişmeleri derli toplu bir biçimde bünyesinde barındırıyor
Haber: Şenay Aydemİr senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Türkiye sinemasında büyük bir değişim yaşandığı son yıllarda sektör üzerine kafa yoran hemen herkesin üzerinde anlaştığı tek nokta. Tek nokta diyorum çünkü, ‘sanat filmi- gişe filmi’ gibi suni tartışmalarla; film festivallerinin bir türlü kurumsallaşamamasıyla, ödül törenlerinde ortaya çıkan sonuçların yarattığı hayal kırıklıklarıyla süre giden bir süreç bu aynı zamanda. Ama öte yandan, hem çekilen ve gösterime giren film sayılarındaki artış trendi hem de bu artışın gişede yakaladığı yükseliş dikkat çekici. Yerli sinemanın yakaladığı bu ivme aynı zamanda konu ve biçim çeşitliliği açısından da yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Bütün bu gelişmelere, son beş yılda olup bitenlere, yapılan tartışmalara vakıf olmak ise apayrı bir ilgi gerektiriyor. Sektörün içinde olmayan, sektörü düzenli olarak takip edemeyen birisi için Türkiye sinemasının beş yılda nereden nereye geldiğini görebilmek bir hayli zor.
Ama sektörün ‘içinden’ birisi; sinema yazarlığının duayeni Atilla Dorsay bu takipte zorlananlar için önemli bir kaynak kitapla çıktı bu kez sinemaseverlerin karşısına. Kırk yıldan fazla bir zamandır dünya ve Türkiye sineması yakından takip eden ve kitaplarıyla bu gelişmeleri derli toplu bir biçimde okurunun önüne koyan Dorsay, bu kez de hızlı bir değişim ve dönüşüm geçiren yerli sinemanın ‘çetelesi’ni tutuyor.
‘Sinemamızda Değişim Rüzgarları: Türk Sineması 2005-2010’, adından da anlaşılacağı üzere yerli sinemada son beş yıl içerisindeki gelişmeleri derli toplu bir biçimde bünyesinde barındırıyor. Dorsay, bu zaman zarfında yayımlanmış yazılarını yeniden gözden geçirip okurla buluşturduğu kitabın uzun önsözünde sektörün yakın tarihi hakkında derli toplu bilgiler veriyor. Yerli sinemanın son yıllardaki gişe başarıları, beş yılın en fazla izlenen filmleri, önemli üçlemeler, eski ustaların veda filmleri, komedyenlerin yükselişi, siyasal sinema, ilk fimleriyle başarıyı yakalayanlar Dorsay’ın önsüzünde derli toplu bir biçimde okurun önüne sunuluyor. Dorsay bu bölümde iki yönetmenin Reha Erdem ve Çağan Irmak’ın yükselişine de ayrı bir vurgu yapıyor.
‘Sinemamızda Değişm Rüzgarı’nda söz konusu dönemde vizyona giren 293 filmin 186’sı hakkında eleştiri yazıları yer alıyor. Kitap bununla da sınırlı kalmıyor. Yakın tarihimizin yerli sinemada dönen tartışmaları hakkında Dorsay’ın yorumlarını da bulmak mümkün. Altın Portakal, Cannes, Berlin vb. festivallerde yaşanılan tartışmalar, eksiklikler ve önerilerin yanı sına yerli sinemanın ‘film dışı’ gelişmeleri hakkında kaleme aldığı yazılar da bu bölümün içerisinde.
Kitapta aynı zamanda bir ‘saygı duruşu’ bölümü de yer alıyor. Atıf Yılmaz’dan Orhan Aksoy’a, Halit Refiğ’den Nijat Özön’e bu dönemde kaybedilen önemli sinemacıları anıyor. ve Dorsay’ın ‘Emek Sineması’ hakkındaki yazısı ise sinemanın yalnızca insanlarla değil, aynı zamanda mekanlarla da yapılan bir sanat olduğu gerçeğini kalın çizgilerle çiziyor.
Evet, Türkiye sinemasında bir değişim yaşanıyor ve Dorsay’ın da kitapta belirttiği gibi “Bu değişim kaçınılmaz, bu değişim önlenemez. Yerinde duramayan ve fıkır fıkır kaynayan bir Türkiye, yeni sinemasını yaratıyor.”
Atilla Dorsay da bu değişimin dinamiklerini, değişime öncülük eden filmleri ve tartışmaları uzun yıllar kaynaklık edecek bir eserle sinemaseverin beğenisine sunuyor.

SİNEMAMIZDA DEĞİŞİM RÜZGÂRLARI
Atilla Dorsay
Remzi Kitabevi
2011, 256 sayfa, 25 TL.


Dorsay’in en iyileri
Atilla Dorsay kitapta son beş yıl içerisinde izlediği filmler arasından kendisine göre en iyi olarak seçtiği 20 filmlik bir liste veriyor. İşte o liste:
*Sonbahar
*Kosmos
*Üç Maymun
*Yumurta/Süt/Bal üçlemesi
* Hayat Var
*Mutluluk
*Beş Vakit
*Pandora’nın Kutusu
*Nefes:Vatan Sağolsun
*Babam ve Oğlum
*Devrim Arabaları
*Av Mevsimi
*Takva
*Anlat İstanbul
*Gönül Yarası
*Nokta
*Vicdan
*Organize İşler
*Çoğunluk
*Güneşi Gördüm