Deleuze'ün Spinoza'sı

Deleuze'ün Spinoza'sı
Deleuze'ün Spinoza'sı
Filozof için alçakgönüllülük, yoksulluk, iffet ve kanaatkârlık erdemleri gereklidir, ama hayata katılan ve hayatın içine işleyen güçler olarak
Haber: CENGİZ ALKAN / Arşivi

Deleuze felsefe tarihini ‘işine geldiği gibi’ okuyan bir filozof. Kendi felsefesini oluştururken hiç hazzetmediği filozofları da (Leibniz ya da Kant gibi) derinlemesine inceleyip, gerektiğinde fikirlerinden ödünç alma konusunda da önyargılı olmayan bir okuma Deleuze’ün yaptığı.
Baruch Spinoza ise Deleuze’ün sevdiği ve kendi felsefesinin temel unsurlarından biri yaptığı filozoflardan. Deleuze’ü anlamak için Spinoza’yı bilmek gerekiyor.
Spinoza’nın felsefe hayatına bir ihraç (İspanyol engizisyonundan kaçıp Hollanda ’ya yerleşmiş Yahudi bir aileden gelen Spinoza ‘dinsizlik’le suçlanarak cemaatinden kovulur) ve bir suikast girişimiyle (fanatik bir Yahudi bıçakla öldürme girişiminde bulunur ve rivayet odur ki kanlı paltosunu hep yanında taşır ‘hoşgörüsüzlüğün’ simgesi olarak) başlayan ender filozoflardan olduğunu söylüyor Deleuze. Prusya elektörünün, üniversitesinde ders vermesi önerisini geri çevirirken, fikirlerinden ödün vermesini gerektirecek uygulamalara sıcak bakmaması bir yana, “görüşlerini ve öğretilerini yayma şansı”na sahip olacağı için öğrencilerden değil para almak onlara para vermesi gerektiğini de belirtmesi ise (ömrü boyunca ‘yoksul’ bir filozof olmuştur Spinoza) herhalde felsefe tarihinde ender görülen bir durum değil, biriciktir. 

Örselenmiş ruhlar
Deleuze, Spinoza’nın “yaşayan-gören” filozoflardan olduğunu söylüyor: “alçakgönüllülük, yoksulluk, iffet ve kanaatkârlık erdemleri gereklidir, ama artık hayatı sakatlayan erdemler olarak değil, hayata katılan ve hayatın içine işleyen güçler olarak.”
Tam da bu yüzden Deleuze’ün kitabının adı ‘Spinoza - Pratik Felsefe’. Yani ‘işe yarar’… Gündelik hayatımızla ilgili… Felsefe ve hayatın birbirinden bağımsız akan iki alan olmadığı, felsefenin ‘yapılan’ bir şey olduğu, bir üretim olduğu fikridir bu. Ama bu bir ahlak felsefesi de değildir: Yapmalısın diyen. Filozofun işi buyruk vermek değildir, o despota aittir. Despotlarınsa örselenmiş ruhlara ihtiyacı vardır (örselenen ruhların bir despota ihtiyacı olduğu gibi). Filozof bu örselenmiş ruhları düzeltecek kişidir: “Eğer bir insan bir şekilde bükülmüşse, bir sonuç olan bu büküklük nedenlerine more geometrico [geometrik düzende] bağlanarak düzeltilecektir.” Yaşamının son yıllarında gözlük camı perdahlayarak geçinen bu filozofun felsefesinin optik bir geometri, tek istediğininse esinlemek, uyandırmak ve göstermek olduğunu söylüyor Deleuze.
‘Pratik Felsefe’nin ikinci bölümünde ‘Ethica – Geometrik Yöntemle Kanıtlanmış ve Beş Bölüme Ayrılmış Ahlak’ın bir moral felsefeden farklılığı üç temel başlıkta inceleniyor: 1- Bilincin (düşünce yararına) değersizleştirilmesi: Materyalist Spinoza. 2- Tüm değerlerin, özellikle de iyilik ve kötülüğün (‘iyi’ ve ‘kötü’ yararına) değersizleştirilmesi: İmmoralist [ahlak karşıtı] Spinoza. 3-Tüm ‘kederli tutkuların’ (sevinç yararına) değersizleştirilmesi: Ateist Spinoza.
Spinoza bir dönem, önceleri fikirlerini merak ettiğini sandığı fakat sonrasındaki saldırgan tutumundan derdinin bu olmadığını anlayınca vazgeçtiği Blyenbergh’le yazışır. Karşılıklı dörder mektupla sınırlı kalan bu yazışmaları Deleuze ‘kötülük mektupları’ olarak ifade ediyor.
Âdem’in yasak meyveyi yiyip zehirlenmesinin Tanrının yasasına karşı geldiği için bir cezalandırma olmadığını, en yetkin varlık olarak Tanrı’nın bir cezalandırıcı olamayacağı (‘intikam’ fanilere özgü bir tutkudur), kastedilenin elmanın ‘bileşenlerinde’ zehir olduğu ve Âdem’in bilgisizliğinin kurbanı olduğunu söylüyor Deleuze bu mektuplaşmalardaki bir tartışmayı açıklarken. Çünkü “erdemsizlik ile erdem, kötü ile iyi eylem arasında kesin bir ayrım vardır, ama bu ayrım, edimin kendisiyle ya da imgesiyle ilgili değildir (‘salt kendi başına değerlendirilen hiçbir eylem iyi veya kötü değildir’). Hatta bu eylemin niyetiyle, yani eylemin sonuçlarının imgesiyle de ilgili değildir. Bu ayrım sadece belirlenimle, yani eylem imgesinin bağlandığı şeyin imgesiyle ya da daha kesin bir deyişle iki ilişki arasındaki bağlantıyla ilgilidir.”
‘Ethica’ için anahtar niteliğindeki geniş bir temel kavramlar diziniyle de hem Spinoza’yı anlamayı hem de Deleuze’ün felsefesine yakınlaşmayı sağlayan ‘Spinoza Pratik Felsefe’, felsefe ‘yapmak’ isteyenler için.

SPINOZA: PRATİK FELSEFE
Gilles Deleuze
Çeviren: Alber Nahum, Ulus Baker
Norgunk Yayıncılık
2011, 141 sayfa, 18 TL.