Derin gözlemci

Derin gözlemci
Derin gözlemci
'Dostlarının gözünde etkileyici biriydi. Kürdan bacakları, zayıf çenesi, çökmüş avurtları ve kısacık siyah saçlarıyla çelimsiz olduğu kadar çirkin bir tipti'
Haber: ONAT BAHADIR / Arşivi

Niccolo Machiavelli’nin ‘Prens’i, hakkında en çok fikir yürütülmüş kitaplardan biri olsa gerektir. Basıldıktan sonraki hemen her yüzyıl, ‘Prens’ hakkında dönemin düşünür, edebiyatçı ve siyasetçileri olumlu-olumsuz (çoğun olumsuz) fikir belirtmiş, yeni eserler kaleme almış; ‘Prens’e kayıtsız kalamamışlardır. Peki, Machiavelli’nin yaşarken basıldığını dahi göremediği bu kitap , neredeyse 500 yıldır nasıl oluyor da halen ilgimizi çekebiliyor? Bu soruya verilebilecek en yetkin yanıtı, kitabın yazıldığı dönemden bugüne toplumsal-siyasal hayatlarımızda neler değişti, ne değişmedi üstünden aramalıyız belki. Tabi yazarın gözlem yeteneğinin de hakkını teslim ederek.
Bugün politika biliminin kurucuları arasında yer alıyor Machiavelli. Kendi döneminde uzun seneler devlet adamlığı yaptığını biliyoruz. Askeri stratejist, tarihçi, şair, düşünür, oyun yazarı diğer sıfatları. Ancak ne devlet adamlığı ne de askeri stratejistlik konusunda başarılı olduğunu söyleyebiliyoruz. Hatta kitaplarının çoğunu siyasetten el çekmek zorunda bırakıldığı; başarısızlığa uğradığı dönemlerde kaleme almış.
Dilimize birçok kez çevrilmiş, farklı yayınevlerinden tekrar tekrar basılmış ‘Prens’, Machiavelli’nin en çok bilinen ve bugünkü şöhretinin de temelini oluşturan kitap. Fakat yazdığı tek kitap değil. ‘Savaş Sanatı’, ‘Konuşmalar’, tiyatro oyunu ‘Adamotu’, ‘Floransa’da Komplolar ve Karşı Komplolar Tarihi’ yine Türkçeye çevrilmiş diğer kitapları arasında. Başka oyun metinleri, roman ve öyküleri olduğunu da biliyoruz yazarın. Ancak kısa bir süre önce dilimizdeki Machiavelli külliyatına yeni bir eser eklendi. Bu, başta sözünü ettiğimiz, Machiavelli’den bu yana yaşamlarımızda ne değişti, ne değişmedi sorusuna yanıt aramak için de önem taşıyan bir çalışma.
‘Machiavelli: İktidar Filozofu’ adıyla Ross King’in kaleme aldığı kitap bir biyografi. King, dönemin Avrupa’sı ve Floransa’sı hakkında geniş bir birikime sahip. Avrupa ve Kuzey Amerika kültür tarihi üzerine dersler de veren yazarın dilimizde daha önce biri mimari (‘Brunelleschi’nin Kubbesi, Floransa’daki Büyük Katedralin Hikâyesi’) diğeri roman (‘Ex Libris’) olmak üzere iki kitabı yayımlanmış. Machiavelli’yi kronolojik bir sıralama takip ederek çocukluğundan ölümüne değin, fonda 15. ve 16. yüzyıl Floransa ve Avrupa’sından ayrıntılı manzaralar eşliğinde anlatıyor. Dönemin batıl inançlarından eğitim alışkanlıklarına, suçluları cezalandırma yöntemlerinden savaş adetlerine, aile hayatından içki âlemlerine kadar oldukça geniş bir yelpazede bilgiler veriyor. Fakat tüm bunları okuru bilgiye boğup fazla didaktik bir dille bunaltarak değil, Machiavelli’yi odaktan kaçırmadan ve merak duygumuzu diri tutmayı başararak yapıyor. 

Kürdan bacakları, zayıf çenesi...
Daha ilk sayfalarda kapsamlı bir Machiavelli portresi çizmiş King: “Dostlarının gözünde etkileyici biriydi. Kürdan bacakları, zayıf çenesi, çökmüş avurtları ve kısacık siyah saçlarıyla çelimsiz olduğu kadar çirkin bir tipti. Öte yandan keskin bir mizah anlayışı vardı, sofu görünümüne karşın neşeli ve şakacıydı. Sıkı bir klasik edebiyat okuruydu, ama kumar oynamak ve fahişelerle yatıp kalkmak gibi daha az ulvi uğraşlardan da geri kalmazdı.”
Machiavelli’nin hayat boyu devam eden edebiyat merakı, ki bu merak onu yazar olmaya kadar götürecektir, hem aldığı eğitim hem de babasının gayreti sayesinde olabilmiş. Kendisi de çok iyi bir okur olan Bernardo Machiavelli, oğlu hümanist kültürden her ne pahasına olursa olsun yararlanabilsin diye gideceği her okulu özenle seçmiş. Machiavelli bu sayede retorik, dilbilgisi, şiir, tarih ve ahlak felsefesi alanlarında sağlam bir temel edinebilmiş. Aldığı eğitim aynı zamanda ona daha yirmili yaşlarını bitirmeden Floransa’nın en önemli bürokratik kurumlarından birinde göreve başlama ve siyasete atılma imkânı sağlamış. Daha ilk görevinden itibaren yetenekleriyle öne çıkıyor Machiavelli. Yazar Ross King geçmişten verdiği örneklerle siyasetin Machiavelli’nin zaten kanında olduğunu söylüyor. Hükümet içindeki en yüksek makam olan başyargıçlığa toplam on üç Machiavelli yükselmiş. Adından sıkça söz ettiren iki Machiavelli daha; Bernardo’nun ikinci dereceden akrabaları olan Francesco ve Girolamo var. Cosimo de’ Medici’nin oligarşik rejimine başkaldırma suçundan her ikisinin de kellesi uçurulmuş.
Tabii akrabalarının akıbeti Machiavelli’yi pek korkutmuşa benzemiyor. Ne ilginçtir ki Medici ailesi gelecekte onun için de temel bir sorun olacaktır. Ama daha öncesinde baskın kişiliğinden yoğun biçimde etkilendiği asker ve siyasetçi Cesare Borgia var. Kançılarlık görevi sırasında tanıdığı Borgia için “Savaşta, zafere giden yolda hiçbir engel tanımaz, dur durak bilmez, korku ya da yılgınlık tanımaz. Ne zaman nereden çıkacağı belli olmaz,” diyor Machiavelli. Borgia görkemli bir iktidar süreci de yaşar aslında. Ama kısa bir süreyle… Yükselişi gibi çöküşüne de tanık olan Machiavelli, olan bitene bir türlü akıl sır erdiremeyecektir. 

Machiavelli’nin sonu
Ross King, Machiavelli’nin yaşadığı akıl karışıklığını “Ona göre Borgia, kalıcı ve başarılı bir saltanatın temellerini atmak için yapılabilecek her şeyi yapmıştı. Düşmanlarının çoğunu ortadan kaldırmış, Romagna’da güçlü ve etkili bir yönetim göstermiş, kendi tebaasını askere alarak sağlam bir ordu kurmuş, hem Vatikan’da hem de Fransa sarayında nüfuz ve sempati kazanmış ve Kardinaller Kurulu’nda geniş bir çevre edinmişti. Buna rağmen iktidarı yalnızca birkaç yıl sürdü. Peki ters giden neydi? Çöküşün sebepleri nelerdi? Daha başka ne yapılabilirdi?” sözleriyle okurla paylaşmış. Bu sorular ve Borgia’nın akıbeti Machiavelli’nin aklını daha uzun yıllar kurcalayacaktır. Ancak devletin, yöneticinin nasıl olması gerektiğine dair arayışlarının kendi kariyerine bir faydası olmayacaktır.
Machiavelli’nin Borgia’dan etkilenip Floransa halkından kurduğu ordunun İspanyollar karşısında yaşadığı büyük hezimet -öyle ki İspanyollar neredeyse şehrin tamamını kana bulamışlar, dört bin kadar insan katledilmiş, sağ kalanlar işkencelere maruz kalmış, manastıra kapanmış rahibelere bile tecavüz edilip eşyaları çalınmış- Machiavelli’nin de sonu olur.
Öncelikle şehrin yönetimi el değiştirir ve başa Medici ailesi geçer. Machiavelli henüz kırk üç yaşında iken devlet işlerinden tamamen uzaklaştırılır, tüm itibarını ve şöhretini yitirir. O şartlarda Floransa’da kalmaya devam edemeyeceği için bir yıl sonra şehrin on kilometre kadar güneyindeki bir köye yerleşip bir çeşit sürgün hayatı yaşamaya başlayacaktır. Tabii hayata küsecek tipte biri olmadığından yakın arkadaşları aracılığıyla geri dönmenin yollarını arayacak ama bulamayacaktır. Medici ailesi yönetimde olduğu sürece siyaset yapamayacağını anlayınca da hırsını edebiyattan çıkaracak ve bugün Machiavelli’yi anmamızı sağlayan şiirleri, tiyatro oyunlarını, romanı ve ‘Prens’i kaleme alacaktır.
En ağır, en kıyıcı bedelleri sade halkın ödediği durumların etkin tanığı olmuş bir isim Niccolo Machiavelli. Korku duygusunun kitleler üzerindeki etkisini gözlemleme fırsatı bulduğu açık. Kaleme aldığı bir çok eserde insan doğasının amansızlığına vurgu yapıyor. İnsan, doğasına mahkûmdur. Doğanın kısıtlamaları ne değiştirilebilir ne de düzeltilebilir üstünden bir tanım ve yönetim anlayışı çizmeye çalışıyor. Sıkıntı, Machiavelli’nin pek umutvar olmayan bir dille kitaplarına koyduğu gözlemlerinde değil, halen toplumsal hayatlarımızdan yeterli miktarda defedemediğimiz ve bizleri aynılaştıran korkuda olsa gerektir.

MACHIAVELLI
İktidar Filozofu
Ross King
Çeviren: Volkan Atmaca
Alfa Basım Yayım
2011, 192 sayfa, 15 TL.