Dorsay'la yıllara bakmak...

Şu ana kadar ürettiği yazıları bir süzgeçten geçiren Atilla Dorsay, 'Çağı Yaşamak, Önyargıları Yıkmak' la kültür, sanat ve politikanın içindeki değişimleri görme fırsatı veriyor
Haber: AYÇA ÖRER / Arşivi

Yazarların ara sıra durup soluklanması okurlar için de bir temrin. Okuyamadıkları, okuyup da yeniden okumak istedikleri yazılarla buluşuyor, hepsini toplu halde bir daha okuma şansı yakalıyorlar. ‘ Sinema deyince aklımıza gelenler’ başlığında ilk ona giren Atilla Dorsay da insanın dönem dönem yeniden hatırlamak istediği yazarlardan. Onun yazılarıyla memleketin sinema tarihine düştüğü notlarla ‘Antalya Film Festivali’nde Kusturica meselesi nasıl olmuştu?’ sorunuza şıp diye yanıt verebilir, memleketin kültürel ikliminin nasıl değişimlerden geçtiğini hatırlayabilirsiniz. İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları ihtiyaç hasıl olduğunu anlamış olacak ki, bir Atilla Dorsay seçkisi yayınladı. ‘Çağı Yaşamak, Önyargıları Yıkmak’ adıyla çıkan kitap , Dorsay’ın yazı serüvenine tanıklık ediyor. 

İnsanca yaşamaktan bahsedelim
Dile kolay 45 yıl. 1966, Dorsay’ın Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladığı tarih. İlk başta sinema eleştirileriyle Türkiye ’de o dönem için henüz gelişmekte olan bir alanın temsilcisi olan Dorsay, sonrasında sinema alanı dışında kültür sanat, medya ve şehir yazılarını da külliyatına dahil etti. Cumhuriyet’in ardından Milliyet, Yeni Yüzyıl ve Sabah’la medyadan kopmayan Dorsay, yazılarını hâlâ Sabah gazetesinde devam ettiriyor.
Kitap, halen güncelliğini koruyan konuların derlemesi aslında. Önsözde bu durum Dorsay’ın dilinden şöyle ifade buluyor: “Bu kitaptaki yazıları seçerken, bugün için bir anlam ve değer taşımalarına özen gösterdim. Kimileri gündelik şeylerden yola çıksalar da, temelde öz açısından hâlâ güncel olanlarını seçtim, diğerlerini çok sevsem de ayıkladım.”
Kitap üç bölümden oluşuyor, İnsanca Yaşamak, Önyargılardan Sıyrılmak, İslam ve Çağımız. Yazılara göz atarken, şimdi unuttuğumuz ya da unutulmaya yüz tutmuş konuları, olayları hatırlıyor insan. Mesela İnsanca Yaşamak başlığı altında işlenen Sivas Katliamı, Taksim’de gerçekleşen taciz vakaları, Kumkapı cinayeti, töre bahanesiyle işlenen cinayetler, klonlama bir bakışta gözümüze çarpanlar.
Önyargılardan Sıyrılmak başlığındaki yazılara bakarken Barışmayı Bilmeyen Toplum yazısında “Düşmanlıklardan çok çekmiş, sürekli bölünmek istenmiş ve hala da istenen bir toplumda, hep barışı ve barışmayı telkin etmesi gereken kimi politikacıların hala ve ısrarla hayali düşmanlar yaratmaları, sürekli kavga ve dargınlık söylemi tutturmaları bana inanılmaz geliyor” cümlesi denk geliyor. Zaten bu bölüm, Ermeni Meselesi’nden, Kürt sorununa bir çok konuda Dorsay’ın görüşlerine yer verdiği yazılardan oluşuyor. Uzun yıllara yayılan yazılarda geçen olaylar katedilen/katedilemeyen önyargıların habercisi adeta.
Son bölümse, İslam ve Çağımız. Son yıllarda en çok tartışılan AKP , iktidar-din ilişkisi, türban sorunu, camilerde estetik anlayış, İslam ve hoşgörü Dorsay’ın da yazılarında dert edindiği meseleler.
Yazılarındaki tavrı Dorsay, “...temelde bilimsel düşünceye inanmış, laik ve Atatürkçü, ama aynı zamanda demokrasiye de yürekten bağlanmış, halkın her koşulda kendi iradesiyle karar vermesi ve bunun yönetimin özünü teşkil etmesi konularından ödün vermeyen bir tür aydın tavrı” diye özetliyor.

ÇAĞI YAŞAMAK, ÖNYARGILARI YIKMAK
Atillâ Dorsay
İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları
2011, 160 sayfa
12.5 TL.