Dream mi, Rüya mı?

Dream mi, Rüya mı?
Dream mi, Rüya mı?
Umarım bu küçük polemik, okurun, Douglas Adams bilimkurguda ne yaptıysa edebiyat eleştirisinde onu yapma yolunda ilerleyen Elif Batuman'ın kitabına olan ilgisini azaltmaz, tersine artırır
Haber: SABRİ GÜRSES* / Arşivi

Çevirmen ve yazar Kaya Genç’in Radikal Kitap ’ın 537. sayısında Elif Batuman’ın ‘Ecinniler’ kitabını zarif bir şekilde tanıtmasına sevindim; ama kitabın çevirisi için açtığı parantez, yeteneğine saygı duyduğum birinden gelince beni üzdü. Birincisi, ‘metonymy’ karşılığında ‘düzdeğişmece’ kullanmanın “okurun iştahını kaçırabileceğini” söylüyor Genç (‘metaphor’ karşılığında ‘eğretileme’ye itiraz etmiyor). Tahsin Yücel’den Enis Batur’a dille uğraşan çok sayıda kimsenin iştahla kullandığı bir sözcüğün bunu nasıl yapacağını anlayamadım.
‘Metonimi’ daha lezzetli bir sese mi sahip? Öztürkçe iştah kaçıran bir dilse, artık “Özge, Bengi” gibi kişilerle değil “Alfred, John” ve “Muttalip, Ruhi” gibi kişilerle mi yemek yiyeceğiz?

İkincisi, Batuman Orhan Pamuk’un sıkıcı ve okunması zor bir yazar olmasını alaya alırken başkahramanın bütün ‘Kara Kitap’ boyunca sokaklarda “Dream” adlı karısını “Dream! Dream!” diye diye aramasını gülünç bulduğunu söylüyor kitapta. Kaya Genç’in bu ‘Dream’ sözcüğünü Pamuk’un kitabındaki gibi ‘Rüya’ diye aktarmamayı, bir “Pamuk okumama göstergesi” sayması beni şaşırttı. ‘Hata’ diyebilirdi belki, ama ‘okumamak’ denmesini anlayamadım. Pamuk okumamak mümkün mü, böyle bir özgürlük var mı entelektüel ve politik âlemimizde? Asıl önemlisi, Kaya Genç, orada bir “düzdeğişmece, kinaye ya da metonimi” yapıldığını kaçırıyor bence; Batuman kitabın her yerinde olduğu gibi orada da keyifle mizah yapıyor, İngilizce metinde ‘Rüya’ ismini kullanmayıp şakasına uygun olan ‘Dream’ karşılığını kullanıyor, öyleyse çevirmenin de şakayı aktarmak için ‘Rüya’ yerine ‘Hayal’ deme seçeneği olabilir isterse – eminim kitabın Rusça ya da Farsça çevirmeni de ‘Rüya’ yazmayıp böyle yapacaktır. Ama doğruya doğru, ‘Hayal’ sözcüğünü seçmek hem çevirmenle editörün farklı bir mizah anlayışına sahip olduğunun göstergesi olmuş, hem de Nobel ödülünün Pamuk’a Türkiye ’de alay edilmezlik kazandırdığını göstermiş. Ama ucuz atlatmışız, bir öztürkçe sözcük de orada kullanılmış olabilirdi: “Adam İstanbul sokaklarında ‘Düş! Düş!’ diye bağıra bağıra dolanıyordu.” İstanbul sokaklarında döverlerdi çevirmeni o zaman .

Umarım bu küçük polemik, okurun, Douglas Adams bilimkurguda ne yaptıysa edebiyat eleştirisinde onu yapma yolunda ilerleyen Elif Batuman’ın kitabına olan ilgisini azaltmaz, tersine artırır. Çünkü ‘Ecinniler’ bunu fazlasıyla hak ediyor.
*Elif Batuman’ın ‘Ecinniler’ kitabının çevirmeni.