e-kitapta büyük devrim

Amazon'dan e-kitap alanlar iki haftalığına sanal kitaplarını ödünç verebilecekler. Böylelikle kitabı geri almamak gibi bir risk olmayacak
Haber: ZEYNEP HEYZEN ATEŞ - heyzen@mail.org / Arşivi

Kitabı okumak kadar paylaşmak da kitap okuma deneyiminin bir parçasıdır. Sevdiğimiz kitapları arkadaşlarımıza veririz, onlar da başka arkadaşlarına verir ve bazen kitabı tamamen kaybetmemize yol açsa da sevdiğimiz veya beğendiğimiz bir şeyi başkalarıyla paylaşmanın zevkini tatmış oluruz. “Asla kitaplarınızı ödünç vermeyin çünkü kimse onları geri getirmez, kütüphanem başkalarının bana ödünç verdiği kitaplardan oluşuyor,” diyen Anatole France’ı boş verin siz. En azından Independent ve New York Times gazeteleri de benim gibi düşünüyor olmalı ki, yeni yıla Amazon’la ilgili enfes bir haberle girmeyi tercih etmişler. e-kitapla ilgili en büyük sorunlardan birinin çözülüşünden bahsediyorum: Bugüne kadar e-kitapları –yasal olanları- ödünç alıp vermek mümkün değildi. (Daha doğrusu itiraf ediyorum, i-pad kullanıcısı olmadığımdan onu bilmiyorum ama Nook ve Amazon-Kindle kitap paylaşımına izin vermiyordu.) İşte Amazon bunu değiştiren ve e-kitapların basılı kitaplar karşısındaki en büyük dezavantajlarından birini ortadan kaldıran bir gelişmeye imza attı: Amazon’dan e-kitap alanlar bir arkadaşlarına iki haftalığına sanal kitaplarını yollayabilecekler. Hem de ödünç verdiğiniz kitabı geri alamamak gibi bir riskiniz olmayacak. 

Yasadışı paylaşım sorunu
Bu hizmet şimdilik sadece ABD’de var ama önümüzdeki aylarda geri kalan tüm ülkelerde de uygulamaya geçilmesi bekleniyor. Dosyaların yasadışı paylaşımı müzik endüstrisinin başındaki en büyük sorunlardan biri, dijital kitap sektöründekiler de e-kitap ortaya çıktığından beri yasadışı paylaşım sorununu çözmeye çalışıyor. Amazon’un CEO’su Jeff Bezos kitapların paylaşılması özelliğinin Kindle’a büyük avantaj sağlayacağını ve kitapların yasadışı paylaşımını kayda değer ölçüde azaltacağını umduklarını açıkladı. Haklı olup olmadığını hep birlikte göreceğiz.

Avrupa edebiyatının en iyileri
Ne çabuk 2011’in en iyilerini yazmaya başladık, dediğinizi duyar gibiyim. Açık konuşmak gerekirse Aleksandar Hemon’un kitabının New York Times’taki eleştirisini okuduğumda ben de aynı şeyi düşündüm. NY Times yeni yıla eleştiri nedir, nasıl olmalıdır dosyasıyla girdiğinden bu kitapla ilgili yazı daha da dikkat çekiyordu. ‘Best European Fiction 2011’ adlı kitap Avrupa edebiyatını ve onu Avrupa edebiyatı yapan özellikleri hikâyeler üzerinden tartışıyor.
Bu başlığın altında yatan varsayım ülkeler arasındaki kültürel, dilsel ve politik farklar ne olursa olsun Avrupa edebiyatı denilebilecek bir üst başlığın oluşuyor olması. Colum McCann’ın önsözüyle yayınlanan kitapta yer alan kırk hikâye arasında “ Avrupa Birliği ’nin yeterince Avrupalı görmediği Türkiye ’den Borges’imsi bir hikâye bile var.” (New York Times’ın yorumu, benim değil.) Yine gazetedeki habere göre, Ersan Üldes imzalı hikâye bir çevirmenin elindeki kitabı çevirirken sergilediği ‘özgür davranma ve orijinal eseri geliştirme’ eğilimini konu alıyor.
Colum McCann ise yazdığı önsözde Avrupa edebiyatının iki temel özelliğini şöyle belirlemiş: Akışkanlık ve sınır tanımamak. Kitaptaki diğer öykülere gelecek olursak Vila-Matas’ın Çarlık rejiminin son yıllarında Sibirya’daki bir bürokratı anlatan ‘Uzakta’ adlı hikâyesi, Sırp yazar Viladimir Arsenijeviç’in Balkan gazisini anlattığı ‘Bir Dakika’sı, İsviçreli yazar Verena Stephan’ın Quebec’te, Letonyalı Nora İkstena’nın Greenwich Village’de geçen hikâyeleri, Belarusyalı Victor Martinoviç’ten Orwell’imsi Tabu gibi hikâyeler… Elbette benim burada bahsedebileceklerim New York Times’ta yazanlarla sınırlı ama eleştiriden anladığım kadarıyla bu kitabın serileştirilmesi ve her yıl Avrupa’dan örneklerin toplandığı bir antoloji yayınlanması oldukça olağan görünüyor. Bir dipnot olarak ekliyorum Ersan Üldes, vikipedi’den öğrendiğim kadarıyla 1999 yılında ilk romanı ‘Yerli Film’ ile İnkılap Kitabevi roman ödülünü kazanmış bir yazarımız.